Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

AFRİN’E NASIL GELİNDİ? -II-

Türkiye’nin hiçkimsenin beklemediği bir andaki bu hamlesi, bölgedeki güçleri şaşkına uğrattığı gibi dünyada da büyük ses getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gece ansızın gelebiliriz ifadesi yerine getirilse de bölgedeki güç aktörleri asıl şaşırtan harekatın gündüz başlaması idi.

Afrin dokuz koldan sarıldı, önce havadan sonra da karadan girildi. Afrin’in en önemli mevkilerinden biri olan, adeta PKK’nın Kandil’i olarak ifade edilen BURSEYA DAĞI TSK ve ÖSO birliklerince ele geçirildi. TSK ve ÖSO’nun merkeze doğru ilerleyişi hızla devam etmektedir. Şu ana kadar 300’ü aşkın terörist etkisiz hale getirildi.

Türkiye’nin Afrin’e başlattığı harekatın çok çeşitli nedeni var. Bu nedenleri sadece tek bir temele oturtmak biz Müslümanlar açısından pek doğru olmaz. Tarihsel sürece bakıldığında maddi gaye ile bir yere müdahale edilmediği açıkça görülecektir…

Her şeyden önce Suriye, tıpkı Irak gibi, Balkanlar gibi, Kafkaslar gibi, Afrika gibi yabancı olmadığımız, zamanında valiler ile yönettiğimiz, Selçuklu ve Osmanlı ile kaderimizin birleştiği bir yer. Çanakkale’de en çok şehit verdiğimiz illerimizden… Türkiye’nin Afrin Operasyonu’na temel dayanak teşkil eden en önemli sebeplerinden biri de tarihi sorumluluğumuz. Hani Tufan Gündüz Hoca diyor ya tarih bizi çağırıyor diye, işte öyle bir şey…

Bir başka açıdan da bakacak olursak; Türkiye yaklaşık kırk yıldır PKK ile mücadele ediyor, bu mücadele uğrunda nice insanımızı kaybettik. Bu mücadele ülke içinde başarı sinyalleri verince PKK, yan kolları ile birlikte sınırlarımıza kaydırıldı, kimi yerde PYD olarak, kimi yerde YPG, DHKP-C olarak… Fakat hepsi de aynı aklın, aynı senaryonun aparatları, kuklaları, köleleri…

Hal böyle olunca Türkiye sınırlarının derdine düştü. Bu aparatlarla olan mücadelelerini sınırlarımızda vermeye başladık. İşte gördünüz, FIRAT KALKANI ile kimlere karşı kimlerle mücadele ettiysek, AFRİN’de de aynılarıyla mücadele ediyoruz. Ha, şunu da belirtelim, biz oraya Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi kalıcı olarak gitmiyoruz. Bizim oraya müdahale etmemizin asıl amacı öncelikli olarak sınırlarımızın güvenliğini sağlamak, oradaki halklara kendi topraklarını geri vermek. Başka da derdimiz yok.

Bu işin bir de ekonomik boyutu var tabiki de. Bilindiği gibi Türkiye’nin Güneyi Kuzey Irak, Suriye’nin Kuzeyi, İran tarihi İPEK YOLU projesinin geçiş yollarıdır. Bu konu gündeme geldikten sonra bu projeye kimin taraftar kimin karşı olduğu açıktan belli olmaktadır. İNGİLTERE-ÇİN ve biraz da RUSYA, projeye tarafgir görünmekle beraber, RUSYA devlet geleneği felsefesi gereği olarak ılımlı bir politika izlemektedir. AMERİKA için durum biraz farklı. Amerika’nın içerisinde LONDRA ile birlikte hareket eden taraf ile bölgede tek bir güç olmak isteyen ve İPEK YOLU’nun tek hakimi olmak isteyen yönetim (PENTAGON) söz konusudur. Bölgedeki kavga da bu nedenledir.

Aslına bakıldığında bölgedeki aktörlerin işini zorlaştıran TÜRKİYE olmuştur. Türkiye’nin küresel güçlerin öngöremeyeceği politika izlemesi haliyle onların işini zorlaştırmaktadır. Bu durum bölgede Türkiye’nin etkinliğini arttırmaktadır.

Afrin’de Amerika’nın haddini aşan girişimleri Türkiye’yi diplomasiden sahaya inmeye itmiştir. Öyle ki diplomaside Amerika verilen sözleri tutmamış, Türkiye aleyhindeki söylem ve eylemlerine devam etmiştir.

Türkiye’nin atmış olduğu adımlar, Amerika’nın bu tutumu devam ettikçe etkisini de arttıracaktır. Bize düşen ise askerlerimiz sahada mücadele ederken onlara destek olmaktır…

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir