Salı , 25 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

İSLAM KÜLTÜR ATLASI – ÖZET/ Kitap tanıtımı

 

* İsmail Raci Faruki ve Lamia Faruki

Giriş:

Batılı ve Müslüman bilim adamları İslam’ın kültür ve medeniyetini bölgesel ya da kronolojik olarak ele almışlardır.

* Bölgesel Sınıflama:

Bilgileri farklı bölgelere göre bölüp, belirli bir bölgenin tarihinin değişik özelliklerini vurgulayan batılı yazarların gözde metodudur. Bu metotta, bölgeleri birleştiren ve onları İslam’ın tek dünyasının kısımları yapan ve böylece İslami kültür ve medeniyetin birleştirici parçaları haline gelmelerini sağlayan unsurlar eksik kalmaktadır.

* Kronolojik sınıflama:

Bilgilerin tek bir dönem veya birbirini takip eden dönemlerin temel olaylarına ve başarılara göre düzenlendiği, Müslüman yazarları tercih ettiği yöntemdir. Bu yöntemde, yüzyıllar ve nesiller boyunca süregelen hadiselerin ve ifadelerin (kavram) göz kamaştırıcı farklılıklarının, yaşayan kültür ve medeniyet potasında dövüldüğü özellikleri göz ardı edilir.

Bu eksikliklerin giderilmesi; gözlemcinin olayları önceden belirlenmiş bir kalıba sokmak yerine, fenomenlerin kendi kendilerini ifade etmelerine izin veren ve verilerin, özün asıl görünümünün tam olarak anlaşılmasını sağlayan fenomenolojik bir yaklaşımı benimsemekle mümkündür.

Fenomenolojik metod, Müslüman âlim Ebur-Reyhan el-Biruni (440/1048) tarafından biliniyordu ve Hind dini ve kültürü üzerine yazdığı klasik eserinde inceden inceye uygulanmıştı. Bu yöntem, Batı felsefesine ilk olarak Edmund Husserl, ahlak ve din alanına ise Max Scheler tarafından tanıtıldı.

Epoche Prensibi:

Başka bir dinin ya da kültürün bilgilerini değerlendirirken karşılaşılan ön yargıların ve peşin hükümlerin durdurulması ve manalarının süzülmesidir. Fenomenolojinin ihtiyaç duyduğu temel prensiptir. Batılılar İslam’ın din ve kültürünü yorumlarken bu prensibi göz ardı etmişlerdir.

Birçok yazarın eserinde İslam, Müslümanlarla karıştırılmıştır. Hıristiyanlığı ve Yahudiliği, tarihi geleneklerinden çok az farklı olarak niteledikleri gibi, Müslümanların düşünce mirasını, davranışlarını ve ifadelerini de İslam’ın kendi unsurları olarak idrak ederler. Çünkü Hristiyan ve Yahudi tarihinden bildikleri budur.

Bu çalışma, İslam’ın özünün Kuran ve sünnete ait olduğu anlayışıyla, medeniyet malzemesini, bu özün ortaya çıktığı zaman ve mekân ile takdimini gaye edinmektedir. Bu kitap, fenomenolojik metodun İslam’a ve bir bütün olarak İslam medeniyetine ilk tatbikidir.

Devam edecek…

Ayrıca Bakınız

BALIKESİRDE HEKİMLER GAZZE İÇİN YÜRÜYOR

AKHABER/BALIKESİR Gazzedeki zulüm ve soy kırımına karşı sessiz kalmayan Doktorlar ve sağlık çalışanları 31 Mayıs …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir