Pazartesi , 22 Temmuz 2024
Son Dakika Haberler

KENDİ YARASINA MERHEM OLAMAYANLAR

 

Tecrübe timsali büyüklerimiz anlatırlardı: “Biz eskiden çok büyük millettik, üç kıtada at koşturmuş, dünyaya nam salmış, şöyle millettik, böyle millettik, başı dara düşen herkes bizim kapımızı çalardı. Bu gâvurlar bizi mahvetti, bu hale düşürdü vs. vs.” Biz de dinlerdik. Peki, anlatılanlar yalan mıydı? Elbette hayır, bunlar zinhar doğruydu. Bir zamanlar öyle idik. İnsanlığın sığınağı idik, umut adasıydık. Canı yananlar, başı dara düşenler: “Müslümanlar nerede, bu zulmü görmüyorlar mı, duymuyorlar mı?” diye feryat ettiklerinde biz oradaydık. Çünkü biz, o zamanlar sadece ve sadece Allah’a inanan ve sadece ondan yardım dileyen Müslümanlardık. Kendimizi sadece ve sadece aziz ve hamid olan Allah’a ait hisseder ve tek otorite olarak O’nu tanırdık. Sıfatlara ihtiyacımız yoktu.

Müslüman olmak, kendimizi Müslüman olarak tanımlamak yetiyordu. Çünkü Rabbimiz bizim adımızı Müslüman kılmıştı. (Hac, 78) Ve Rabbimizin verdiği isim bize yetiyordu. Gün oldu, günler geçti. Rabbimizin bize verdiği isim yetersiz geldi, az bulduk. Stepnelere ve sıfatlara sarılır olduk. Böyle olunca da darmadağınık olduk. Aramızdan uyaranlar çıktı: “Aklınızı başınıza alın, Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, böyle yaparsanız gücünüzü kaybeder, dağılır gidersiniz.” deyince de aha bir sapık daha çıktı dedik, vur abalıya misali saldırıya geçtik. Kur’an’a sarılmayınca, sarılamayınca sarılacak bir sürü araç, başka başka ipler bulduk. Bulunan her araç için, ip için ‘işte Allah’ın ipi bu dedik. Böyle yapınca sahte ipler elimize, ayağımıza, başımıza dolandı, kendi ipimizi kendimiz çekmiş olduk.

 

Adına İslam dünyası denilen ülkelerde yaşananlara bakar mısınız? Bunların neresi İslam? İslam dünyası diye bir şey yok. Halkı Müslüman olan başında da onun bunun uşaklığını yapan tiranların yönettiği ülkeler var. Zavallı Müslümanlar, başlarında bulunan zalimlerin zulümleri altında inim inim inlemektedirler. Ülkesini terk edebilen, kaçabilen Müslümanlar bir başka Müslüman ülkeye değil; gâvur dediğimiz ülkelere gidebilmenin mücadelesini vermektedirler. Akdeniz ve Ege denizi bunun en yakın şahididir. Çünkü binlercesini koynuna aldı.

Adına İslam Dünyası denilen coğrafyanın sözüm ona Müslüman ülkeleri birbirlerine horozlanmaktadırlar. Tehditler havada uçuşuyor. Tarihinde bir gâvura horozlanmayanlar, diklenmeyenler ne acıdır ki Müslüman kardeşine cehennem kesilebiliyor. Tabii ki kardeşine cehennem kesilirken onu kendinden görmüyor. Çünkü ona Müslüman olmak yetmiyor, illaki kendinden olması lazım. Kendisi gibi inanmayanı, kendisi gibi düşünmeyeni kardeşi olarak görmüyor, göremiyor. Çünkü kardeşi gibi görmesine dini değil; mezhebi, meşrebi, ırkı, grubu, taassubu ve cehaleti müsaade etmiyor. Kardeşini yok etmeyi düşündürebilen mezhepçiliğinize, meşrebinize ve kavmiyetçiliğinize, hak adına olmayan her türlü asabiyetinize lanet olsun.

Kardeşlerine bile cehennem kesilen bu kafa ile mi insanlığın sığınağı, limanı ve umut adası olacağız. Batıya, gâvura sövmek işin kolayına kaçmaktır. Bu durum belki de kendi gerçekliğimizden kaçmanın bir başka yoludur. Kendi yarasına merhem olamayanlar, başkalarının yarasına ne yapabilirler ki? Başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmeliyiz. Bize neler oluyor ve bize kim ne yaptı?

Aslında kimsenin bize bir şey yaptığı yok. Biz kendi kendimize ettik. Allah “Onlara Allahın indirdiğine  uyun, denilince, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız, dediler…” (2/Bakara/170; 31 Lokman/21), “Rabbinizden size indirilene  uyun, onun dışında evliyalar edinerek onlara uymayın, siz hiç söz anlamıyor musunuz?” (7/Araf, 3) dedikçe bizler müşrik kâfirler gibi babalarımızdan ve atalarımızdan  gördüğümüze uyduk, onları körü körüne taklit ettik, taklit etmeyi zorunlu gördük, önce Kur’an’ı okuyalım, sünneti öğrenelim diyenleri mezhepsiz, reformcu, modern mutezile, oryantalist, harici, vehhabi, selefi, şunun bunun mündiki olarak aforoz ettik. Aklı iptal ettik, dini  hurafeye boğduk, okumayı teberrük etmek ve ölülere sevap göndermek için yaptık, aksini söyleyenleri aforoz ettik, vs. Onun için kimsenin bize bir yapmasına gerek yok, biz ne lazımsa kendi kendimize yaptık. Dinin altını üstüne nasıl getirdiğimizi, bunun sonucunda da Allah’ın “Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu/kendi kendilerine unutturdu.” (9/Tevbe, 67; (59/ Haşr, 19)

 

Ömer Naci YILMA

 

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir