Salı , 21 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ANLAŞILAMAYAN PROJE: SEVR3

Geçen hafta SEVR Projesinin nasıl uygulandığına kadar gelmiştik. Konu bütünlüğünü sağlamak için ilk iki yazı serisini okumayanlar, okurlarsa konuyu daha iyi anlayacaklardır.

Sevr Projesi imzalanmış, Lozan’a giden süreçte alt zemin oluşturulmuştu. İngilizler ve Fransızlar hedeflerine bir bir ulaşıyordu. Sevr’i imzalatmışlardı, sıra gelmişti Osmanlı’nın Güney coğrafyasını paylaşmaya…

Fas ve Tunus daha önceden Fransızların yönetimindeydi. Sevr ile de Suriye ve Lübnan Fransızlara verildi. Yemen, Arabistan, Irak, Filistin İngiltere’ye bırakıldı. İngilizler ve Fransızlar bu coğrafyaları bölmüşlerdi ama kendileri de bazı risklerin söz konusu olduğunu biliyorlardı. Neydi bu riskler?

Bu devletlerin halkları Müslümandı, Hristiyan dünyasına hiçbir şekilde iyi gözle bakmıyorlardı ve en önemlisi de bu halkların gözü kulağı İstanbul’da Halifedeydi…

İngilizlerin ve Fransızların İstanbul’u işgal etmelerinin en önemli nedeni buydu. İstanbul’dan gideceklerdi, askerlerini çekeceklerdi ama hangi şartla? Bunun cevabını da ilerleyen satırlarda bulacaksınız. Okumaya devam…

Öncelikle şunu söyleyeyim. İngilizler’in ve Fransızların derdi Anadolu Türklüğü değildi. Osmanlının Güney Coğrafyalarını bölmek, parçalamak ve buralardaki petrolü alıp götürmekti. Yoksa, Fransızların Adana’dan Şanlıurfa’ya kadar gelmelerinin nedeni petrol müydü? İtalyanların Antalya’yı işgal etmelerinin nedeni petrol müydü? Tabiki hayır… Tek bir sebebi vardı: İngilizler ve Fransızlar Osmanlının Güney Coğrafyalarının haritasını çizerken Türkiye’nin bugünkü güney sınırlarına nöbetçi askerler dikmişlerdi.

O yüzden Urfa’ya Şanlı, Antep’e Gazi, Maraş’a Kahraman unvanının verilmesi abartılmış, İngilizlerin ve Fransızların bugünkü yalanlarına temel teşkil etmek için sonradan uydurdukları bir konudur. Yoksa, Maraş, Kahramanlık unvanını hak edecek daha büyük cengaverlikler göstermiştir. Malazgirt’te, Kosova’da, Varna’da, Preveze’de, Mohaç’ta Maraşlılar vardı… Kahraman unvanını alacaksa bunlardan dolayı almalı…

Devam… İngilizler ve Fransızlar güney bölgelerimize askerlerini yerleştirmişlerdi. Ama Türkleri içeride oyalayacak, meşgul edecek bir şeyler bulmak lazımdı… Bu da Yunanlılardan başkası değildi… Yunanlıları biz 400 yıl eyalet olarak yönettik. 6 asırlık devletin biz mirasçılarının aklıyla alay etmektir bu. Ama bunu maalesef 80-90 senedir yuttuk…

Sırf bizi meşgul etsinler diye Yunanlılar Ege’ye sürüldü. İngilizlerin ve Fransızların Egeyi Yunanlılara vermek gibi bir amacı yoktu. Alacaklarını alacaklardı, sonra Yunanlıları geri çekeceklerdi… Ama Yunanlılar da bunun farkında bile olmayacaklardı…

Bu arada Güney topraklarımızda dizayn devam ediyordu. Fransızlar, Suriye’yi ikiye böldüler. Lübnan ve Suriye olarak… Ürdün, Körfezdeki emirlikler, Suudi Arabistan, Yemen, Mısır İngiltere’ye bırakıldı…

Bunlar yapılırken içeride neler oluyordu, Mustafa Kemal neler yapıyordu, kendisine bir görev verilmişti, bu devleti kurması gerekiyordu…

1921’in Martına gelinmişti. İngilizler Yunanlıları Egeye sürmüşlerdi. 1.İnönü Savaşı denen hadise. Yunan ordusu ile düzenli ordumuz karşı karşıya gelmişti. Birbirlerine karşı taciz ateşi yapmışlardı. Yani öyle anlatıldığı gibi savaş olmamıştı.

Bu haber Ankara’ya, Mustafa Kemal’e kadar gitmişti. Mustafa Kemal, düzenli ordumuzun Yunan ordusunu yendiğini ilan etti. Ve hemen iki gün sonra Albay olan İsmet İnönü Generalliğe yükseltildi.

İsmet İnönü, düzenli ordunun başına geçti. Yeni devlete giderken Mustafa Kemal, yapması gerekenleri yapıyordu. Her şey yolundaydı. Yeni kurulacak devlete giderken önünde engel olacak bütün unsurları tasfiye edecekti. Kendisine bir görev verilmişti. Bu devleti kurması gerekiyordu…

Şimdi hedef Kuvayı Milliye idi. Mustafa Kemal’in Nutuk’ta hedef aldığı Kuvayı Milliye. Yeni devlete giderken önemli bir engel de buydu. Hemen tasfiye edilmesi gerekiyordu. İsmet Paşa’nın başında olduğu düzenli ordu, Kuvayı Milliyeyi de dağıttı. Engeller bir bir ortadan kalkıyordu. 1920’de kurulan İstiklal Mahkemeleri ile de tüm muhalefet pusturulmuştu. İdam edilenler bile olmuştu…

İkinci İnönü Savaşı da Eskişehir-Kütahya arasında gerçekleşmişti, Aslıhan ve Dumlupınar Muharebeleri yapılmıştı. İki muharebeyi de İsmet Paşa kaybetti.

1921’in Martında askeri mücadeleler devam ederken, diplomasi de devam ediyordu. 12 Mart 1921… Bu tarihte ne olmuştu? Yunanlıların hayallerinin yıkıldığı bir tarih miydi? Devam eden süreçte neler yaşandı? Bunları da haftaya yazalım, takibe devam…

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

NOT: Bu yazının hazırlanmasında Prof. Dr. Mehmet Çelik’in Yeni Dünya Düzeni adlı konuşmasından yararlanılmıştır.

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir