Perşembe , 22 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

BOĞAZİÇİ OLAYLARI AYASOFYA’NIN RÖVANŞI MI YOKSA FULBRIGHT EĞİTİM ANLAŞMASINA DOKUNMASIN DİYE İKTİDARA VERİLEN GÖZDAĞI MI?

Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması ile başlayan olaylar

Önce üniversite bahçesi ile sınırlıyken

Bir müddet sonra sokaklara, oradan Kadıköy’e taşınarak ülke gündemine oturdu.

Böylece maksadın rektör ataması olmadığı, kısa sürede anlaşıldı.

 

PEKİ,

MAKSAT NE?

Malum olduğu üzere

Cumhurbaşkanımız ve ekibi 10 yıldan fazla bir süredir,

Amerika’nın içimizdeki hortumlarını kesmekle uğraşıyor.

Bunun işareti

“One minute” ile verilmişti.

MİT müsteşarımızın tutuklanmak istenmesiyle de iş fiiliyata geçti

Ve

15 Temmuz destanıyla Amerika’nın içimizdeki hortumları önemli ölçüde kesildi.

Amerika

Yıllar önce (belki 100 yıldan fazla bir süre önce) itina ile içimize döşediği hortumlarının tek tek kesildiğini fark ettikçe rahatsızlanıyor, daha ileri gitmememiz için ihtar ediyordu.

Ancak

Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki ekip

Bağımsızlığımıza karar vermişti bir kere…

Tehditleri boşunaydı.

 

Bunun üzerine

2012 yılında ABD, MİT müsteşarını Fetö eliyle tutuklatmaya kalktı, başaramadı.

Bundan sonra meydana gelen

Gezi ve Hendek olaylarından, 17-25 Aralık kalkışmasına…

15 Temmuz’dan, dövizle yapılmak istenen ekonomik saldırıya

Ve

Bügünkü Boğaziçi Üniversitesine rektör atamasına kadar olan olayların tümü Atlantik ötesi senaryonun ülkemizde sahneye konmasından başka bir şey değildr.

 

SİYASET, İSTİHBARAT, ASKERİYE, EĞİTİM

2009 yılında Davos’ta çekilen rest

Aslında İsrail başbakanına çekilmedi,

O “one minute!” direkt Amerika’ya çekildi

Ve zımnen

Siyasette ” bundan sonra kendi yolumuza bakarız..” demekti o van minut…

 

Bunun üzerine Amerika

Van minut’un rövanşını almak için

Fetöcü savcılara MİT müsteşarını tutuklatmaya kalktı.

Neden?

 

Çünkü

1959 yılında İran, ABD, İsrail ve Milli istihbaratımızın o günkü adı MAH (Milli a’mala hizmet) ile bilgi alış-verişinde bulunmak üzere işbirliği anlaşması yapılmıştı.

Bu anlaşmanın ABD ve İsrail lehine işleyen bir anlaşma olduğunu söylemeye gerek yok.

Bu iş o kadar ileri gitmişti ki,

Bir kısım çalışanların maaşını ABD ödüyordu da bundan TC Başbakanının haberi bile olmuyordu.

Tâ ki,

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar.

Bu tarihte

ABD’nin bize ambargo uygulaması ile iş anlaşıldı.

 

ECEVİT

Dönemin Başbakanı Ecevit’e örtülü ödenekten istihbarat elemanlarının maaşları ödemesi talep edildiğinde, şimdiye kadar maaşlarını nereden aldıklarını soruyor. Kendisine maaşların ABD tarafında ödendiği söylenince şaşırıyor.

Parayı verenin düdüğü çaldığı gibi,

Parayı verenin istihbarat bilgilerini alacağını söylemeye gerek yok.

Bundan dolayı

Ülkemizde meydana gelen askeri darbelerden,

Bizim başbakanlardan önce ABD başkanlarının haberi olurdu.

 

Askeriyede de durum bundan farklı değildi.

Nitekim

15 Temmuz darbe girişimine katılan subayların çoğu kurmaylık eğitimini ABD’de aldıkları görülmektedir.

 

Bu arada

Eğitimde Amerika’nın etkisinden pek bahsedilmez

Ama

Eğitimde Amerika’nın içimizde azımsanmayacak bir etkisi var.

 

FULBRIGHT

Bunlardan en önemelisi Amerika ile yapılan Fulbright mufredat eğitim anlaşmasıdır.

Ülkemizin

Ortaöğretim müfredatının Amerika tarafından belirlenmesi eğitimde geri kalmamıza sebep olmuştur.

 

Cumhurbaşkanımızın

Bu anlaşmayı fesh etmesi veya bu anlaşmadan çekilmesi durumunda Amerika’nın eğitim ve öğretimimiz üzerindeki etkisi kaybolacak

Gerçekten “Milli” bir eğitime kavuşmuş olacağız.

 

Boğaziçi Üniversitesindeki bu olaylar

Böyle bir girişime karşı, ön almak için tertiplenmiş olabilir.

Yoksa

Kimin rektör olup olmadığı bir öğrenciyi neden bu kadar ilgilendirsin ki?

Amerikalı yönetici atandığında sesi çıkmayan öğrenci ve öğretim görevlilerinin bu tavrı başka nasıl izah edilebilir?

 

RÖVANŞ MI?

Malum olduğu üzere Ayasofya Cemii Kebir’in tekrar ibadete açılması

Amerikan derin devletinin içine oturmuştu.

Ancak

O sıralarda derin Amerika netameli bir seçimle meşgul olduğu

Ve

Trump’ın derin Amerika’yı takmayan siyaseti nedeniyle bu açılışa fazla bir tepki verememişlerdi

Ama dediğim gibi;

İçlerine oturmuştu.

 

Şimdi işler rayına oturduğuna göre,

Kendi mülkleri gördükleri Boğaziçi Üniversitesine

Yerli ve milli bir rektörün atanmasına itiraz ile işe başladılar.

 

Bundan sonra bu üniversitede

İsmi bizden kafası Amerikanlaşmış mezunların verilmeyeceği

Amerika ve Amerikancıları fazlaca rahatsız etmiş görünüyor.

Boğaziçi Üniversitesindeki olayları köpürtmeleri bundan.

Böylece bu vesileyle;

1-     Ayasofya’nın rövanşını almak

2-     Fulbrigt müfredat eğitim anlaşmasına

Dokunulmama yönünde gözdağı veriyor olabilirler.

 

Ancak

Amerika bir şeyi unutuyor.

Bugün ne dünya dengeleri eskisi gibidir.. ne Amerika eski Amerika,

Ne de Türkiye eski Türkiye’dir.

Binaenaleyh

Bağımsızlık yolunda ilerleyen bir ülkenin

Ne Amerikan kafası yetiştiren bir üniversiteye

Ne de

Fulbright anlaşması gibi bir anlaşmaya tahammülü olamaz.

Amerika’nın

Artık bunu anlaması lazım.

 

10.02.2021

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Avatar

Ayrıca Bakınız

MEZARDAKİ ÖLÜLER DİRİLERİN HERGÜN HELVA YEDİĞİNİ SANIYOR

Emin Batur İçimizde bir kesim var.Bunlara göre Almanya merkezli Avrupa’nın ne kadar müreffeh olduğunu.. ahh …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir