Salı , 5 Mart 2024
Son Dakika Haberler

Fitnenin provokatörleri

Fitnenin provokatörleri

Allah fırsat vermesin, düşmeye gör bir kere dara. Uyanır hemen fitnenin çocukları uykularından ve dağılırlar cinnet halinde sokaklara. Mikrop ve virüsler gibi girmeye çalışırlar şeytan gibi toplumun can damarlarına.

Gece gündüz yalan üretir, iftira pazarlarlar. Anarşi, kaos, huzursuzluk ve düşmanlık hakim olsun diye aramızda. Saldırırlar milletin barış ve kardeşliğine, rahat ve huzuruna. Kan ve leş kokusu almış çakallar ve canavarlar, leş kargaları ve akbabalar gibi.

Düşmeye görsün ülkem dara. Ardarda gelen artçı depremler gibi fitnenin çocukları başlar hemen düşmanlıklara. Ölçü ve sınır tanımazlar. Harekete geçer nefretin fay hatları. Kin, öfke ve öç alma fırtınası estirirler her tarafta bir o yana, bir bu yan.

Fırsat bu fırsattır onlar için, gün bugündür. Yalan ve iftiranın toz dumanı ve pisliğinden geçilmez ortalık. Gece gündüz durmazlar, nefret kusup boşaltırlar içlerindeki pislikleri sokaklara.

Yanardağlar gibi fokurdar fitneler içlerinde. Anlamaz ve dinlemezler , ‘’Fitne katilden beterdir’’ (1) diyen Kur’anı. Allah, Kitap ve ezan düşmanları. Nemrudun öfkesiyle yanar, tutuşurlar, ateşe vermek için İbrahim’i ve inananları. Ataistler, putperesler…

Kalleşçe vururlar milletin ve devletin sırtına paslı hançerlerini en kritik zamanda İkiyüzlü hainler, siyasetçiler, haberciler münafık’ın en önde gidenleridir. Ele geçmez onlar için böyle fırsat bir daha.

Kendi cehennemine odun taşır insan bu vakit. Sinsice böyle tezgahlanır şeytani planlar. Parmak uçlarında böyle oynatılır kuklalar. ‘’İnsan, zalim ve cahil’’dir (2) böyle bir zamanda figüran olur düşmanlıklara. Ayağa düşer ihanet, sürünür kalleşlik omurgasızca ayaklar altında. Vakit aya karşı çemkirip uluma zamanıdır uyuz itlere ve  çakallara.

‘’ Kafiri bir yönden takdir ederim. Onlar, münafıklar gibi dost olduklarını söylemiyor, dost görünmüyorlar. Açıkça biz kafiriz, inanmıyoruz, düşmanız diyorlar. ‘’ (3) Kelleşlik ve alçaklıkta kafirlerden daha seviyesiz ve tehlikelidir münafıklar. Her fırsatta kalleşçe saldırırlar.

Vahiyden kopunca insan; Hakk, hukuk, adalet, Allah için düşünmek ve hareket etmekten de uzaklaşır. Kurumuş sonbahar yaprakları gibi kapılır inkar ve tuğyanın rüzgarına. Fitnenin değirmenine su taşır, insanlıktan kopar, adaleti katleder, sözde adalet adına. İşte bir kaos ve anarşi böyle uyanır uykusundan. Milletin sırtına ve vatanın bağrına paslı oklar bu vakit saplanır bir daha, bir daha, bir daha… ‘’İnsana ne gelirse kendisinden gelir’’ diye, Premeteusu hatırlarsın. Av, avcı ve ok, kartal, kavalkemiği ve tüyü girer rüyalarına.

Allaha başkaldırır insan teslim olunca inkar karanlığına. Kulak asmaz Rabbine, Kitabına ve nebiler sultanına. At gözlüklüdür, sadece kendini ve hizbini görür aynasında.

Bu deprem ile fırsat doğdu Türkiye’nin leş kargası fitnenin provokatör çocuklarına. TV, radyo, gazete ve basın yayın organlarında nefret ve kin kustular gece gündüz basın özgürlüğü ve habercilik adına. Bunlar var ya bunlar; emperyalizmin taşeronları, işgal ordularının kuklaları, kafirlerin uşakları, münafıkların önde giden dönme fırıldakları. İçimizdeki firavun soylu zalimler, kalleş ve şerefsiz katil Kabilin çocukları.

Ey milletim! İyi tanı, not al bir kenara, emperyalizmin algı operasyonlarında her zaman rol alan bu alçakları. Bunlar; kaos tüccarları, provakasyon bezirganları, yalanın ustaları, muhalefet adına provokatörlük yapan fitnenin politikacıları.

‘’ Ey iman edenler, eğer bir fasık, (harama ve yalana meyilli şahıslar, oluşumlar ve yayın organları) size (kızdırıp kışkırtıcı veya oyalayıp aldatıcı) bir haber getirip (verirse), onu ’etraflıca araştırın’ (her anlatılana hemen inanıp kanmayın). Yoksa bilmeden (ve yanlış yönlendirme sonucu), bir kavme (ve kesime) kötülükle sataşıp (haklarına tecavüz etmiş duruma düşersiniz) de ardından bu işlediklerinize pişman oluverirsiniz.’’ (4) ayetini hiçbir zaman çıkarmayın aklınızdan.  Bunlar, her zaman ve zeminde önümüzde, yanımızda mantar gibi biter, mikrop gibi bulaşır insanlara.

Unutma! Müslümanlara kalbinde yer vermeyip sağır kalanları tereddüt etmeden, çıkar kalbinden! Tek başına kalsan da, korkma ve ayrılma Allah’ın yolundan ve çizgisinden. Müslüman, hiçbir zaman fitnenin ocağına odun taşıyan bir hamal olamaz.

Fitnenin çocuklarını doğuran, besleyen, büyüten ideoloji, parti, örgüt ve yönetim sistemleriyle daha görülecek çok hesabımız var Türkiye’m. Rabbim; bizleri istikametten ayırma! Kafirlerden, zalimlerden ve münafıklardan -Müntakim olan adının hürmetine- mazlumların haklarını almaya bizleri memur et! Amin!

Ve…

HESAPLAŞIRIZ BİR GÜN.

‘’…

onarırlar yıkılan bentlerimi bir bir

yangın yerleri yeşerir

muhammedi bir gül açar

nemrut yerler şenlenir

yüreğim benim şimdi dağ şafağındadır

el değmeye kıyamam gül uykudadır

uyanır elbet görürsün

ruhun ruhuma girince

acılarımız birleşince

alışırız biz de artık

ince hesap sormaya

derin hesap almaya

geniş hesap vermeye.’’ (Mehmet Atilla Maraş)

Arif Altunbaş, Haber 7

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Uşaklar ve Kavşaklar

Arif Altunbaş ‘’BİR bilim insanının dinci olabilmesine bir türlü akıl erdirememişimdir. Dindar olabilir. Ama dinci …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir