Cumartesi , 15 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

Kaza mı Sabotaj mı; 3 şüphe

Mehdi Rıza Tebrizi

ŞÜPHE 1

İRAN-AZERBAYCAN YAKINLAŞMASI

Cumhurbaşkanı Reisi, helikopterle, İran ile Azerbaycan’ı birbirinden ayıran Aras Nehri üzerine inşa edilen Kız Kalesi ve Hudaferin barajlarının açılış törenine katılmıştı. Her iki lider törende yaptıkları konuşmalarda, birlik, beraberlik, dostluk ve iş birliği mesajları vermeyi ihmal etmemişlerdi.

Reisi konuşmasında: “Bazıları bizim bir araya gelmemizi ve ortak başarılarımızı hoş karşılamıyor fakat bunlar bizim için önemli değil. Önemli olan ülkelerimiz, devletlerimiz ve halklarımız için iyi olanı hep birlikte hayata geçirmiş olmamız.”

Aliyev de yaptığı konuşmada; iki ülkenin yumuşamaya dönük beklenmedik bir adım atması, bazı güçleri rahatsız etmiş olabilir. Seçildiği günden itibaren Reisi’nin ölçülü ve ihtiyatlı bir dış politika izlediği söylenebilir. Komşu ülkelerle ilişkileri geliştirme, sorunları diplomasiyle çözme ve ideoloji temelli dış politika anlayışını yumuşatma gibi girişimler, Reisi’nin takdir topladığı adımlardı. Reisi’nin İran’ın dış politikasında artan ilişkilere odaklandığı biliniyor.

ŞÜPHE 2

İSRAİL’İN İNTİKAMI

İran’da İsrail ve ABD gibi ülkelerin sık sık suikastlar düzenlediği ve İran’ı zayıflatmak veya itibarsızlaştırmak için çeşitli olayları organize ettiğine dair yaygın bir kanaat vardır. Dahası İran ve İsrail arasındaki gerilimler sık sık karşılıklı misilleme eylemlerine yol açar. Bu nedenle, İran’da meydana gelen bir olayın, özellikle de üst düzey bir yetkilinin ölümü gibi bir olayın İsrail ile ilişkili bir tepkinin bir parçası olabileceği düşünülür. Hatırlanacağı üzere, İsrail 1 Nisan’da Suriye’nin başkenti Şam’daki İran Konsolosluk binasına düzenlediği hava saldırısıyla aralarında Kudüs Gücü’nün üst düzey komutanlarından Tuğgeneral Muhammed Rıza Zahedi ve yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Hadi Hacı Rahimi olmak üzere İranlı yedi subayı öldürmüştü. Bunun üzerine Tahran yönetimi, 13 Nisan Cumartesi akşamı misillemede bulunarak İsrail’i vurdu. Bu saldırının ardından İsrail medyası, İran’ın hava saldırısına karşı İsrail hükümetinin “acı verici bir misilleme” yapacağını duyurmuştu. Helikopter kazasının İran ve İsrail arasındaki gerilimlerin tehlikeli bir şekilde tırmandığı bir dönemde meydana gelmesi, ister istemez insanların İsrail’in bir saldırısı olarak aklında yer etmiş durumdadır.

ŞÜPHE 3

İÇ İKTİDAR MÜCADELESİ

İç iktidar mücadelesi, bazı durumlarda bir ülkede meydana gelen olayların arkasındaki nedenlerden biri olabilir. Ancak, bu tür bir iddiayı doğrulamak veya çürütmek için sağlam kanıtlara ihtiyaç vardır. İç iktidar mücadeleleri genellikle siyasi, askeri veya ekonomik güçle ilgili olabilir ve belirli bir grubun veya kişinin diğerlerini etkisizleştirmek veya kontrolü ele geçirmek için farklı yöntemler kullanmasını içerebilir. Bu tür bir iddia ciddiye alındığında, olayın arkasındaki nedenlerin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi önemlidir. Olayın meydana geldiği zamanlama ve bağlam oldukça önemlidir. Bu çerçevede kazanın önemli bir siyasi dönemde gerçekleştiği görülüyor. İbrahim Reisi’nin komşularla iyi ilişkiler kurma ve ideolojik olmayan bir dış politika izleme eğilimi, İran’daki bazı yapıları rahatsız etmiş olabilir. Bunlar arasında en etkili olanlar, askeri ve istihbarat kurumlarıdır. İran’daki bu yapıların Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Türkiye ile iyi ilişkiler kurulmasından ve de İsrail’e karşı temkinli ve dikkatli bir politika yürütülmesinden rahatsızlık duydukları bilinen bir gerçektir. Bu gruplar dış politikada daha sert ve ideolojik bir yaklaşımdan yanadırlar. İran’ın ideolojik olarak yakın olduğu ülkelerle güçlü ilişkiler kurulması bunun dışındakilerle mesafeli olunması gerektiğini savunan bu güçler, özellikle İsrail’le yakın ilişkileri olan ülkelerden ülkenin güvenliğini sağlamak ve İslam Devrimi’nin değerlerini korumak amacıyla uzak durulması gerektiği görüşünü savunmaktadırlar.

Netice;

Reisi’nin ölümü, görünen gerçeklikle görünmeyen hakikat arasındaki bilinmeyen çizgi uzun süre devam edeceğe benziyor. Bazıları kaza olduğunu düşünmeye devam ederken, kimilleri kaza olmadığını savunacak. Eldeki bilgilere dayanarak, olayın kötü hava koşulları ve eski model bir helikopterden kaynaklandığı sonucuna varılsa bile önemli birçok ismin kötü hava koşullarında tek bir helikoptere bindirilmesi büyük bir ihmalin ve aymazlığın faturası olarak İran milletine ciro edilecektir..

Ayrıca Bakınız

Şanlı Urfa Kudüs Şehidini bağrın basıyor

Türkiye’den turistlik amaçla Kudüs‘ü ziyarete giden Şanlıurfa Eyyübiye nüfusuna kayıtlı Hasan Saklanan (34), işgalci Siyonist askerleri tarafından vahşice silahla vurularak …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir