Salı , 18 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

SİYASET Mİ? İHANET Mİ? CİNAYET Mİ?

Bir hafta öncesinde bu yazı “Dostluk ve Askerlik” olarak planlanmıştı. Yazıyı zihnimizde yazmaya çalışırken Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki sataşma yazımızın başlığını değiştirdi. Bu ikili arasındaki tartışmaya girmeyeceğim. Fakat bazı olguları hatırlatmak gerekir. Malûm ikilinin bugün küfrettikleri Paralel Yapı’nın elamanı olduklarını, en büyük destekçileri olduklarını, onların programlarında kadraja girmek için birbirleriyle yarıştıklarını, her ABD ziyaretlerinde Pensilvanya Efendisi’ne biat tazelemeye gittiklerini, devletin her türlü imkânlarını bunlara peşkeş çektiklerini, ihalelerde aslan payını bunlara verdiklerini, bunların programlarında yaptıkları konuşmalarda ağladıklarını, önden giden atlılar olamadıkları için gözyaşı döktüklerini unutmayalım. Bunların yok aslında birbirlerinden farkı, ikisi de siyasetçidir. Siyasetin hizmet sanatı olduğunu ancak bizim gibi saflara(!) söylerler, bir de inanmamızı beklerler. Kimse kıvırmasın, siyaset adam kullanma sanatıdır. Bu isimler ise bunu en iyi bilenlerdir. İnsanlara, yapılara, cemaatlere selpak mendili muamelesi yapanlar da bunlardır. Bunlara alet olan ise bizleriz.

Peki, bu isimlere şimdi ne oldu? Bir zamanların “Paralel Yapı” dostları sonradan Paralel Yapı düşmanları haline gelmediler. İçinde bulundukları zihinsel dengesizlikler ve netleşmemekten kaynaklanan sapmalardan dolayı aynı yapı yüzünden birbirlerine düştüler. Şundan oldu, bundan oldu, şu şöyle dedi, bu böyle dedi türünden sözler konuyu saptırmaktan öteye geçmeyecektir.

İşte yücelttiğiniz, kutsallaştırdığınız siyaset budur:

Kardeşi kardeşe düşman eder.

Babayı evlada, evladı babaya düşman eder.

Komşuları birbirine düşman eder.

Hemşerileri birbirine düşman eder.

Dostları birbirlerinin dostu olmaktan çıkarır, yanlışlarının noteri yapar. Olmak istemeyenleri de hain ilan eder. Dost aramaz olurlar, asker isterler, noter olmanı beklerler.

Aynı cemaatin, aynı tarikatın, aynı mezhebin, aynı dinin mensuplarını birbirlerine düşman eder. Adına da siyaset derler, biz de bunu yeriz öyle mi?

Yıllar önce merhum Said Nursi “Euzu billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyase” demişti. Sadece şeytandan değil, insanları şeytanlaştıran siyasetten de Allah’a sığınmıştır. Haksız mıydı? Elbette haklıydı. Baba ile oğlu, kardeşleri, dostları, dindaşları birbirine düşüren her ne ise, hakikat olmadıktan sonra şeytanlıktır, pisliktir.

Siyaset öyle bir pisliktir ki dün şimdiki cumhurbaşkanına en çok küfredenler onun kurduğu partide yöneticidir, belediye başkanıdır, milletvekilidir, bakandır. Dün tevhidin, imanın, İslam’ın, tarihin, kültürün, her türlü değerin düşmanı olarak görülen partiler yine siyaset yapıyorum adına pekâlâ desteklenebilmektedir. Siyaseti ve siyasetçiyi tekfir edenler, bu siyasetin Müslümanları pes perişan edip parçaladığını söyleyenler, sakalları göbeklerini örtenler, el etek öptürenler bugün siyaset arenasının matadoru olmaktan geri kalmamaktadırlar. Bir zamanlar bunları adam diye dinliyorduk, okuyorduk(!) Bugünde aynen böyledir. Birbirlerine sövenlerin, işin içine karısını kızını katanların menfaatler kesiştiğinde kanka olduklarını hep gördük, görmeye de devam edeceğiz. Küfredenleri yarın bir makamda görürsek artık şaşırmayacağız.  Bir yerlere gelmenin en iyi, en kestirme yolu en çok küfretmekten geçmektedir. En azılı Tayyip Erdoğan düşmanları bile yahu bu adam benden çok küfrediyordu, nasıl oldu da bunların adamı oldu, anlayamadım diyebiliyorsa varın gerisini siz düşünün. Hangi hizmet siyaseti, hangi ahlak ve erdem siyaseti… Sevsinler sizin siyasetinizi. Siyaset kardeşliğe saplananz ihanet hançeri haline gelmiştir. Siyasetin ihanetini de, cinayetini de gördük; çünkü kardeşlikler katlediliyor ve siyaset cinayet şebekesi haline geliyor. Bilinen ve anlaşılan manada siyasetçi değil; sadece ve sadece adam olun yeter.

 

 

Ömer Naci YILMAZ

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir