Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

AYASOFYA’NIN ÇIĞLIĞI: “BURAYA GEZMEYE DEĞİL NAMAZ KILMAYA GELİN NAMAZ”

Klavyenin başına geçtiğimde yazmak istediğim konu gerçekten elzem mi diye düşündüm. Türkiye’nin gündemi bu kadar yoğun, ele alınacak, değerlendirilecek, üzerinde konuşulacak o kadar çok gündem maddesi varken gerekli mi şimdi diye içimden geçirdim. Duygularım bu konuda bir adım öne çıktı ve yazmaya karar verdim… Ne mi?

Geçtiğimiz hafta sonu Ayasofya’yı ziyaret edelim dedik!. ( Neyin ziyareti ise artık! Camiyi ziyaret ediyordum işte!) Daha önce gitmiştim ancak o tarihi duyguyu bir kez daha yaşamak niyetindeydim. Tarihi özelliklerinden ziyade burada hissettiğim duyguları aktarmak istiyorum…

Caminin zemin katındaki izlenimlerimizi aldıktan sonra giriş kısmının sol yanındaki taşlı yoldan yukarı doğru çıktım. İkinci kattan aşağısının görüntüsü yazı ile tarif edilemeyecek kadar etkileyici ve bir o kadar da duygulandırıcı, göz yaşartıcıydı benim için. Ki öyle de oldu. Bir an gözlerim doldu. Dayanamadım haliyle…

1453 İstanbul’un Fethi nedeniyle fetih sembolü olarak camiye çevrilmiş, daha sonra da 1934’te müzeye çevrilmişti Ayasofya… O zamandan bu yana hasretle ve özlemle içinde namaz kılınmayı bekliyordu. Biz de tabi… Neyse anlatmak istediğimden kopmayalım…

İkinci katta gezerken turist olduğunu düşündüğüm iki kişiden biri Hz. İsa’nın duvardaki resmine karşı Hristiyanlığın kutsama hareketini yaptı. Gülercesine, dalga geçercesine bir hareketti bu. Çünkü öyle yapılmıştı. Arkasındaki arkadaşı da gülerek karşılık veriyordu ona.

O turistler kutsama hareketini yaptığında şöyle bir düşündüm. Biz ne niyetle geliyoruz buraya, ne yapıp gidiyoruz. Onlar gülercesine çıkıp giderken bizler içimiz kan ağlaya ağlaya çıkıp gidiyoruz maalesef… 17 asırlık caminin yılların verdiği rutubet nedeniyle boyaları dökülmüş duvarları, buraya gezmek için değil namaz kılmak için gelin kardeşim diyordu adeta. Bu zulme bir son verin diyordu.

Duvarların bile ahını, gözyaşını hissetmek mümkün anlayacağınız… Ayasofya hüznüne rağmen hala bekliyor biz Müslümanları. Tabi kolay değil tekrardan eski hüviyetine kavuşturmak. Siyasi güç gerekiyor, ekonomik güç gerekiyor.

Aslında işin kolayı var? Tabi biz bilemeyiz ne olur ne biter. Profesör Mehmet Çelik Hoca aslında tüyo veriyordu İhtişamdan Sefalete adlı kitabında. Ayasofya’nın açılmasına karşılık biz de Ayasofya’nın hemen yanındaki Aya İrini Kilisesini Hristiyanların ibadet yeri olarak açalım diye bir öneride bulunmuştu. Tabi bu bir yerlere gitti mi, ulaştı mı bilmem. Gerisi devlet büyüklerine kalmış. Ama şunu söyleyeyim ki milyonlar o anı bekliyor… Ağlarcasına…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir