Pazartesi , 24 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

ALIP VERDİĞİMİZ NEFES İSLAM İÇİNDİR

Allah sayılarını artırsın diye dua ettiğimiz insanların sayıları her ne kadar az ise de varlıklarını bilmek geleceğe dair ümitlerimizi artırmaktadır. Büyüklerin ve eskilerin eskimez sözleri vardır. Bunlardan birisi de “Anadolu’da Sahabe ahlâklı çok güzel insanlar vardır. Bunlar belki entari giymiyorlar, belki şalvar giymiyorlar, belki sarık bağlamıyorlar; fakat halleri ve hareketleri sanki Sahabe efendilerimizi hatırlatmaktadır.” Aynen doğrudur. Zira böyle insanların varlığına tanık olduk. Bazen biz bile tanıdığımız bildiğimiz bazı ablalarımız için bu ifadeyi kullanmıştık. Hele bizim bir Ayşe Abla’mız vardı ki tamda böyle nitelendirilecek bir isimdi. Hayatının en az otuz beş yılına tanık olduk. Halleri, hareketleri, sözleri ve özellikle yardım anlayışı ve gayreti kendisinin en büyük şahidiydi. Velhasıl Sahabe gibi bir ablamızdı. Allah’ın ona gani gani rahmet eylesin, cennetiyle müşerref etsin.

Böyle isimlerden biri ziyaretimize geldi. Maddi manevi çok sıkıntılar çeken bir gönül dostuydu. Sordum: “Abi bunca sıkıntılar içerisinde nasıl oluyor da Müslümanlarla, onların sıkıntılarıyla ilgilenebiliyorsun, nasıl yetişiyorsun?” Cevabı tek cümleydi: Alıp verdiğimiz her nefes dinimiz içindir, bizim için bir başkası düşünülemez.” Çok güzel sözler sarfetti, ümitvar tablolar çizdi. Kucaklaştık, dualaştık ve uğurladım.

Evet, alıp verdiğimiz her nefes dinimiz içindir, Allah içindir, O’nun rızasını kazanmak içindir. Nasıl ki O’nun olmadığı bir mekân tasavvur edemiyorsak, bir nefes dahi alamıyorsak elbette bizim her şeyimiz dinimiz içindir, Rabbi’imiz içindir, O’nun rızasını kazanmak içindir. Ve bunun için de çok büyük işler yapmaya, çok büyük laflar etmeye gerek yoktur. En küçüğünden olsun fakat samimi olsun, ihlâslı olsun yeter. Zira Rabb’imiz bizim büyük işlerimize, büyük laflarımıza bakmayacaktır; O bizim samimiyetimize, teslimiyetimize, duruşumuza ve sorumluluk anlayışımıza bakacaktır. Samimiyetimizin, teslimiyetimizin, duruşumuzun ve sorumluluk anlayışımızın sınırı yoktur. Bu sınır coğrafi sınırlara benzemez. Öncelikle ümmet ailemizi, sonra da tüm insanlık ailemizi kapsamaktadır. Hedeflerimizin, gayretlerimizin amacı, Rabb’imizin bize uzattığı rahmet elinin bizim elimizle fener olup herkesi ve her yeri aydınlatmasıdır. Bunu başardığımız takdirde muttakilerden olabiliriz. Aksi ise slogandan öteye gitmez. Bu ümmet ne çektiyse sloganist anlayışlardan çekti. Slogan attıranlar ise duruş adına, duruşu koruma adına maalesef güzel bir sınav veremediler. Zaman zaman teslimiyetlerini bozdular.

İşte Allah’a olan teslimiyetimizin zaafa uğramaması için, duruşumuzun bozulmaması için “alıp verdiğimiz nefesin dinimiz için, Rabb’imiz için ve O’nun rızasını kazanmak için olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz. Bu bilincin sahiplerine selam olsun.

Ömer Naci YILMAZ

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir