Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ASIL CUMHURİYET… -2-

Öncelikle şunu söylemeliyim: Bugün yazıda kaleme alacağım konularda ne kişilere ne de dönemlere karşı hiçbir düşmanlığımın olmadığını, sadece 1923’ten bu yana Cumhuriyet tarihimizde meydana gelen “Demokratik-antidemokratik” olaylara değinmenin ve bunun da milletimiz nezdinde nasıl karşılık bulduğunu bilmeniz asıl amacımdır.

Bir önceki yazımızda başlığımızı bugün tamamlayacağımı söylemiştim. Ama bunun altını biraz doldurmak gerektiği kanaatindeyim.

Biliyorsunuz ki ülkemiz 1923’te, Osmanlı Devleti’nin tasfiye edilmesi sonucu Türkiye Cumhuriyeti olarak kuruldu. Adında “Cumhuriyet” ibaresi geçmesine rağmen yani halkın kendi kendini yönetmesi ilkesine rağmen daha düne kadar Cumhurbaşkanı Meclis tarafından seçildi.

1923-1938 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı görevi yapan Mustafa Kemal ve 1938-1950 yılları arasında bu görevi yürüten İsmet İnönü dönemlerinde 27 yıllık bir “TEK PARTİ” dönemi yaşandı. Bu tek parti dönemlerinde her ne kadar CHP’ye alternatif partiler çıksa da sivrilecekleri korkusuyla tekrar alaşağı edildiler.

Millet CHP’den çok çektiği, Jandarma dipçiğiyle, açık oy gizli tasnif yoluyla 27 yıllık süreçte kolayca Cumhurbaşkanlığını elde etti CHP. Siz artık buna Anti Cumhuriyet mi dersiniz, Diktatör CHP dönemi mi dersiniz orasını size bırakıyorum. Ancak ben de şunu söyleyebilirim ki Cumhuriyetin temelini oluşturan “Cumhur” yani “Millet” bu 27 yıllık süreçte sopa olarak kullanılmıştır. Herhalde buna da kimse itiraz etmeyecektir…

Aslında CHP için risk 1946 yılında görünmüştü. Demokrat Parti ülke genelinde yeni yeni teşkilatlanmaya başlamıştı. İnönü’lü CHP bunu fırsat bilip DP’nin teşkilatlanmasını bitirmeden 1947 yılında yapılması gereken seçimleri BASKIN SEÇİMLE 1946 yılında gerçekleştirdi ve kazandı. Ama bu, CHP’nin görüp görebileceği son iktidar olacaktı…

1950 yılında yapılan gizli oy açık tasnifli seçimlerde DP büyük bir farkla iktidara geldi. Artık 27 yıllık TALAN CUMHURİYETİ son bulmuştu. Bu kez sopayı millet vuracaktı. Adnan Menderes’li DP milletin genetiğini çok iyi biliyordu ki kendisi de milleti gibi düşünüyordu öyle ki. Menderes, milli politikalar izlemeye başlamıştı. Yerli sanayi diyordu, SSCB ile iş yapmaya kalkıyordu. Tabi bu da birilerinin zoruna gitmeye başlamıştı…

Türkiye’de tek parti dönemi bitmişti ancak darbeler dönemi başlayacaktı. Darbelerle bu milleti yine kendi çizgilerine getireceklerdi. Menderes bir darbe ile ipe götürüldü. Millet bunu sindirmek zorunda kaldırıldı. Bizi tarım ülkesi olarak görmek istiyorlardı, sanayi bizim neyimizeydi onlara göre. Hemen darbe anayasasını hazırladılar ve kabul ettiler. Kuvvetler ayrılığı ilkesini getirdiler. Ancak bu durum hiyerarşiye dönüşünce işler tamamen karıştı. Hükümetler iş yapamaz oldu. Kenan Evren ve Anayasası da darbelere yönelik alan açınca 2000’li yılların başına kadar darbelerden başımızı kaldıramadık.

Recep Tayyip Erdoğan’lı Ak Parti ve son ittifak ile Devlet Bahçeli’li MHP 16 yıllık mücadelenin ardından galip geldi ve bir karabasan dönemine son verdi. Tabi bunu tek başına yapmadı. En önemli güç kendisinin de her zaman dediği gibi Rabbimiz ve tabiki milletimizin teveccühüydü.

Yazıyı uzatıp da sizi sıkmanın bir anlamı yok, aslında daha da uzardı bu konu ama zaten her fırsatta yazıyoruz ve yazmaya da devam edeceğiz. O zaman başlığımızı tamamlayalım:

DEMEK Kİ “ASIL CUMHURİYET CUMHURUN İÇİNDE OLDUĞU CUMHURİYETMİŞ”…

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir