Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

BASİT BASİT SORULAR.

Soru: Türkiye’de, şu anda, Alevi Vali var mı?
Bu sorunun cevabını Suriye’den verelim.

Esed’in ordusunun içinde, halen, “sünni” askerler var. Muhaliflerin içinde ise belki hiç “alevi” yoktur.

Bu durumda, kimi daha özgürlükçü sayalım. Esed’i mi yoksa Muhalifleri mi?

Muhalifler, Esed tarafında bir bomba atsalar, kimin öleceği belli değil… Belki alevi bir asker ölecek veya belki bir sünni asker ölecek. Ama, Esed bir bomba attığında herkes biliyor ki, hep sünniler ölecek.

Bu durumda, kimi daha çok “mezhepçi” sayalım?

Belli ki, öldüren ve öldürülenlere göre ayrı ayrı düşünmek gerekiyor.

Bombayı atana göre bir cevap, attığı bombanın öldürdüklerini göre ayrı cevap vermek gerekiyor.

Esed’in bombası, hep sünnileri öldürüyor: Muhaliflerin bombası ise kime denk gelirse.

Ama: Sünnilerin bombası, nedense, hep, “alevileri” öldürüyor. Esed tarafı bir zayiat verirse, Türkiye’deki Esedciler, “Alevi katliamı” diye manşet atıyorlar.

Halbuki, herkes biliyor ki, Esed, halen, bir “devlet” ve bu devlet içinde sadece aleviler yok… Ordusunun dahi önemli bir kısmı “sünni”lerden oluşuyor.

Peki, bu sünniler, öldüklerinde alevi mi oluyorlar ki, Esed tarafının ölmüşleri hep hem katliam ile ölüyorlar hem de alevi olarak ölüyorlar?

Ve şimdi, aynı soruyu Türkiye için cevaplayalım:

Alevi vali var mı?

Alevi vali var ya da yok. Ama, nasılki, Suriye’de Esed tarafında ölmüş sünni asker artık sünni değil: O, katliama uğramış bir alevidir. Türkiye’de vali olmuş bir alevi de aynı bakış ile artık alevi değildir. Bu vali, eğer, bir gün mesela bir suikast ile ölürse, işte o zaman ancak alevi olacak veya olabilecektir.

Bütün bunlar ne anlama geliyor:

Ölümde ve kalımda, alevi-sünni ayrımı aslında hiç bir gerçekliğe dayanmıyor. Alevilik ve sünnilik, sadece,, ümmeti parça parça ve biribirlerinin kanını içmeye azmetmiş insanlar olarak gösterebilmenin kelimeleri olarak kullanılıyor.

Ölmüş ve öldürülmüş insanlar üzerinden yeni düşmanlıklar ve daha çok kan üretme yolu, bu kelimelerin kullanılmasından geçiyor. Saf-salak insanlar da buna kanıyor.

Aynı savaş, Libya’da da yaşanıyor… Orada, herkes “sözde” sünni. Fakat, Libya’nın Türkiye’de esamesi yok.

Suriye’de ise,aynı savaş ve fakat, sözde, bir taraf “alevi” iken, geriye kalanları sünni.

Halbuki, söyledik: Esed, henüz bir devlet ve ordusunun büyük bir kesiminin sünni olduğu da kesin. Üstelik, bununla da övünüyorlar.

Peki, bu durumda, sorulmalı değil mi: Esed tarafı, bir savaş veya bir yer kaybettiğinde, bu kayıp içinde ölenler ve öldürülenler, nasıl oluyor da “topyekün” alevi oluyorlar?

Düşünmek lazım ve ona göre, ism verecekseniz, ölülere değil, yaşayanlara isim vermek lazım.

Esed…. İnsan mıdır?

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

KUR’AN-I KERİM’İ HERKES ANLAR MI?

Aydın Aydın Böyle bir soru İslam tarihi boyunca muhtemelen hiç sorulmamıştır. Şimdi ise cevabı en …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir