Cumartesi , 18 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

MERKEZİ EZAN KİMİN İŞİ?

28 Şubat günlerinde, Ergenekon’un, “Pilot Bölge”  olarak kullandığı Ege Bölgesi uygulaması olarak başladı.

İktidar, eğer, “Sivil kuvvetler” yoluyla düşürülemezse, Ege Bölgesi İllerinden birisinden “Merkezi Sistem” yoluyla, bir merkezden, “Din elden gidiyor. Ey millet ayaklanın” çağrısı yapılacak ve bu çağrıya kulak veren, “Menemen Türü”  birkaç yerde mahalli kalkışma meydana gelecek: Zinde kuvvetler de “Rejim elden gidiyor. İrtica ayaklandı” diyerek, yönetime “askeri müdahale” yapacaktı.

Sonra, bu uygulama, “pilot” olmaktan çıktı ve “etki alanları” nisbetinde, Türkiye’nin bir çok yerinde yaygın hale geldi.

Halk da sanıyor ki, “Güzel sesli hocalar” o güzel sesleri ile Ezan-ı Muhammediye’yi daha güzel okuyacaklar ve millet de bayram edecek. Maksat bu sanıldı ve halen bazı eblehler bunu böyle sanıyor.

Türkiye’nin birçok yerinde bu uygulama halen devam ediyor.

Uygulamanın halen sürdüğü yerler, bilinmeli ki, “Ergenekonsuz düşünemeyen yöneticiler” tarafından yönetiliyorlar.  “Halen mi?” diye sorarsanız. “Evet, halen.Bilerek veya bilmeyerek “ bu işi yapıyorlar. “Ergenekon’dan emir gelmeden biz kendi aklımızla bunu kaldıramayız” diyen yöneticiler, bu uygulamayı sürdürüyorlar.

Aksini düşünmek mümkün değil: Çünkü, bunun, İslam ve akıl ile ilgisi yok. Şöyle ki:

Biz de çocuk idik. Çocukluğumuzda, belli bir yaştan itibaren belli bir yaşa kadar, hepimiz, namaz vaktini dört gözle beklerdik. Nedeni şu ki namaz vakti demek, aynı zamanda, Ezan Vakti demektir ve her bir delikanlı, “Ezanı okuyan kişi” olmak isterdi.  Çünkü, “delikanlı” olarak, sesi duyulsun isterdi. Duyulsun ki, kendisini sevenler, onu daha çok sevsinlerdi.

Böylece, ergen her delikanlımız, Ezan okurdu ve okuyabilirdi.

2005 yılında, Ege’de bir köyde, köy delikanlısı, cami önünde, imam ile birlikte otururken, Ezan okunmaya başladı. İmam da dahil, herkes, camie girmek için ezanın bitmesini bekliyordu. Ben, imama takıldım…”Sen ne iş yapıyorsun” diye. İmam boynunu büktü “Yasak” dedi. Bir delikanlı ise, az önce yukarıya yazdıklarımı söyledi.

“Biz” dedi. “Çocukluğumuzda, ezan okumak için yarışırdık. Şimdi, imamlarımız bile ezan okumayı unuttu.”

Yani, bu mesele böyle bir mesele…

Güzel sesli hocalar ezanı güzel okusun maskaralığı ile, memlekette ezan susturuldu. Kulaklarımızda, vakitli-vakitsiz ezanlar okunuyor ama, dillerimiz ve gönüllerimiz artık ezan okumuyor. Ezan, artık, delikanlılarımızın sevgililerine ulaşma aracı da değil.

Bir memleket, eğer Müslüman ise o memlekette ezan susmaz. Müslüman değilse, o gavurcuklara o eziyet olmaz.

O halde ne yapmalı: Ezanı, yerinden ve gönül dili okumalıyız. Allah diyen insanın sesi kötü olmaz.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

TÜRKİYE’ NİN FİLİSTİN HAİNİ OLMAMA YOLU VAR MI?

Aydın Aydn Araplar yıllarca Kudüs’e gitmediler. Çünkü Kudüs’e gitmek demek İsrail’i devlet olarak tanımak demekti.  …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir