Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

İMO GÜNDEMİ VE TÜRKİYE GÜNDEMİ

İMO ile ilgili görsel sonucu

 

Geçen yazımda İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul şubesinin seçimlerinden bahsetmiştim.

Ve o yazıda

‘’Eğer Türkiye’nin eski halini bilmeyen biri bu kurula katılmış olsaydı.. Türkiye’nin 2002 yılından evvel süper güç ileri bir ülke olduğunu.. ‘Tayyip’ ve AKP’den sonra düşe düşe bugünkü hale geldiğini sanır’’ demiştim.

Araya

Bahar Kalkanı Harekâtı girince

Yazının devamı bugüne kaldı.

O GÜN NE KONUŞULMUŞTU?

Kabaca söyleyecek olursak

Deprem gerçeği ve buna karşı önlem alınmadığını,

Hükumetin inşaat ve ranta yatırım yaptığını,

Suriye’de ne işimizin olduğunu,

Trafik problemi ve mühendislerin işsizliğinden falan bahsedilmişti.

KÜRDİSTAN

Konuşmalardan birisi ‘’Kürdistan’daki belediyelere kayyım tayin ediliyor..’’ deyince arkadaşlarımız ‘’Burasının Türkiye olduğunu.. Kürdistan diye ayıramayacağını..’’ söyleyerek konuşmacıyı protesto etti.

Divan başkanı konuşmacıya müdahale etmeyince arkasından ufak bir yumruklaşma ve arbede de yaşandı.

CEVAPLAR

İMO genel kurulu yaklaşık 8 saat sürdü.

İyi Parti milletvekili H. Nuhoğlu da onlardan yana konuşunca

Geçen seçimlerdeki gibi gerginlik ve çekişme yaşanmadı.

Bizim başkan adayımızın da konuşması tamamen teknik ve mühendislerin sorunları ile ilgiliydi olunca karşı taraf meydanı boş bulup coştukça coştu.

İMO başkanı Nusret Suna o hızla iki defa söz alarak içini iyice döktü.

O kurulda bana söz hakkı verilseydi

Yaklaşık olarak şunları söylerdim:

DEPREME KARŞI BİR ŞEY YAPILMADI MI?

Yapıldı.

Her şeyden önce 6306 sayılı kanun başlı başına bir ‘şey’ dir.

Bu kanunla devlet büyük bir yükün altına girerek vatandaşın sağlıklı ve güvenli bir yapıya geçmesi için kanuni düzenlemeleri yaptı.

Bu yasaya göre;

Evini yıkıp yapmak isteyenlere

Taşınma, kira veya düşük faizli kredi desteği veriyor.

Ayrıca riskli binaların

Belediye harç ve birçok noter masraflarından muafiyeti var.

Bu arada tapu masrafı da alınmıyor.

Böylece bu yöntemle

700.000 civarında konutun depreme karşı güvenli ve sağlıklı bir hale gelmesi sağlandı.

Bu kadar mı?

Hayır!

Hükumet bütün bunların yanında hızlı bir şekilde konut seferberliği başlattı.

Bu suretle de

Yaklaşık 800.000 adet alt yapısı çözülmüş deprem güvenli konut üretti.

ECEVİT NE YAPMIŞTI?

Bütün bu yapılanlar yeterli mi? Değil tabi

Ama

Oda yönetiminin hayran olduğu Ecevit hükumeti döneminde deprem yardımlarının bile memur maaşı olarak ödendiği göz önüne alınırsa,

Hükumetin verdiği bu desteğin ne kadar önemli olduğu görülecektir.

Kurul sabahtan akşama kadar ‘deprem’ dedi, ‘deprem gerçeği’ dedi, ‘hükumet deprem için hiçbir şey yapmadı..’ dedi

Ama

Ne 6306 kanunu gördü ne de o çerçevede yapılanları…

‘Yapılanları..’ diyorum çünkü bu kanun sadece maddi destek vermiyor,

Başta Kat mülkiyet kanunu ile ilgili olmak üzere getirdiği birçok radikal kararlar var.

Yani bu kanunu göre

Eğer istenirse

Kat maliki dahi devre dışı bırakılarak

Sokaktan geçen birinin şikâyet etmesi halinde bile kanun o çürük binanın yıkımına amirdir.

Ve daha bunun gibi birçok değişiklik var ama yazıyı teknik konularla doldurmak istemiyorum.

HÜKUMET

İNŞAAT VE RANTA MI YATIRIM YAPTI?

Hayır!

Bahar Kalkanı harekâtı ile kullandığımız teknik donanım İHA SİHA Korel gibi milli ve yerli silahlarımızla dost-düşman herkesin takdirini kazandık.

Böyle büyük bir askeri harekât az zayiatla tamamlanmış oldu.

Eğer hükumet sadece inşaata yatırım yapsaydı

Dünyanın en büyük İHA ve SİHA ve diğer milli silah ve yazılıma nasıl sahip olabilirdik?

Ayrıca

Akşama kadar deprem gerçeğinden ve mühendislerin işsizliğinden bahsedildiğine göre, hükumet sadece inşaata yatırım yapmış olsa bile bu konuşulanlara göre haksız sayılmazdı.

Buna rağmen hükumet birçok alanda bizi birinci lige çıkaracak yatırımlar yapmıştır.

Yine sözü uzatmamak için bunların çok az bir kısmından bahsedeceğim.

TUSAŞ ASELSAN TEI

Oda yönetimi milli meselelerden o kadar uzak ki, ülkemizin nereden nereye geldiğinin farkında değiller.

Ben yapılan yatırımların hepsini anlatacak değilim.

Bunlardan sadece 3 milli kuruluşumuzu seçtim.

Bunlardan da bir nokta kadar bahsedeceğim.

Aselsan başlı başına bir destan… Biz Kıbrıs harekâtında milli üretim telsizimiz olmadığı için ve bundan dolayı yanlış muhabere yaptığımız için kendi uçaklarımızla kendi savaş gemimizi batırdık.

Şu anda telsiz yapmak ASELSAN’ın en basit işi…

 

TUSAŞ: Dünyanın en büyük yolcu uçağı A380 dahil olmak üzere askeri ve nakliye uçaklarına parça üretmektedir.

Envanterinde

Uydudan helikoptere.. o kadar çok çeşitli hava aracı üretimi var ki, yazmaya kalksam sayfa dolar.

TEI: Dünyadaki tüm uçakların yarısının motor parçalarını üretiyor.(Evet.. tüm dünyadaki uçakların yarısı)

Ayrıca

Kendi ürettiği milli motorları var.

Bunların 5’i banda inmiş olarak seri üretime geçti bile.

Diğer 4 çeşit motor üzerinde çalışmalar devam ediyor.

Tabi her yeni üretilen motorun bir öncekinden daha güçlü olduğunu söylemeye gerek yok.

TRAFİK

Trafik İstanbul’un bitmeyen derdi.

Ama

Bir yandan İstanbul Havalimanına, Avrasya, Marmaray, Yavuz Sultan Selim köprüsüne karşı çıkıp diğer yandan ‘Trafik var..’ denmez.

Eğer

Mezkûr projelerle birlikte çevre yolları da yapılmamış olsaydı

Bugün İstanbul’da değil araç sürmek yaya yürümek bile mümkün değildi.

Yeni geldiğim 1976 yılında İstanbul’un nüfusu 4 milyon civarında idi.

Buna rağmen Beyazıt’tan Topkapı’ya bir saatte gidemezdik.

Şimdi ise İstanbul’da

Sadece araç sayısı 4 milyonun üstünde.

Üstelik şehir

Karadeniz ve Marmara arasında baskılanmış vaziyette…

Yani bir Moskova, Paris, Londra, Roma gibi dairesel genişleme imkânı yok.

Buna rağmen hala araç kullanabiliyorsak,

Bunu İMO’nun beğenmediği o projelere medyunuz.(borçluyuz)

SURİYE’DE NE İŞİMİZ VAR?

İMO yöneticileri CHP gibi bunu da dile getirdiler.

‘Yurtta sulh cihanda sulh’ olmalıymış. Tabi onlar ‘sulh’ demiyor artık ‘barış’ diyorlar.

Sanki biz bunu söyleyince

Gavurlar intibaha gelecek

Ve

‘’Yahu bu Türkler çok barışsever insanlar. Hadi Suriye’den Doğu Akdeniz’den Libya’dan kalkıp gidelim..’’ diyecekler. Biz de ferahfaz bir şekilde yaşayıp gideceğiz.

Yani böyle

Romantik konuşmalar da dinledik.. kendilerini en gerçekçi sanan oda yöneticilerinden…

Bunun cevabını yazmayacağım.

Cevabını ordumuz Bahar Kalkanı harekâtıyla verdi.

Ancak

Divan başkanı süreyi kendi taraftarlarına o kadar cömert harcadı ki,

Sıra bize gelince kısmaya başladı.

Önce 5 dakika

Sonra konuşma süresini 2 dakikaya indirdi.

Ben de 2 dakikalık sürede ne konuşabilirim diye konuşmamı kırpmaya başladım.

Sonunda o da nasip olmadı ya neyse…

Eğer kürsüye çıksaydım

O 2 dakikalık sürede ancak şunları söyleyebilirdim:

‘’Siz var ya siz!

ANAP hükumeti zamanında Bodrum’a havaalanı yapılmak istendiğinde karşı çıkıp, balıklar kurbağalar kaplumbağalar vs. zarar görür diyerek hop oturup hop kalkmıştınız.

Sizin yüzünüzden o proje yapılamadı rafa kalktı.

Sonra

DYP-SHP iktidar oldu.. yani politik olarak sizinkiler iktidara geldi ve o proje hiç değiştirilmeden raftan indirilerek uygulamaya konduğunda sizin sesiniz çıkmamıştı.

Peki, ne oldu bu sürede?

Hiç!

Ülke sadece zaman kaybetti.

Şimdi yapılan projelere karşı çıkışınız da aynen Bodrum havaalanına karşı çıkışınız gibidir.

Yani

Bugünkü karşı çıkışlarınız da mühendislik açısından değil politik görüşünüzden dolayıdır.

Mezkûr projeleri Ak Parti değil de CHP yapsaydı ‘gık’ınız çıkmazdı.

Böyle olunca da,

Herhangi bir proje uygulanmadan

‘Acaba inşaat mühendisleri odası ne der?’ diye kimse dönüp size bakmıyor?

 

 

 

 

 

 

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir