Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

NEREDEN NEREYE

Seksenli yılların sonu veya doksanlı yılların başıydı. Rahmetli Özal başbakandı. Yunanistan ile kıta sahanlığı krizi vardı ve Amerika’nın Yunanistan tezlerine yakın bir duruşu vardı. Amerika’nın Rogers diye bir adamı vardı ve Türkiye’ye doğru geliyordu. Rogers Türkiye’ye gelmeden, Türkiye, Yunan görüşlerini kabul eden bir yola girdi.

Muhalefet bunu tenkit etti. Özal’a “Sen bunu nasıl yaparsın?” deyip duruyordu. Özal rahmetli, kendisini şöyle savundu: “Rogers yoldaydı.” Demişti.

Yani, Özal, şunu diyordu. “Rogers gelecek. O diyecek. Biz de yapacaktık zaten. O gelmeden biz yaptık. Yani kötü mü yaptık. Rogers deseydi de yapsaydık daha mı iyi olurdu?”

Muhalefet de susmuştu. Çünkü herkes biliyordu ki, “Amerika ne derse o olur” Öyle kıpraşmaya falan gerek yoktu.

Yani, efendiler… Türkiye’de o günlerde, “liderlik” demek, Amerika’nın ne diyeceğini Amerikalılardan daha önce düşünebilmek ve Amerikalılar daha bir şey demeden onların istediklerini yapmak demekti.

Rahmetli Özal, bu liderliğin en milli ve hatta çok milli ve hatta çok çok milli olan şekliydi. Yani, altmışlarda veya yetmişlerde veya seksenlerin başında değildik. Çooook yol almıştık.

Kaldı ki, kıta sahanlığı konusu, direkt olarak Türkiye’nin milli meselesiydi. Yani, konu, Amerika’yı ya ilgilendirir veya hiç ilgilendirmezdi. Ama Amerika, bizim bu hususi ve milli meselemizi de bizden önce tabii ki düşünür ve düşünebilirdi. Biz kimiz ki düşünelim de kendi başımıza karar verelim. Ankara’nın su sorunu ve trafik sorunu bile Amerika’sız çözülemezken….

Şimdi nereye geldik?

Amerika’nın ne yaptığını ne düşündüğünü tespit ediyoruz. “Ulen sen ne yapıyorsun öyle?” diye soruyoruz. Adamlar duyuyor veya duymuyor: Umursamıyoruz.

Biz de, kendi yolumuzu çiziyoruz ve yollarımız karşı karşıya geliyor. Hem öyle çiziyoruz ki, illa ki karşı karşıya gelsin.

Yani, hani, çift şeritli bir tünel yapılacak da iş çabuk olsun diye bir ekip dağın bir tarafından bir başka ekip dağın karşı tarafından dağı delmeye başlar. İki ekip dağın altında birleşirler de yol yapılmış olur. Tüneller genellikle böyle yapılır ya…

Böyle olmaz da yollar karşı karşıya gelmezse bu sefer dağa iki tünel olur. Bu durumda da dağın altında çift gidiş çift geliş iki adet yol ortaya çıkar ya…

Amerika’ya karşı böyle bir yol ihtimali de bırakmıyoruz ve illa ki dağın altında karşısına çıkıyoruz ve “Geri bas geri bas” ayarına geçiyoruz. Amerika da, hık mık falan filan… Zoraki, geri basa basa kazdığı tünelden geriye çıkıp kuyruğunu kıstıra kıstıra defolup gidiyor.

Eskiden, Amerika’nın aklını okuyup ona göre emrini yerine getiriyorduk. Şimdi ise aklını alıyoruz aklını.

Neredeeeen nereye?

Hoş geldin Amerika… Hoş Geldin Türkiye’m

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

KUR’AN-I KERİM’İ HERKES ANLAR MI?

Aydın Aydın Böyle bir soru İslam tarihi boyunca muhtemelen hiç sorulmamıştır. Şimdi ise cevabı en …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir