Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

Şehitleri kilise müziği ile uğurlamak!

Batıcılık Tanzimatla sırtımıza saplanan paslı bir bıçaktır. Türkiye bu yara ve kamburu taşıdıkça, bundan kurtulmadıkça asla bağımsız olamaz ve ayağa kalkamaz. Milletleri millet, devletleri devlet yapan kendi öz değerleri, kimliği ve ruhudur.

İki asırdır batı medeniyetinin bir parçası olacağız diye batılılara karşı yapmadığımız kulluk ve kölelik kalmadı. Batılı olacağız diye din, kültür, tarih, ahlak ve medeniyetimize ait ne varsa hepsinden uzaklaştık, batıya benzemeye çalıştık. Ne tam batılı olabildik, ne de tam kendimiz olarak kalabildik. Cami ile Kilise arasında bocalayan bir münafık’a döndük.

Batıya bağlandıktan sonra batının bize karşı nasıl davrandığını, nasıl baktığı, bizi nasıl bir sirk maymunu haline getirdiğini gördük. ‘’Çağdaş uygarlık seviyesine çıkacağız’’ yalanı ile dünyanın en geri kalmış ülkelerinden birisi olarak batılıların elinde oyuncak ve köle olmaktan kurtulamadık.

Dün ve bugün millet olarak çektiğimiz, çekmekte olduğumuz sıkıntıların, bela ve musibetlerin kaynağı batı ve batı medeniyetinin bize dayattığı sistem ve düzenler oldu.

İnsanımızın insanlıktan çıkıp canavarlaşmasının sebebi batı kültürü, batı hayat tarzı, batıdan kopya ettiğimiz kanunlar, batı medeniyet anlayışı, batının doymak bilmeyen arzuları, hırsı ve tüketim kültürü olduğunu gördük. İnsani değerlerimizin yozlaştırılmasını, İslami değerlerimizi yok saymamızı batıcılığın şekilcilikten ibaret bir aldatmaca ve ihanet olduğunu anlayınca fark ettik.

Büyük şairimiz Mehmet Akif İnan; ‘’Anamı sorarsan büyük doğudur / Batı ki sırtımda paslı bıçaktır’’ derken sırtımızdan hançerleyen batıyı, o medeniyet ve hayat tarzını en veciz bir şekilde bize anlatıyor. Milletimiz bunu anlayınca kendini anlayacaktır.

Batıcılıkta öyle ileri gittik ki alfabemiz, takvimimiz, şapkamız, haftalık tatil günlerimiz, giyiniş ve hayat tarzımız, müziğimiz, tiyatromuz, sanatımız, Mehmetçiğimizin yat borusu, kalk borusu, hücum borusu, yemek duası, şehitlerimizin töreni hala Hıristiyan batıdan ithal edilmiş, Kilise müziği ile Chopin’ in cenaze marşından ibaret.

Bundan on yıl önceye kadar askerlerimiz korkudan cenaze ve şehit namazı bile kılamıyordu. Asker cenazenin bulunduğu cami avlusuna kadar resmi elbise ile geliyor, cemaat şehidin namazını kılarken onlar Hıristiyan, Yahudi veya bir Putperest gibi bir kenardan yabancı ve bir uzaylı gibi olayı seyrediyorlardı.

Batının kukla, uşak ve piyonları teröristler tarafından her gün askerlerimiz ve polislerimiz şehit ediliyor. Şehitlerimizi acıyla bağrımıza basıyoruz. Dinimizde şehitlik mertebesi meleklerden sonra gelen en yüksek manevi bir makam. Ondan ötesi melekler ve rabbimize açılan sır kapısı.

Kemalist devrimlerle birlikte İslam’la olan birçok bağımız koparılmaya çalışıldı, asker ve polis cenazelerini Hıristiyan batı adetlerine göre bando müziği eşliğinde kaldırır olduk. Çalınan müzik Chopin’in Hıristiyan ölüler için Kiliselerde çalınmak üzere bestelediği cenaze marşı. Müslüman bir ülkede, Müslüman şehitlerimiz hala Hıristiyanların cenaze marşı ve adetleri ile kaldırılıyor.

Ey Müslüman Politikacılar ve milletvekilleri! Ey Müslüman bürokratlar ve askeri yetkililer! Ey benim azizi Müslüman milletim!

Savaşırken Allah Allah diye savaşarak şehit olan asker ve Polislerimizi rabbimizin huzuruna Hıristiyan Chopin’in cenaze marşı ile göndermek sizleri hiç rahatsız etmiyor mu?

Şehitlerimizi İslami âdete göre tekbirlerle uğurlamak varken neden hala onların ruhlarını incite incite Hıristiyan müziği ve çan sesleri eşliğinde, Müslümanlara ait olmayan bir geleneğe, kültüre, din ve usule göre kaldıracaksınız?

Ey yetkililer! Hala bu yanlışı ve hatayı ne zamana kadar sürdürecek, Müslüman şehitlerimizi Hıristiyan adetlerine göre uğurlamaya müsaade edeceksiniz?

Arif Altunbaş – Haber7

Facebook; arifaltunbas@hotmail.com

Twitter @arfaltunbas

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Uşaklar ve Kavşaklar

Arif Altunbaş ‘’BİR bilim insanının dinci olabilmesine bir türlü akıl erdirememişimdir. Dindar olabilir. Ama dinci …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir