Cuma , 14 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

SON DERS MUHTEŞEMDİ…

Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun verdiği ders muhteşemdi.
Yıllarca Üniversite amfilerinde ders verdi ama bu seferki ders bambaşkaydı.
Karşısında sadece öğrencileri yoktu.
İktidar-Muhalefet
Partili-Partisiz
Tüm Türkiye vardı.
Davutoğlu
Bu sefer konuşmadan hal diliyle anlattı dersini.

Sadakat nasıl olurmuş.. takva nedir..emaneti aslına tevdi etmenin hiçte zor bir şey olmadığını dost-düşman herkese gösterdi.
%49.5 un verdiği keyfin zevkine dalmadı.
Bir anlık ihtirasın ülkeye getireceği yıkımı görerek, mecaraya atılmadı.
– Diğer parti arkadaşlarının yaptığı gibi böyle bir mecaraya atılsaydı netice alır mıydı?
– Hayır alamazdı.
Ama
Hem ülke zarar görmüş olurdu, hem de hakkında beslediğimiz tüm iyi niyetlerimizi hak ile yeksan ederdi. Aynen diğer parti arkadaşlarının hakkındaki görüşlerimizin değiştiği gibi…
Asil bir Osmanlı yiğidi gibi davrandı.
– Ferman Padişahımızındır!
Diyerek
İzzet ve şerefiyle çekilmesini bildi.
Bundan sonra partinin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğini söyleyerek mutavazılığın nasıl olduğunu gösterdi.

Şimdi
Yenilgi üstüne yenilgi alıp koltuğu bırakmayan muhalefet partisi liderleri…
Küçücük partilerinin koltuğuna yapışmış liderler…
‘’Kendinden menkul keramet’ ’in olmadığını sananlar…
Piyasada akıl hocalığı yapanlar…
Küçücük bir menfaati için geçmişini unutanlar…
Elinden tutup kendini o makamlara getirdiğini tanımayanlar…
Bakalım Hocanın verdiği bu son dersi anlayacak mı?

VEDA KONUŞMASI
Davutoğlu’nun konuşmadan verdiği ders muhteşem olduğu gibi
Veda konuşmasında verdiği ders de muhteşemdi.
Ülkemiz
Böyle bir Başbakanla idare edildiği için ne kadar iftihar etse azdır.

O konuşmada kendisine oy veren vermeyen herkese birlik mesajları vererek gönüllerini aldı.
İslam dünyasına ve tüm mazlum insanlara verdiği mesajlarla herkese ‘’Devlet adamı işte böyle olur!’’ dedirtmiştir.
Başbakanımız, Reisin hukukunu da unutmadı sahip çıktı. ‘’Ailesi ailemdir’’ dedi. Ortalığı fitne ve fücura sürüklemek isteyenlere fırsat vermedi.

FARK
Peki,
Durum bu kadar güzelken neden bu iş yürümedi?
Bilemeyiz… Reis ile Hocanın arasında geçen belki de bir ‘devlet sırrı’ olarak kalacak bir ihtilaftır. Bunun ortalığa saçılması uygun görülmemiş olabilir ama bana öyle geliyor ki, Türkiye bundan sonra yeni bir kulvarda koşmaya devam edecek.
Reis
Başbakanımızın bütün iyi niyet, gayret ve çalışkanlığına rağmen o kulvarda hızlı koşamayacağına kanaat getirdi.
Bundan sonra Türkiye eski Türkiye olmayacak.
Diğer ülkelerle masa başında da olsa dişe diş bir mücadele
Ve
Bu mücadelede, anında tepki verme ile vücut dili büyük önem arz edecek.

Başbakanımız yıllarca hocalık yaptığı için anında tepkivermesi mizacını uygun düşmüyordu.
Reis ise;
Yıllarca parti teşkilatlarında yöneticilik yaptığı için anında tepki verebiliyor. Bu onda refleks haline gelmiş bulunmaktadır.

Bunun en son örneğini
Avrupa Parlamentosu Başkanı Shulz’ un Cumhurbaşkanımızı yok sayan ifadelerine karşı Başbakanımızın anında cevap vermemesi olmuştur.
Hâlbuki
Bu konuda Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımızın arasında en ufak bir ihtilaf yok ama dediğim gibi mizaç meselesi. Başbakanımızın yapması gerekeni yapmayınca Reis gereğini yaparak, Shulz’un şahsında Avrupa’nın ağzının payını vermiştir.

Cumhurbaşkanımızın
Liderlik vasfına bundan önce de birkaç meselede şahit olmuştuk.
İsrail Başbakanının hazır olduğu bir TV programında Madaratör Reisin hakkını yemeye kalkınca, Reis’in nasıl kükrediğini biliyoruz.
Liderin gerektiğinde ‘’Oneminute’’ diyebileceğini gördük.
HocaOneminut’un kitabını yazar ama İsrail Başbakanının yüzüne karşı yekten o lafı söyleyebileceğinden şüpheliyim. Nezaket icabı yapmaz.. yapamayacağından değil.

Reis ‘’Dünya 5 ten büyüktür’’ der
Hoca ‘Stratejik Derinlik’ dersleri verir. Dünyanın 5 ten büyük olduğunu ispat eder. Türkiye’nin büyük bir devlet olduğunu tarih, coğrafya, kültür birikimini matematiksel bir formülle izah eder.
Hem de en netameli günlerde.. Askeri okullarda.
Sonra bu ders notlarından yine başka bir kitap çıkarır.
Bunların hepsi güzel…
Ancak
Bunların sahada uygulanması lazım…
İşte
Onu hakkıyla Reis yapıyor.

Mesela;
Reis
Yabancıların olduğu toplantılara ağır ağır girer… Omzunun biri hafif düşüktür. Diğer dünya liderlerine umursamaz bir bakış fırlatır. Emperyalist liderlere içinden ‘’Sizi gidi sahtekârlar sizi…‘’ diye geçirir.
Yerinegeçerken ‘’Ciğeriniz beş para etmez’’ edasıyla geçer.
Onlar da bunu hisseder.
Hoca aceleyle salona dalar. Ders zili beklemez çünkü. Zaman onun için çok önemli. Diğer dünya liderlerine gülümser. Yüzü beşuştur.
Hoca olduğu için öyle olmak zorunda. Aksi halde dersini anlatamaz, dikkatler başka yere kaçar.
Hâlbuki
Bu gibi toplantılarda sizin ne anlattığınız değil vücut dilinizin ne anlattığı önemlidir.
Neyse
Güzel bir 22 ay geçirdik.

Hocam!
Her şeye rağmen verdiğiniz çok güzel bir dersti. Müstefit olduk.
Hele son dersiniz harikaydı.
Hiçbir şey söylemeden anlatmadan gereğini yaptınız.
Dosta düşmana ‘’İşte budur!’’ dedirttiniz.
Ahde vefa nasılmış,
Dünya makamını gerektiğinde elinin tersiyle itmek neymiş gösterdiniz.

Hele veda konuşmanız.
Bu dersinizi taçlandırdı hocam.
Ümmetin bir ferdi olarak o konuşmanızdan gurur duydum, bu ülke vatandaşı olarak sizin gibi bir Başbakana sahip olduğum için sevindim.
Konuşmanıza ‘veda’ değil ‘vefa’ konuşması demek daha doğru olur.
Teşekkürler Başbakanım
Güle güle hocam.

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

ARZ-I MEV’ÛD

Emin Batur Tarih boyunca Yahudiler Korkaklığın Dönekliğin Cimriliğin Faizciliğin Altın ve para biriktirmedeki ihtirasın Ve …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir