Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

SEÇİMDEN KİM NE BEKLİYOR?

1950 den sonra

Ülkemizde yapılan her seçim bir öncekinden daha önemli olmuştur.

7 Haziran’da

Yapılacak olan seçim ise, hepsinden daha önemlidir.

 

4 yıl sonra nasip olur da yine sandık başına gidecek olursak, o seçim 7 Haziran seçiminden daha da önemli olacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Böyle böyle nereye kadar gider?

Ülkemiz;

Ana kaidesinin üzerine oturup bölgeye ve dünyaya nizam veren gücüne erişinceye kadar…

Artık ondan sonraki seçimlerin fazla bir önemi olmayacak.

Neden?

Sebebini bir örnekle açıklayayım:

İngiltere’de İşçi Partisinin veya Muhafazakâr Partinin iktidar olmasında, Britanya Birleşik Krallığının dünya üzerindeki politikalarında her hangi bir değişikliğe neden olmaz.

Neticede son söz kraliçenindir.

 

Aynı şekilde ABD Fransa Almanya’daki seçimler de öyledir.

Carter fıstık tüccarıydı.

Reagan artist…

Sistem kurulduktan sonra kimin başkan olduğu hiç önemli değil.

Ana kaidesi üzerine oturmuş ülkelerde, hangi parti iktidara gelirse gelsin, devletin genel politikalarında bir değişiklik göremezsiniz.

Fark sadece nüanslarda…

Onun da çok fazla önemi yok.

 

Hâlbuki biz de öyle mi?

İktidardaki parti seçimi kaybedip muhalefet iktidar olunca o kadar çok şey değişiyor ki…

Bizdeki iktidarla-muhalefet, gece ile gündüz kadar birbirlerinden farklıdır.

 

7 HAZİRAN SEÇİMİNİN ÖNEMİ

İlk defa bir seçim bölgeyi ve dünyayı bu kadar ilgilendiriyor.

Türkiye eski Türkiye değil.

Eskiden sınırlarımızın içine kapanmış, burnumuzun dibinde top patlasa oralı olmazdık.

 

Şimdi öyle mi?

Afrika’dan Kafkaslara,

Balkanlardan Filipinlere uzak doğuya,

Ortadoğu’dan ABD de yaşayan Kızılderililerin alt yapı sorunlarına kadar ilgilenen bir Türkiye var.

Maaşı Türkiye tarafından ödenen St. Petersburg camii müezzininden tutun,

Rusya’nın kuş uçmaz kervan geçmez steplerinde görev yapan cami imamına kadar…

 

Biliyor musunuz?

Şu anda Filipinlerde;

Moro Milli Kurtuluş Hareketi ile Hükumet arasındaki görüşmelerde Türkiye gözlemci ülke olarak bulunuyor.

Bir kolumuz Rusya’da iken diğeri, Afrika, Filipinler, Balkanlar, Ortadoğu’da dolaşıyor

Son 80 yılda, dünyanın farklı coğrafyalarında, ülkemizin bu kadar çok konuşulduğu bir zaman dilimi

Ve yine son 80 yılda dünyanın, gözlerini ülkemize dikmiş, seçim sonuçlarını beklediği bir zaman dilimi oldu mu? Bilmiyorum.

 

Nefesler tutulmuş herkes 7 Haziran’da çıkacak neticeyi bekliyor.

Almanya, ABD, İngiltere, İsrail seçimlere müdahil oldular bile.

İktidar olmasını istedikleri partilerin bol bol propagandasını yapmaktadırlar.

Almanya

Biraz daha ileri giderek ülkemizden ayağını kesmeyen bir milletvekili vasıtası ile açık açık HDP ye oy verilmesini istemektedir.

 

Dostlarımız ve düşmanlarımızın istediği şey nedir?

Batı dünyası koalisyonlardan mürekkep, kendisine muhtaç el açan zayıf bir hükumetin kurulmasından yana.

İslam dünyası ise güçlü bir iktidarın devamından…

 

ARAP DÜNYASI

1923 ten beri sırtını dönen Türkiye ilk defa Arap dünyasına yüzünü dönüyor.

Araplar, uzun süren bir hasretlikten sonra birbirine kavuşan iki kardeş gibi Türkiye’ye sarılmış vaziyetteler.

Yatırım yapanlar,

Konut işyeri alanlar,

Şirket kuranlar,

Evlilik yapanlar büyük bir yekûn tutuyor.

Bazı AVM müşterisinin çoğu Arap…

 

NEDEN?

Arapların ülkemize ilgisinin sebepleri çok…

Ancak yazımızın konusu bu olmadığı için, ayrıntıya girmeden sadece birini arz edeceğim.

Suriye ve kısmen Irak’ta devam eden savaş tüm Arap alemini derinden etkilemiş bulunmaktadır.

Buna bir de Mısır ve Filistin’i eklersek Arap dünyasının nasıl bir travma yaşadığını söylemeye gerek yok.

Dikkat edilirse Türkiye her seferinde mazlumların yanında durarak Arap aleminin takdirini kazandı.

Bilhassa İsrail’e karşı Cumhurbaşkanımızın tavrı efsaneye dönmüştür.

 

Türkiye

Arap aleminin gönlünü ilk olarak 1 MART teskeresini meclisten geçirmeyerek, ABD ordusunun IRAK’a girmesini önlemek suretiyle kazandı.

Daha sonra ABD İran’la anlaşarak Irak’ı işgal etmesi, Arapları biraz daha Türklere yaklaştırmıştır.

 

İkincisi Suriye’de savaş devam ederken Türkiye 2 milyona yakın Suriyeli mülteciyi kabul etmiş ve şu anda hiçbir Arap ülkesi Suriyelileri sınırdan sokmaz iken Türkiye’nin Suriyelileri şart koşmadan ülkeye kabul etmesi Arap aleminin gözünden kaçmamıştır.

 

Yine, Mısır’da Mursi’ye sahip çıkması,

Ortadoğu’da Filistinlilere sahip çıkıp, İsrail’e rest çekmesi herkesin malumu olan ve bizi yıldızlaştıran hareketlerdir.

Bundan dolayı;

Yönünü Türkiye’ye çevirmiş Araplar, seçim neticelerini büyük bir dikkatle izliyor.

Tabii bunları söylerken bizim kastımız Arap liderleri değil, Arap halklarıdır.

 

SOMALİ

Somali’ye 20 yıl boyunca tek bir uçak inmedi.

İlk inen uçak,  yardım malzemeleri ile dolu bir Türk uçağıydı.

Arkasından Başbakanımız gitti.

Bu geri bırakılmış Somali halkına Türkiye tarafından yardımlar aksatılmadan devam etti.

Somali dünyaya açıldı.

Şu anda Türkiye’de uluslararası ticaret yapan Somaliler var.

Somali’ye Hastane, liman altyapı üstyapı vb. çalışmalar yapıldı.

7 Haziran seçimleri Somali için çok önemli.

Merakla neticeyi bekliyorlar.

 

AFRİKA

Somali için söylediklerim tüm Afrika için geçerlidir.

Afrika’nın yiğit insanları bir parça ekmeğe bir yudum suya muhtaç bırakılmış vaziyetteler.

İşin ne kadar kahredici boyutta olduğunu bir örnekle açıklayayım.

 

MALİ ve HRİSTİYAN MİSYONERLER

Afrika’nın bu geri bırakılmış ülkesi, bir zamanlar tüm Afrika’ya ışık saçan TİMBUKTU medeniyetinin merkezi idi.

Timbuktu İmparatoru KANKAN MUSA Hacca giderken Mısır’a uğruyor.

O zamanlar ekonomik krizde olan Mısır, Kankan Musa’nın dağıttığı altın ve paralarla bu

Krizden kurtuluyor. Öyle güçlü bir İmparatorluk yani…

 

İşte o Müslüman MALİ nin köylerinde şu an Hristiyan misyonerlerin götürdüğü su ve elektrik kesilmesin diye Müslüman köylüler Kiliseye gidip ibadet ediyor sonra eve dönüp namaz kılıyorlar.

Çünkü Hristiyan değil Müslümanlar.

Peki, bu gidişat bir-iki nesil sonra ne olacak?

 

Müslüman Malililer şu anda umutlular.

Neden?

Türkiye’nin Mali Büyükelçiliği açıldı.

Başka?

THY Mali’nin başkenti BAMAKO ya seferlere başladı.

Arkasından

TİKA, DİYANET, YUNUS EMRE, Milli Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Eğitim kurumları vs. vs. vs.

Mali, Türkiye’deki 7 Haziran seçimlerini büyük bir merakla bekliyor.

 

Peki, ülkemizde durum nasıl?

 

HDP

Bu partinin barajı aşıp aşmaması bence ikinci sırada gelen bir mesele…

Asıl derdi nüfuz alanlarını korumak…

Barış, demokrasi vs. laflarını ağzından bırakmıyor ama güçlü olduğu yerlerde demokrasinin, özgürlüğün esamisi okunmaz.

 

HDP Kürtlerin hakkını savunduğunu söylüyor ama Kürt bölgelerine yatırım yapılmasını istemiyor.

Bundan dolayı Hakkâri’de yapılan Havalimanını davul ve zurnalarla kutlayacağına, Molotoflarla Hakkâri ve Yüksekova sokaklarının savaş alanına çevrilmesine göz yumuyor.

 

HDP isteseydi Havalimanı inşaatına yapılan saldırıları önler, bu Havalimanının çok önceden hizmete girmesine vesile olabilirdi.

Yapmadı.

Havalimanı bin bir güçlükle bitirildi hizmete alındı HDP memnun değil.

Üstelik,

Şimdide tehditler savuruyor:

‘’Barajı geçmesek olanları düşünün’’ diye.

Dediğim gibi baraj bu parti için önemli değil.

Bölgeye yapılacak yatırımlar neticesinde halkın devletle barışması, bu partinin en büyük korkusu.

 

MHP

Bu seçim de en rahat parti MHP dir.

İktidar kaygısı yok.

Ana muhalefet partisi olma kaygısı yok.

Baraj kaygısı yok.

Aslında hiçbir çalışma yapmasa daha fazla oy alır. HDP nin çalışmaları neticesinde bunalan kitle MHP ye yöneliyor. Çivi çiviyi söker hesabı. Ancak MHP lideri konuşunca vatandaş tekrar vaz geçiyor.

 

MHP nin neden iktidar kaygısı yok?

Bilindiği gibi 1999 seçimlerinde MHP ikinci parti olmuş, o zamanın Fazilet Partisi ve DYP liderleri Kutan ve Çiller Devlet Bahçeli’ye Başbakanlık teklif etmiş kabul etmemişti.

Daha sonra Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aynı liderler adaylarını çekip MHP adayı S. Somuncuoğlu’nu destekleme kararı aldıkları halde, kendi adaylarını tartaklayarak meclis bahçesinden dışarı atmışlardı.

 

Son yerel seçimlerde MHP kendi adaylarına oy verse, zımnen Ana muhalefet partisi olacak.

Vermedi.

Zaten güçlü adayları CHP den aday olmuştu.

Netice,

MHP Bu seçimde çok rahat…

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir