Cuma , 14 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

İÇERİDE NELER OLUYOR? -9- SONA DOĞRU…

O gece 248 vatan evladımız şehit olurken, 2193’ü gazi olmuştu. Bunlar o gece maddi dünyadan sıyrılıp maneviyatın hazzını yaşayanlardı. Allah’ın görünmeyen orduları o gece onlara görünmüş, beraber aynı safta, kol kola hem vatanı darbecilere karşı savunmuşlar hem de şehadete yürümüşlerdi…

15 Temmuz hiç şüphe yok ki bir dönüm noktasıydı. O gece hiç kimse ben şucuyum bana ne, bu devletin derdi bana mı kaldı demedi. O gece her renkten, partiden, etnik gruptan insan Boğaz’a, sokaklara, meydanlara koştu. Liderinin bir işaretiyle meydanlar doldu taştı.

O geceden sonra devlet OHAL kararı aldı. Alınan bu karar hem uluslararası hem de iç medya tarafından ağır eleştirilere maruz bırakıldı. Ancak alınan bu kararın vatandaşlarla bir ilgisi yoktu. Bu devletin almış olduğu bir karardı, devleti FETÖ denen, çöreklenmiş bir yılan gibi ülkenin her tarafını sarmış yapıyı tasfiye etmek için alınmıştı…

Ama biz öyle bir coğrafyada yaşıyorduk ki ayakta kalmamız gerekiyordu. Etrafımız ateş çemberiyle çevrilmişti. Özellikle Suriye’nin içerisinde bulunduğu durum hem bizi hem de bölgeyi çok yakından ilgilendiriliyordu. Türkiye, bu ateş çemberinin içerisinde yok edilmeye çalışıldı. Terör örgütleri sürekli kılık değiştirdi ama hizmet ettikleri yerlerde bir değişiklik yoktu. Amaç bölgede Akdeniz’e açılan terör devleti kantonu oluşturmak ve Türkiye’nin bölge ile olan ilişkisini kesmekti. Bu nedenle bir şeyler yapmak gerekiyordu. 15 Temmuz’u yaşayalı bir ayı henüz geçmişti. OHAL şartları altında hem içerideki FETÖ yapılanmasını tasfiye etmeye devam ediyorduk hem de Suriye’ye müdahalede bulunuyorduk…

Anlayacağınız kartları oynamıştık. Şimdi sıra kartları hem karmaya hem de oynamaya gelmişti. 24 Ağustos 2016’da ilk adımı attık. Güney sınırlarımızda terör örgütlerinin bir oluşum içerisine girmelerine izin veremezdik. Fırat Kalkanı Harekâtı ile AZEZ-CERABLUS hattını DEAŞ teröristlerinden temizlemek için sahaya indik. Uzun süren bir operasyondan sonra sivil insanlara hiçbir zarar vermeden bu hattı teröristlerden temizledik. Böylece bölgede terör örgütleri eliyle yer edinmek isteyen devletlere de en güzel cevabı vermiş oluyorduk. Akdeniz’e açılan kanton devletçiklerin önünü de kesmiş oluyorduk…

7 ay 5 gün sürmüştü Fırat Kalkanı Harekâtı. 29 Mart 2017’de son bulmuştu. Bölgeyi teröristlerden temizlemiştik ama canımız da yanmıştı. 72 şehit vermiştik. Ama isyan etmedik. Eğer söz konusu vatansa can da verilir dedik devletimizin arkasında durduk. Biz bu devleti böyle kurmuştuk böyle de koruyacaktık…

Hani demiştik ya çok yönlü düşünmeliyiz diye. Hem sınırlarımızda mücadele ediyorduk hem içeride siyasi gücümüzü sağlamaya çalışıyorduk. Bunun için 16 Nisan 2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için referanduma gittik. Yaklaşık %52’lik bir oy oranıyla yeni Hükümet sistemi kabul edilmiş oldu. Bundan sonra Cumhurbaşkanı kendi kabinesini oluşturacak, Meclis kendi işini yapacaktı. Ancak ne olursa olsun bu öyle bir sistem ki her iki tarafın da faaliyetleri uyum içerisinde olmalıydı. Çünkü bu politikaların daha hızlı hayata geçirilmesi için elzemdi…

Devam edecek…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir