Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ŞAİBEYİ GÖRÜP DE GÖRMEZLİKTEN GELMEK…

Kürt Siyaseti bir türlü “akıllı” olamıyor. Ne yapıp edip bir şekilde “terörist” olup çıkıyor. Terörist olamazsa da başka bir şey oluyor.

Bunu, hem kendi akıllarıyla ve akılsızlıklarıyla yapıyorlar hem de başkalarının dolduruşuna gelerek ve “aferin uğruna” yapıyorlar. Sonuçta da “darb-ı mesel” gerçek haline geliyor.

“Alavere dalavere Kürt Memmet nöbete” olup çıkıyor.

Nasıl mı?

Bakın şöyle:

Türkiye’de Akparti’den kurtulmak için tek yol : “Seçimde hile yapmak”tı. Başkaca her yol  dahaöncelerlidenendi ve denenen her yol kapandı. Kala kala tek yol “hile” kaldı.

Mesele, sadece “Akparti’den kurtulmak” olsa, kurtaranlar belki, gerçekten “aferin” de alacaklar ve tuttukları nöbet “Vatan Hizmeti” de sayılacak… Ama, mesele sadece ve yalın olarak “Akparti’den kurtulmak” değil… Mesele, “Türkiye’nin önünü kesmek”… Mesele, “Çözüm Sürecini durdurmak” ve mesele, Türkiye’nin “Dünya Devleti olmasını engellemek.”

Meseleler bu kadar çok olunca da “Kürt Memmet” bir başka manaya geliyor. Bu mana da çok aykırı bir mana… O kadar aykırı ki “terörist” bile belki bu mananın yanında masum kalıyor.

Bakar mısınız?… “Kürt Partisi” seçimlerde olmadık hileler yapıyor.  Yaptıkları da biliniyordu ama “belgeli” değildi. Şimdi artık belgeli de oldu ama haklarında herhangi bir hukuki takip yok.

Neden yok?

Çünkü, “Pekakalı işler gibi” görülüyor da o yüzden. Yani, her tarafı “pislik” olan düzenin neresini takip edeceksin de hangi suçluya hangi cezayı vereceksin ki?

Düzenleri zaten “suç makinesi”

“Ellerinde silah yok… Mekanları dağ değil diye adam mı oldular sanki…”  Denilmiş oluyor.

Bu da, onların belki hoşuna gidiyor. “Bak bak… Bize hiç kimse bir şey diyemiyor” diye de gocunuyor: caka da satıyorlar.

Halbuki, böyle olmakla “it” oluyorlar… “İte dalanmaktansa çalıyı dolanmak yegdir” kuralının yürürlükte olduğunu akıl etmiyorlar. Etmiyorlar ki, it yerine konulduklarını da akıl etsinler.

Halbuki… Normal bir düzende, bu kadar şaibeye kim bulaşırsa bulaşsın, mutlaka takibi ve soruşturması yapılırdı. Şaibeye bulaşanlar, bir şekilde “hesap verme”ye zorlanırdı.

Halbuki şimdi: “İtten ne bekliyorsun ki…” “teröristten ne bekliyorsun ki” denilip işin içinden çıkılıyor.

Bu arada, onların itliği ve terörsitliği ile memleket Akparti’den kurtulmuş oluyor.

Böylece,her bakımdan “Alavare dalavere Kürt Memmet nöbete” kuralı bir daha ve “Kürt Gönüllülüğü” ile yürürlüğe girmiş oluyor.

Bu alavare-dalaverenin bir adım ilerisinde şöyle denilecek:

-Türkiye’nin İslamcıları, Kürtleri  ve Kürt hareketini neden dışlıyor?

Siz, İslamcıları, tarihteki tüm sahipleriniz gibi “dalavereci” mi sanıyorsunuz?

Siz, bu kafa ile dalaverecilerin nöbetcisi olursunuz. Bizim o dalaverecilerle de o dalaverecilerin nöbetcileri ile de işimiz olmaz.

Siz, “yargılanabilir” temizlikte olursanız, bizim kardeşliğimizi sorgulamak kimin ne haddine ki?

Uyanmak lazım.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÇOCUKLUĞUM VE YAHUDİ İLE SAVAŞ HAYALLERİM

Aydın Aydın Çocukken Kıyamete yakın zamanlar için “Müslümanlar ile Yahudiler arasında büyük bir savaş olacak. …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir