Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

İNSANIN VE COĞRAFYANIN DİRİLİŞİ

 

Yakın tarihimizde olduğu gibi hiçbir ülkenin kahraman diye öne çıkardığı, kutsadığı, tapındığı kendi halkına zulmeden milli münafıkları yoktur.

Bir ülkenin tarihi o ülkenin diktatörleri tarafından sipariş verilerek kendi ideolojik kotlarına göre, hakikatten arındırılıp tek taraflı yazdırılsa o tarihe güvenilmez ve ondan gerçek bir tarih olarak da bahsedilemez. Yalanlardan, hakikatle uyuşmayan olaylardan, masallardan, hikayelerden üretilen tarih  denilemez.

Tarih, bir milletin iyi ve kötü yaşadığı tüm olaylar zincirinin toplamıdır.  Yoksa o milletin yaşadığı tarihi ve gerçeği olamaz. Tarihin gerçekleriyle oynamak bir milletin genetiği ile oynamaktan farksızdır.

Tarihi gerçekleri örtbas etmek, gizlemek, saklamak, tahrif etmek, aslından farklı göstermek bir millete yapılacak en büyük hakarettir.

Cumhuriyet dönemi tarihimiz her yönü ve cephesiyle birçok kara leke ve karanlık çukurları barındıran bir uzay boşluğu gibidir. Bilginin dağdaki çobana ve mağaradaki insana bile ışık hızıyla ulaştığı çağımızda Türkiyede kozmik odalarda hala milletten gizlenen birçok tarihi gerçekler ve  bilgiler anayasadaki bazı ilkel kanunlardan dolayı hala söylenemiyor. Bize tarih diye tarihimiz ters yüz edilerek okutuluyorsa, oturup ne halde olduğumuzu kara kara düşünmeliyiz.

Bu ne korku, bu ne telaş, bu ne bağnazlıktır böyle ki dünyada hiç bir ilkede eşi benzeri yoktur.

İslam ümmeti kendi milli münafıklarından kurtulmadan ne bağımsızlığına, ne özgürlüğüne ve ne de kendi medeniyet ve kültür değerlerine  ulaşamaz. Eli kolu, düş ve düşünceleri bağlı bir milletin kültür, edebiyat, sanat ve medeniyet diye bir kaygısı ve sevdası da olamaz. özgürlük olmadığı yerde sanat, edebiyat ve medeniyet olmaz.

Kelimeyi Tevhitte olduğu gibi Müslüman önce, ‘’LA İLAHE’’ diyerek sahte kurtarıcı ve ilahlarını külliyyen reddetmek, daha sonra inançla, imanla, sadakat ve bütün samimiyeti ile ‘’İllallah’’ diyerek Allaha bağlanmakla, Allaha güvenmekle ve Allah’ın yoluna girmekle kendi putperst ve ataistlerinin bela ve musibetinden kurtulabilir.

İslam alemi’nin ve ülke’mizin gerçek kurtuluşu, uyanışı ve ayağa kalkışı Allaha ve Rasulüne bağlandığı, çağdaş putlardan ve putperestlerden arındığı gündür. Ülkemizde ve tüm İslam aleminde zaman ve mekanın, insanımız ve coğrafyamızın uyanacağı Hakka ve hakikate yöneleceği ümmetin diriliş günü  yapay putlardan ve putperestlerden arındığı gündür. Kuruluş ve diriliş o günden itibaren başlayacaktır.

‘’Ya Allah Bismillah’’,  ‘’ Allah Ekber, Peygamber rehber’’ diyerek…

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir