Cuma , 23 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

İÇERİDE NELER OLUYOR? -1

Sınırlarımızın dışında olan bitenleri değerlendirmekten, gecemizi gündüzümüzü Suriye’ye ayırmaktan içeride olan bitenleri değerlendiremedik. Allah’a şükürler olsun ki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonu ile Türkiye istediğini elde etti ve sınırlarımızdaki bu bölgeleri teröristlerden temizledi.

Tabi, eğer Türkiye gibi Asya ve Avrupa’nın geçiş noktası olan, dünyanın merkezi niteliğindeki bir bölgede yaşıyorsanız siyasetinizin yönünü çok taraflı tutmak zorundasınız. Türkiye de iç-dış siyasetini son dönemde entegre edebilmiş, hatta öyle ki dış siyasetindeki etkinliği iç siyasetinin önüne geçmiştir.

Yazımıza başlamadan önce bir şeyi hatırlatmamda fayda var. Bugünü anlayabilmek için daha önce yaşadığımız tecrübelerle bir benzerlik kurmamız, dünü anlayarak bugünü ona göre yorumlamamız gerekmektedir. Göreceksiniz ki o zaman Osmanlı’yı çökertmek için nasıl içeriden adamlar buldularsa, bugün de aynı çabanın içerisindeler… Bu yazı serimiz konuyu anlama açısından birkaç hafta sürebilecektir.

Sultan Abdülaziz dönemine gidelim… Abdülaziz, tahta 1861 yılında çıkmıştı. Hiç şüphesiz o kendisinden önceki Osmanlı padişahlarının yapmadığı bir şeyi yapmıştı. Mısır, Fransa ve İngiltere’ye gitmiş, Osmanlı’yı, Avrupa’nın gerisinde bırakmamak, teknolojik, teknik, askeri olarak yüksek standartlara ulaşmak için elinden geleni yapmıştır. Öyle ki Osmanlı donanması onun döneminde dünyanın üçüncü büyük gücü haline gelmişti.

Tabi dönem, içimizde aynı zamanda basiretsiz adamların da olduğu bir dönemdi. Böyle dirayetli bir padişahı alt etmek için şer güçlerin özellikle de İngilizlerin içeride kullanabilecekleri maşalara, ruhunu, kimliğini başkalarına kiralamış gafillere, satmış adamlara ihtiyaçları vardı… Mithat Paşa, Hüseyin Avni Paşa, Mahmud Celaleddin Paşa, Mahmud Nedim Paşa gibi gafil, çapsız, hain adamlar onlar için bulunmaz Hint kumaşıydı…

Bu hainler, Mısır Hidivine borçlanma yetkisi vermiş, İngiltere’den borçlanmalarını söylemiş ve Mısır’ı parsel parsel satmışlardır. Abdülaziz de boş durmuyordu. İngilizler Osmanlı’yı bir hayli borçlandırmıştı. Abdülaziz de bundan oldukça rahatsızdı, borçlanma faizlerini yarı yarıya aşağı çekmişti.

Bundan sonra Abdülaziz için tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Abdülaziz’in bir yandan Avrupa ve Dünya seyahatine çıkmış, borçlanma konusunda faizleri indirmesi ve de gittiği yerlerdeki yenilikleri ülkesine taşımayı düşünmesi, Osmanlı üzerinde hain emelleri olanların sabrını taşırmıştı. Artık bir şeyler yapmak gerekiyordu…

Mithat Paşa ve avenesi bu işi yapacak olanlardı. Bunlar bizim adamlarımızdı ama hizmet ettiği makamlar dış odaklardı. Dolmabahçe Sarayı’nı denizden etrafını sardılar. Padişahın etrafını sardılar. Artık iş Padişahı hal etmeye gelmişti…

Devam edecek…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir