Malum olduğu üzere
Artık evinizde bozulan bir aleti tamir etmek için tamirci bulmak
Beyin cerrahı veya kalp nakli ameliyatı yapan doktoru bulmaktan daha zor.
Geçen gün
Evdeki dikiş makinasında ufak bir arıza olmuştu.
İnternetten 2 yer buldum. Aradım… Biri cevap vermedi diğeri “tamir işi yapmıyoruz satıcıyız…” dedi.
Aramaya devam ettim nihayet Bağcılar’da bir yer buldum.
KAOS
Gündüz öğlen vakti gittiğim halde trafik yoğunluğu vardı demek yeterli kalmıyor. İstanbul’un artık her yerinde olduğu gibi burada da kelimenin tam manasıyla kaotik bir ortam vardı.
Şöyle ki;
Sokaklar dar ve çift sıra park edildiği için çoğu yerde karşıdan gelen aracı bekleyip birbirimize yol vermek zorunda kaldık.
Bundan dolayı
Çoğu sokak tek yönlü olmuş.
Ama o da yetmemiş – demek ki, dinleyen yok – yola bir de kapan koymuşlar.
SİNİR
Haliyle
Bir gözüm yol levhalarında diğer gözüm bir kapana girip lastikleri parçalamayayım diye çabalarken aynı zamanda daracık yolda park etmiş araçlara
Veya
Aniden yola çıkacak yayalara çarpmamak için pür dikkat giderken arkamdan gelen yük minibüsü hızlı gitmiyorum diye selektör yapmaya başladı.
Sanki otoyolda
Sol şeridi kapatmış gidiyorum da selektör yapıyor. Ya hu burada 10 km bile hız yapamazsın. Kaldı ki, önümde de araç var
Ama
Neden azıcık mesafe bırakmışım diye selektör yapmaya devam edip durdu. İçimden “La havle…” çekerek devam ederken
Arkadaki bu sefer kornaya da basmaya başlamasın mı…
Bayan sürücü olsa kesin paniğe kapılıp kaza yapar.
Bu telaş içindeyken tramvay hattına girmişim farkında değilim.
Meğerse
Burada yol, tramvayla birlikte müşterek kullanılıyormuş
Ama
Yolun acemisi olduğum için içimden “ya arkadan tramvay gelirse” diye endişe ediyorum.
Aksi gibi
Arkadaki minibüs de o kadar dolaşmamıza rağmen hala peşimden gelmeye devam ediyor.
Yani
Bu şartlarda “kaotik ortam” demek az bile kalıyor.
Nihayet
Tamircinin yerini buldum.
Navigasyon olmasa akşama kadar dolaşır bulamazdım ya neyse…
7 KM YOLU
1.5 SAATTE GİDİYORUM
Başımdan duman tüter vaziyette
Ayaküstü
İşyeri sahibi ile sohbet ederken kendisine Allah’tan yardım diledim. Bu kaotik ortamda iş yapmak evine sağlıklı bir ruh haliyle dönmek kolay değil.
Adamcağız da
Bu sıkıntıdan fena halde muzdarip olduğundan,
Dert ortağı bulmuş gibi anlatmaya başladı:
“Benim evim buraya 7 km mesafede ve arabayla 1.5 saatte gidiyordum.
Halbuki
Yürüyerek eve gittiğimde 1 saat 15 dakika çekiyor.
Mecbur kalıp motor aldım. Şimdi 20-25 dakikada gidiyorum” dedi.
İSTANBUL
NİYE BU HALE GELDİ
İstanbul’da evet eskiden de trafik vardı ama böyle değildi.
Neden?
Çünkü artan nüfus ve trafiğe paralele olarak yol yapılıyor, kavşak düzenlemesi, alt veya üstgeçitler, otoparklar, tüneller, Avrasyalar, Marmaraylar vs. gibi altyapı hizmetleri yapılıyordu.
Haliyle
Trafik yine vardı ama şimdiki gibi insanları bunaltmıyordu.
Peki, şimdi ne yapılıyor?
7 yıldır CHP belediyesi projeleri durdurmakla övünüyor.
“Bak! Gördünüz mü? Beşiktaş’taki tüneli yapmadık! Hah hah haa…”
“Arıtma Tesisini de iptal ettik haa!.. Kih kih kih!
“40 teknik elemandan oluşan Kanal İstanbul ekibini dağıtıp çevre yollarını kapsayan projeyi de geciktirdik. Heh Heh Hee…”
SEÇMEN ÇOK MU MASUM
İstanbul B. Şehir Belediyesi
Bizimle bu şekilde kafa buluyor da onları seçenler çok mu masum?
Bugün
Bu kaotik ortamı yaşayan her 2 İstanbulludan biri İmamoğlu’na oy verdi.
Şimdi kimi kime şikâyet edelim?
Tamirci kıtlığını anlatacaktım ama iş yine geldi trafiğe takıldı.
29.04.2026
Emin Batur
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı