Cumartesi , 20 Temmuz 2024
Son Dakika Haberler

REFERANDUM İÇİN; YETERLİ DEĞİL AMA EVET!

Müslüman bir milletin  % 70 ‘i bir tarafta, Müslümanım deyipte islama karşı çıkan ve islam düşmanlığı yapan birkaç ipsiz gurup bir tarafta ise, ”Ben Müslümannım ve İslam Birliğini istiyorum”, ‘’Ümmetin birlik ve beraberliğinden, vahdetinden yanayım’’ diyen bir müslüman hangi gurubun ve partinin adamı olursa olsun herhangi bir bahanenin ve taassubun arkasına gizlenip İslam düşmanlarının tarafında yer alamaz, onların cephesinde aynı karede onlarla birlikte fotoğraf bile çektiremez. ”Biz Allaha inandık kalabalıklara değil’, ‘’Seferden mes’ulüz zaferden değil’’ demeğojisi islam düşmanlarıyla aynı tarafta olmalarını gerektirmez. Bu eğri duruş onları haklı olduğunu göstermeyeceği gibi doğru yerde durduklarını da göstermez.

Müslümanlar farklı düşüncelerde, farklı guruplar halinde olsalar bile Müslüman bir toplum ile İslam düşmanı bir toplum herhangi bir hususta karşı karşıya geldiğinde Müslümanların tarafı inanan kardeşlerinin yanıdır. Eğer Müslüman topluluğun yanında olamıyorlarsa (Bu bir doğru davranış olmasa da)  hiç olmazsa en azından  taraf olmaz ve bir kenara çekilir suskun kalırlar.

Anayasa referandumu değişikliği konusunda ‘’Evet’’ diyenler Müslümanlar veya Hak tarafı, ‘’Hayır’’ diyenler kafirler veya batıl tarafıdır demiyoruz. Ama,  (CHP, BDP, DHKP-C gibi) HAYIR’ cıların çoğu esasta Allah, Peygamber ve İslam düşmanıdırlar. Hayır demelerinin sebebi kendi alçak zulüm düzenlerinin ayakları altında kaymasından ve yavaş yavaş yok olmasından dolayıdır. Bir de Tayyip Erdoğan düşmanlığını ekler isek neden ”HAYIR” deyipte hayırsız bir duruş sergilediklerini açıkça anlamış oluruz.

Referandum ile 12 Eylül darbecilerinin hazırladığı bir anayasanın bazı maddelerinin kaldırılması ve bu anayasanın milletimiz adına iyileştirilen, biraz daha insanileştirilen bazı maddelerinin oylanması söz konusudur. Ortaya konan kısmen bir anayasa değişikliğidir, İslam hukukuna göre hazırlanmış bir anayasa oylaması ise hiç değildir. Ama Müslümanları yıllardır zulme uğratan, hak ve hukuklarını gasp eden, onları 2.  sınıf vatandaş gibi gören ve muamele eden bir Anayasanın bir kısmının değiştirilerek milletimiz, ülkemiz ve geleceğimiz adına iyileştirilmesinin hangi müslümana bir zararı olabilir? Neden Müslümanım diyen bir insan buna karşı çıkabilir?

Bu Anayasa değişikliği yapılmasa zulüm anayasası aynen kalsa daha mı iyidir ? Başörtülü kızlarımızı Üniversitelerden atan ve kamu alanlarına sokmayan, dernekleri, vakıfları, partileri kapatan, milleti demir yumrukla susturan, darbelere zemin hazırlayan, islam ve Müslüman düşmanlığı üzerine kurulan bir Anayasanın hepsini yapamasak da bir kısmının kaldırılması ve değiştirilmesi, yerine milletimizi rahatlatacak, devletin işlerliği ve tıkanan bürokrasiyi açacak bir anayasanın getirilmesi en çok kimleri rahatsız eder? Elbette; CHP, BDP, FETÖ ile devlet millet düşmanlarını değil mi? Bir de, Tayyip Erdoğan düşmanlığı gözlerini karartarak hakikati görmeye engel olan bazı fanatik gurupları, particileri, cemaatleri değil mi?

Hem, ”Müslümanlar kardeştir”, ”Biz bir ümmettiz, bir milletiz’, ‘’İslam Birliği’’ vs. de, hem Türkiyedeki Müslümanlarının büyük bir çoğunluğunun bir araya geldiği ve ‘’EVET’’ dediği küçük bir meselede (Sanki üzerine görevmiş gibi) herkesten evvel meydana çıkar, ‘’HAYIR’’ diye bağırırsan işte o zaman en sert bir şekilde eleştirilmeyi hak edersin. Bu insanların iplerini pazara çıkarmakta artık bizim  görevimiz olur.

Böyle bir Müslüman veya Müslüman gurup kendini mutlaka öz eleştiriye tabi tutup sorgulamalıdır. Onun için diğer Müslümanların kendilerini bu yüzden eleştirmelerine üzülmemeliler, kırılmamalılar ve darılmamalıları lazım. Hatta; kendilerini Allah rızası için uyarıldıklarından dolayı onlara teşekkür etmeliler.Onları bu yüzden eleştirdiğimizde hakaret ve küfür etmememize rağmen ” Bize küfrediyor, hakaret ediyorsunuz” diye konuyu farklı alanlara çekip vaveyla ediyorlar.

Kim, hangi gurup ve parti olursa olsun bir konuda, bir meselede Müslümanların maslahatı, çıkarı söz konusu ise, orada gurup, parti, ırk, renk, mezhep, meşrep taassubu gibi bütün taassup ve tutuculuk ortadan kalkar, sadece Müslümanların menfaati ve birliği düşünülür. Hele karşımızdaki İslam düşmanları var ise, bu durum daha vahim ve daha ciddidir. Savsaklamaya, boş vermeye gelmez. Kırgınlıklar, dargınlıklar bırakılarak kol kola, omuz omuza durmak, yerli ve yabancı İslam düşmanlarına karşı adam gibi bir duruş sergilemek her Müslümanın görevidir.

Sorarım; Ufacıcık bir Referandum meselesinde bir araya gelemiyor, bir blok oluşturamıyor isek hangi ‘’İSLAM BİRLİĞİ’’ ve ‘’VAHDET’’ ten bahsediyoruz o zaman? Müslümanlar olarak hepimiz ikiyüzlü davranmayı, taassuplardan kurtulmayı bırakıp kendimize, ailemize, milletimize karşı dürüst olmak zorundayız. Efendimiz; ‘’Ümmetim dalalet (sapıklık, kötülük) üzerinde bir araya gelmez’’ buyuruyor. Türkiyede ki Müslümanların kahir ekseriyetinin bir araya gelerek ”EVET” tarafında yer almalarının ülkemiz, milletimiz ve insanlık adına hayırlı olduğu ve olacağı inancındayım..

Referandum için ben de, ‘’YETMEZ AMA EVET’’  diyorum. ”EVET” ve ‘’HAYIR’’ cıların mücadelesinde  EVET tarafında yer almanın inanç ve imanıma, İslami mücadeleme ve anlayışıma daha uygun olduğunu düşünüyorum.

Bizim içimiz rahat. Gerisini hayırcılar düşünsün!

Selam ve dua ile…

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Haydut devletler ve mazlum milletler

Arif Altunbaş Hergün üzerimize katran gibi yağan binlerce yalan, iftira, karalama, algı operasyonu, kışkırtma, sosyal …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir