Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

BUNLARIN BOŞ TENEKE OLDUĞUNU BİLİYORDUM DA DOĞRUSU BU KADARINI TAHMİN ETMİYORDUM

Geçen gün televizyon tartışma programlarının birinde

Muhalefeti temsilen birileri çıkmış

Uzay programı, astronot yetiştirme, Ay’a gitme vb. konularla ilgili konuşuyorlardı.

Konuşuyorlar ama bu zevat hiçbir şey bilmedikleri gibi

Konuyu saptırmak için her türlü manevrayı yapmaktan geri kalmadılar.

Moderatör de

Bir müddet onların etkisinde kalarak

Uzay programı konuşulacakken

Birden

Mevzu imam-hatip okullarının çokluğuna, diyanet bütçesinin fazlalığına falan gelmesine ses çıkarmadı.

Çünkü mezkur zevatın

Mevzu ile ilgili hiç bir bilgileri yoktu,

Bildikleri şeyler de yanlıştı.

 

MUHALEFET LİDERLERİNİN SÖYLEDİĞİ

BUNLARDAN AŞAĞI MI?

Hayır!

Uzaya çıkma gibi önemli bir projenin hayat geçmesi için heyecan duyacaklarına, onlarda mevzuyu alaya alarak bu milleti hiç tanımadıklarını ortaya koymuş oldular.

 

AYNEN YILLARCA

ERBAKAN HOCAYA YAPTIKLARI GİBİ

Siyasi hayatımın büyük çoğunluğu

Rahmetli Erbakan hocanın rahle-i tedrisatında geçti.

Ve malum olduğu üzere

Uzun bir süre muhalefette kaldık.

 

NASIL MUHALEFET YAPARDIK?

Muhalefette iken

Erbakan hocamız gerek mecliste

Ve gerekse meclis dışında yaptığı konuşma konferans vb. etkinliklerle iktidarın önünü açacak ders niteliğinde, konuşmalar yapardı.

Hoca

Konunun anlaşılması için

Tablo ve grafikler hazırlar, mevzuyu iktidar için adeta hazır lokma haline getirir işlerini kolaylaştırırdı.

Bütün bunlar için ne kadar büyük emekler harcandığını söylemeye gerek yok.

 

Arşivlere girildiğinde

Erbakan hocanın daha o yıllarda

Bugünkü GARA, KANDİL vb. terör yuvalarını işaretle

Amerika’nın bu bölgede çevirdiği dolapları tek tek anlatır

İktidarın tevır koymasını beklerdi.

 

Aynı şekilde

Ülkenin sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları

Türkiye haritası üzerinde işaretler

Ve hangi madenin nerede olduğunu,

Ulaşımla ilgili neler yapılması gerektiğini,

Maddi-manevi zenginliklerimizin neler olduğunu

Bir hocanın öğrencisine anlattığı gibi tek tek anlatırken, ter içinde kalırdı.

 

BUNA KARŞILIK

O ZAMANKİ İKTİDAR VE MEDYA NE YAPARDI?

–         Hoca yine uçtu… Yüz bin tank yapacakmış(Halbuki hoca yüz bin motor demişti)

–         Hoca ülkeyi otoyol ağıyla örecekmiş… Ha ha ha!

–         Hoca her şehire havaalanı ve üniversite kuracakmış… Ho ho ho!

–         Hoca Boğaz’ın altından geçecek, Çanakkale’ye köprü yapacakmış… Hi hi hi!

–         Hoca  hızlı tren, nükleer tesis vs vs vs yapacakmış

Der alaya alırlardı.

Yani durum

Aynen şimdiki gibi.

 

PEKİ, YA ŞİMDİ?

Şimdi tam tersi oluyor.

Dün muhalefet hazırlık yapıp iktidarın önünü açarken, bugün iktidar bir sürü emek verip hazırlık yapıyor, muhalefetin de bunun ucundan tutmasını istiyor

Ama

Muhalefetin öyle bir derdi olmadığı için işi gırgır şamataya alıyor.

 

AY’A SEYAHAT

Baktım ki,

Dün Erbakan hoca ile dalgasını geçenlerle

Bugün uzay programı açıklandıktan sonra, dalga geçenlerin üslupları aynı.. fark eden bir şey yok.

 

–         Ay’a gidiş yolunu dört şeritli mi yapacaksın? Hi hi hi!

–         Bu parayla Everest’e bile çıkamazsın!Ho ho ho!

–         İhaleyi yap-işlet-devret mi yapacaksın? Ay gülmekten bayılacam!

Konuşmalar böyle sürüp gidiyor.

Bunlar siyasi lider ve yöneticilerin söyledikleri.

 

Sosyal medya ise daha feci…

Ülkeyi yönetmeye talip olanların söyledikleri bu şekilde ise,

Sosyopatların sosyal medyada yazdıklarını varın siz tahmin edin.

 

PEKİ,

SİYASİ PARTİ LİDERLERİ NEDEN BU KADAR RAHAT?

Çünkü,

Bu kadroların ülkeyi yönetme diye bir dertleri yok.

Haliyle

Bunun için ne bir hazırlıkları var, ne de çalışmaları… Birkaç sloganla nasıl olsa mevcut milletvekillerini çıkaracak kadar bir oy da alıyorlar.

O zaman

Erbakan hoca gibi büyük emekler verip hazırlık yapmaya ne gerek var?

 

MUHALEFET PARTİLERİ BÖYLE DE,

AYDINLARI NASIL?

Aynı!

Yukarıda biraz anlattım.

Kaldığım yerden devam edeyim.

 

Gündem Ay’a gidişle ilgili olduğu için

CNN’de Ahmet Hakan beş konuşmacı çağırmış.. bunlardan ikisi iflah olmaz muhalif.

Olabilir ama insan TV programına çıkarken biraz hazırlık yapar değil mi?

Bunlarda zerresi yok. Ezberledikleri birkaç kalıp var onları tekrar edip durdular. O ezberlediklerinin çoğu da yanlış bilgiler.

 

UZAYDA OLMAYAN

ÜLKESİNİ SAVUNAMAZ, BAĞIMSIZ KALAMAZ…

Savunma konularında uzman olan Mete Yarar gayet güzel bir şekilde

Meselenin Ay’a gitmekten çok, uzayda olmamız gerektiğini.. gelecekte uzayda olmayan ülkelerin karşılaşacakları problemleri gayet güzel bir şekilde açıkladı.

 

SABIR TAŞI

Muhalifler

Yine bilindiği gibi

“Biz kimiz ki? Bu bütçeyle mi uzaya çıkacağız? Millet aç aç!” gibi sloganik ifadelerle itiraz ettiler.

Bunun üzerine Mete Bey, klas duruşunu bozmadan ve anlaşılacak bir şekilde

Bu işin bir uzay paket programı olduğunu,

Cumhurbaşkanımızın da

Bu programın on adımda gerçekleşeceğini söylediktan sonra

Anlaşılsın diye

Mevzuyu 5 ana başlık halinde özetledi.

1-     Uydu geliştirme

2-     Türkiye’ye ait  bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi GPRC

3-     Yer gözlem istasyonu

4-     Uzay konusunda etkili ve yetkin insan kaynağı

5-     Milli uydu fırlatma sisteminin kurulması

Olduğunu söyledi.

 

HEDEFLERİN NERESİNDEYİZ?

Daha sonra bu hedeflerin neresinde olduğumuzu

Yani

İşe sıfırdan başlamadığımızı, şu tarihte şu yapıldı falan diyerek tek tek anlattı.

Sözüne devamla,

“Uzay çalışmalarında olmak istiyorsanız, uydularınızın olması lazım, uydularınızın olması için de bunlara ait merkezlerinizin olması lazım.

Biz şu anda

Bu konularda %70 noktasına geldik.

2012 yılından beri uzaya roket fırlatma üzerine çalışılıyor.

Türkiye bugüne kadar 5 defa uzaya çıktı. 100 km’nin üzerine çıktığınız zaman uzaydasınız.. Türkiye bunu 5 kez başardı.

 

TUSAŞ’ta uydu yazılım mühendisliği var.

Yani

Uzaya çıkmak Ay’a inmek için alt yapı var.

Bu işle 2012 yılından beri çalışan ekipler var.” Diyerek sözünü tamamladı.

 

Ben buraya Mete beyin sözlerini derleyerek aktardım.

Çünkü muhalifler

“Şuyumuz yok, buyumuz yok, biz kim uzaya çıkmak kim? Bizim neyimiz var da uzaya veya Ay’a çıkacağız” gibi araya girerek sordukları sorulara verilen cevapları derledim.

Onlar sordukça

Mete Bey gayet makul bir şekilde sıkılmadan, üşenmeden anlattı.

Çünkü adam hazırlıklı. Bu iş için emek vermiş, hazırlık yapmış, onlar gibi boş beleş konuşmuyor.

 

NE BEKLERSİNİZ?

Bütün bunları duyduktan sonra, içimden şöyle dedim:

Muhalifler ” biz bu kadarını bilmiyorduk..” deyip onlar da bir vatan evladı olarak heyecan duyarlar diye beklerken,

Ahmet Hakan da benim gibi düşünmüş olacak ki,

Onlara dönüp:

–         İkna oldunuz mu?

Dedi.

Adamlar şartlanmış muhalif ya. “Hayır” deyip az önce söylediklerini bir-iki ziyadesiyle takrar ettiler.

 

O ziyade ettikleri şey de,

Kanal İstanbul ve Suriyelilere yapılan yardım.

Halbuki Kanal İstanbul için bütçeden ayrılan tek bir lira yok.

Aynen

Uzay çalışmaları için ayrılan kaynaktan bilgileri olmadığı gibi.

 

Adamlarda bilgi yok,

Araştırma yok

Çile yok

Heyacan yok

Ama cüret var. Cesaret değil cüret.

 

Ellerinde diyanet, imam-hatip, Suriyeliler meselesi var

Bütün konuşmaları bunların üzerine bina etmeye çalışıyorlar.

Diğer tarafta

Mete bey olsun diğer iki konuşmacı olsun

Konuşmalarını

Bir sürü emek vererek, araştırarak (konuşmacılardan birisi programa gelmeden NASA’da çalışan bir Türk mühendisle konuşmuş) uğraşarak sahip oldukları bilgiyi seyirci ile paylaşırken, berikiler bir laf ediyor, mevzu başka yöne akıp gidiyor.

Bir ara

Ahmet Hakan’da bu zokayı yuttu.

“Kardeşim ne oluyor, mevzumuz diyanet veya imam-hatip değil ki!” diyemedi. İşi akışına bıraktı.

 

KONYALI TORNACILAR

SİLİKON VADİSİ

Diğer muhalif küçümseyerek “Konyalı Tornacılar “ diyecek oldu. Mete beyden okkalı bir şekilde cevabını aldı.

“O küçümsediğin Konyalı tornacılar geçen yıl 800.000.0000 $ ihracat yaptı

Ki,

Bu ihracat yaptıkları şirketler içinde dev ABD şirketleri var” dedi.

 

YAZILIM

Yine aynı muhalif

Yazılımda Silikon Vadisi’ne (ABD) bağlı olduğumuzu söyledi.

Yine Sağ olsun Mete bey hak ettiği cevabı verdi.

–         Hayır kardeşim! Bizim milli bir yazılım sistemimiz var. Üstelik yazılımda ihracat yapıyoruz. Havelsan bu konuda dünyada ilk 100 şirket arasında.

Konuşmalar böyle sürdü gitti.

Daha yazacak çok şey var ama bu kadar yeter.

 

ASIL MESELE

Aslında mesele şudur:

Ülkemiz

Ne zaman ki, bağımsızlık yolunda bir adım atsa,

Onu sebote edecek içerden ve dışarıdan birileri çıkar.

Uzay programı da

Bu bağımsızlık adımlarımızdan biridir.

Önce

Dışardan ambargo koyarlar.

Yeterli olmayınca

İçerden yerli işbirlikçilerini işi sulandırmak için harekete geçirirler.

 

Ancak Mete bey bir şey söyledi ki,

Çok hoşuma gitti.

“Şu anda açıklananlar,

Teknolojimizin %10’u kadardır.

%90 teknolojimiz açıklanmıyor.

Açıklanan projeler 5-6 yıl önce geldiğimiz seviyedeki projelerdir” dedi.

 

Ben de öyle tahmin ediyordum

Ama

Bir yetkiliden duymak beni daha çok mesrur etti, içimi ferahlattı.

 

17.02.2021

Emin Batur

 

NOT: O günkü tartışma programından çok sayıda not aldım.

O notların hepsi çok önemli ve heyecan verici.

Konuşmalarda

Uzay çalışmalarından, uydu,motor,İHA, SİHA vs. ile ilgili

ülkemizin kısa sürede yakaladığı başarıyı sağ olsun konuşmacılar

öyle bir güzel anlattılar ki,  tam bir destan…

Ancak

Bir yazıda hepsinden bahsetmek mümkün değil.

İmkan olsa

Derlediğim notları bir broşür haline getirebilsek.

Böylece

Gençler için, ülkemiz hakkında öğünecekleri

çok önemli teknolojik gelişmelerden haberdar olmuş olurlar.

EMİN BATUR

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir