Perşembe , 22 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

Altı paslı ok ve Altı müsvedde ayak!

Altı paslı ok ve Altı müsvedde ayak!

Nerede milletimizin yerli ve milli, maddi ve manevi yapısına, hak ve menfaatlerine yabancı, aykırı fikir ve ideolojilerin aktörleri ve taşeronu varsa, her biri de o çöplükte kendisine uygun bir yer bulabiliyor.

Bir partinin bünyesi her cins ve türden çarpık, karanlık nereye ve neden, kiminle ve nasıl gideceği konusunda hem fikir olmayan karma karışık insanların, birbirleriyle uyuşmaz ve uzlaşmazların buluşma noktası olunca; adına, (m)illet ittifakı deniyor! Atatürk ve Atatürkçülük çifte standartlıların, sapkın ve şaşkın ideolojilerin harcadıkça tükenmeyen sermayesi ve zırhı olarak kullanılıyor.

Tescilli bu sahtekarlıklara, siyasi ve ideolojik kalpazanlıklara, şaklabanlıklara karşı acaba –varsa- gerçek Atatürkçüler neden susuyor? Niye birisi dur demiyor bu kepazeliklere? İkiyüzlülük, yalancılık, iftiracılık…bir ideolojinin veya partinin ve onların yöneticilerin karakteri olabilir mi?

Bağımsız Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’nin Millet İttifakı’na “milli kaygılar”la sorduğu 20 soru ve Cumhur İttifakı’na destek veren açıklamasından önce neden bu partiden bir yiğit çıkıp da; ‘’Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak’’ demedi?  ‘’Haksızlık (ve hukuksuzluk) karşısında susan dilsiz şeytan’’, değil mi?

CHP’ nin ön saflarında koşan bir sürü müvedde siyasetçi, diplomat basında ve TV ekranlarında uluorta utanmadan, daha dün bizim olan ve uluslararası hileler ile bizden koparılıp Yunanistana verilen, ‘’Misaki milli sınırlarımızın içindeki Ege adalarına ve mavi vatan Akdenizdeki hak, alaka ve hukukumuzu’’ bir kalemde silerek, ‘’Onlar Yunan adalarıdır, Yunanlılarındır’’ diyebilecek kadar alçalabilirken, CHP’ lilerden neden, bir çıt yok.

İnsan olan CHP‘ liye sormazlar mı; ‘’Nerede kaldı sizin Kuvayı Milliyet’ciliğiniz’’, ‘’ Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz’’ ve dahası… (G.M.K.A)

Sahte Atatürkçüler, militan Kemalistler, batılılar her öksürdüğünde orduyu göreve çağıran çağdaş dönekler-fırıldaklar, milletin ezanıyla, Kur’ anıyla, Müslümanlığıyla, milli ve manevi değerleriyle savaşan Truva’nın tahta atları?

Sizin gücünüz tek parti iktidarlarında ve darbe zamanlarında milletimizin evlatlarını hapse atmaya, vatan haini ilan etmeye, üniversite ve bürokrasideki kadın ve kızlarımıza dini inançlarından dolayı diktatörlere yakışan faşist uygulamalar yapmayı Atatürkçülük, laiklik ve demokrasi diye milletimize yutturma hokkabazlığına yetiyor.

Sahtekar devrimciler, Amerikancı solcular, Gardırop Atatürkçüleri, Soras’ un taşeronları, HDP’ nin yoldaşları, Yunan dostları, çakma Kemalistler, iktidar sarhoşu hayalperest Donkişotlar ve onların arkasında tin tin koşup Shancho Panza’ lık yapanlar omurgasızlık onlara gerçekten yakışıyor.

Vatanı, milleti, dini, kültürü, tarihi, geleneği ve geleceği için ağlamak, gülmek, yorulmak, koşmak, yürümek, mücadele etmek herkesin harcı ve herkese nasip olan bir güzellik değildir. Düşmanlara zağarlık yapmak bir Müslümana yakışmaz. O onun için bir onursuzluk ve şerefsizlik elbisesidir.

Sapkınlara, şaşkınlara Gas veren, yalakalık yapan, kamuoyu yoklamaları ile milleti yanıltmaya çalışan toplum mühendisleri, yalan ve iftiranın ustaları… kokuşmuş basının Pinokyoları, batı beslemesi medya patronları… sizlerden olsa olsa birkaç çeyrek Lawrenz ve birkaç parça Selman Rüştü kırıntısı çıkar.

Milletimizin sırtına sinsi ve haince saplanan batının paslı Altı Ok’undan ve altı müsvedde kokuşmuş ayaktan Türkiye’nin dertlerine bir nane olmaz . Bunlardan ancak Türkiye’yi kaos ve anarşiye sürükleyecek zilleti temsil eden taşeronlar bir ittifakı çıkar.

Bir insanın, toplumun ve partinin eğreti duruşu, yamuk çizgisi, milletinin değerlerine şaşı bakışı, düşman yapısı doğru yolu yoldan, hedefe atılan oku da hedeften çıkarır.

Milletimiz ve İslamla savaşmayı, vatandaşa ikiyüzlü davranmayı politika haline getiren her kişi ve yapı derin bir ihanetin, düşmanlığın öznesi olmaktan asla kurtulamaz.

Hakikat er veya geç yalanın ve karanlığın üzerine bir güneş gibi parlayarak doğacak, ihanetin çocukları batılı patronlarının eteklerinin altına, yarasalar da mağaralarına sığınacağı günler yakındır.

Arif Altunbaş, Haber 7

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Müslüman hangi taraftasın?

Arif Altunbaş Güney Afrika Cumhuriyetinin girişimiyle Uluslararası Adalet Divanın (UAD) da yargılanan Siyonist İsrail Gazze’de …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir