Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

AYNA AYNA SUS VE SAKIN BANA KUSURLARIMI SÖYLEME!…

Meğer,biribirlerimizin yüzüne “görmemek” için bakarmışız…Bakar kör olarak bakarmışız ve bu şekildeki bakışı da “müslümanlık şiarı” olarak yaparmışız.

Peygamberimiz Efendimiz..”Mü’min,Mü’min’in aynasıdır” buyurdu ya…Bu buyruğun ne anlama geldiğini de hiç düşünmeyecekmişiz….Bir müslüman kardeşimizin yüzünde ve halinde bir “kara” gördüysek.. O kara’yı görmeyecek,o kara’yı kendi nefsimizde arayacakmışız…Din’in fazilet anlayışı bunu gerektirirmiş…Eğer,o “kara”yı görür de..”Aaa..Kardeş yüzünde kara var” dersek..”Din”in fazilet anlayışının dışına çıkarmışız…Bu işimiz “müslümanı karalamak” anlamına gelirmiş.

O halde..”Mü’min,Mü’min’in aynasıdır” diye niye buyuruldu?

Soruyu burada bırakalım…Bırakalım ve “ayna”ya niye bakarız,o soruyu cevaplayalım.

Pamuk Prensesin üvey annesinden biliriz…Üvey anne,aynaya bakar ve sorar:”Ayna ayna söyle bana..Benden daha güzeli var mı?”

Bütün aynalar gibi…Pamuk Prenses’in Üvey Annesi’nin aynası da yalan söylemeyi bilmez.

Hiçbir ayna yalan söylemez..Mutlaka doğruyu söyler…Bu yüzden,kırılmayı bile göze alır ve “Siz güzelsiniz sultanım..Ama,senden daha güzel Pamuk Prenses var” der…

Pamuk Prenses Masalı bir “gavur” masalı…Bu yüzden,bu masaldaki “ayna” biraz yaltakçıdır.

Üvey anne’ye yaltaklanarak cevap verir…”Siz güzelsiniz ama” diye söze başlar..Önce yaltakçılığını yapar..Sonra da vermesi gereken cevabı verir:”Senden daha güzel Pamuk Prenses var” deyiverir…Bu masal,”müslüman” masalı olsa,ayna,o yaltakçılığı da yapmaz…Ve hatta öyle bir soruyu da kabul etmez.

Müslüman,aynaya soruyu şöyle sorar:

-Ayna ayna söyle bana..Benim neremde kusur var?

Nitekim..Müslümanlar,”ayna”ya bakarken bir “dua” okuyarak aynaya bakarlar…Dua’nın içeriğinde hem “şükür” vardır hem de “kusur arayışı” vardır…Başkalarının kusuru değil..Kendi kusurunun arayışı vardır…Zaten,”başka”sı yok..Karşısındaki “ayna”dır ve “ayna”da gördüğü,kendisidir…Kusur arıyorsa,kendisinin kusurunu arıyordur.Ayna’nın görevi,ona ait kusurları,hal diliyle söylemektir.

Mü’min insanın o aynadan farkı “cam” olmamasıdır…Dolayısıyla,canlıdır ve bir de “dil”i vardır…Cam ayna,sadece hal diliyle konuşurken,bir başka ayna olan “mü’min” insan,bir de “ka’l” diliyle konuşacaktır.

-Konuşacak da ne konuşacak?

-Karşısında kim varsa…Kendi kusurunu arayan kim varsa..Ona ait kusurları kendisine bir bir sayacaktır.

Bu olaya,çağımız dünyasında “eleştiri kültürü” veya “oto-kontrol” adı veriliyor…Bilgisayar çağında da “virüs temizleme” adı veriliyor…En sağlıklı toplumlar,kusurlarını,bir “ayna” titizliği ile ortaya koyarlar ve kusurlarından bir bir ayıklanırlar.

Peygamberimiz Efendimiz..”Mü’min,mü’min’in aynasıdır” buyururken,bize,böylesi bir hayat tarzını öğütlemiştir.Bu yüzden,Hazret-i Mevlana,kendisine ait kusurları söyleyen insanları “dostum” diye tarif etmiştir.

Mevlana şöyle demiştir:

-Mü’min, mü’min’in aynasıdır,buyurulmuştur.İnsan insanın aynasıdır denmemiştir. Mü’min, mü’min’in aynasıdır,denmiştir.Çünkü,temyiz vasfı sadece mü’mindedir.Ayna,bizim değil kusurlarımızın düşmanıdır.Ben de kusurlarımın düşmanıyım…Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.

Kendilerini,”mü’min” saydıktan sonra bir de “akil” saydığımız “insan”lardan,”ayna”lık görevimizi yaptığımız için özür dilememiz beklenirsa…Biz,o özrü dilemeyiz…Cezamız neyse o cezayı çekeriz…Cezamız kırılmaksa..Kırılırız.

Ayna..Kırılır ama..Kırığı bile doğrusunu söylemeye devam eder.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÇOCUKLUĞUM VE YAHUDİ İLE SAVAŞ HAYALLERİM

Aydın Aydın Çocukken Kıyamete yakın zamanlar için “Müslümanlar ile Yahudiler arasında büyük bir savaş olacak. …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir