Pazar , 14 Nisan 2024
Son Dakika Haberler

HER ŞEY DEMİR İPEK YOLU İÇİN

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada hiçbir gelişme tesadüfi değildir. Son 10 yıl içerisinde olanlara bakın, bir çember çizercesine bütün olaylar ardı ardına geldi. Hepsi de DEMİR İPEK YOLU için, AKDENİZ için… Nasıl mı? Açalım biraz…

2011’de Arap Baharı ile Tunus’ta başlayan ve sonrasında bunun etkisiyle Suriye’de başlayan yangının en büyük nedeni Akdeniz’di. Akdeniz’e giden yolda ise en büyük engel Türkiye idi. Türkiye’nin Güneyi ile Suriye’nin Kuzeyinde terör koridoru oluşturulmak isteniyordu. Türkiye’nin Orta Doğu ile oradan Akdeniz ile buluşması istenmiyordu. Önce içeriden terör olaylarıyla geldiler, ülkeyi içeriye hapsetmeyi, terörle nefes aldırmamayı istediler, mayın tarlasına çevirdiler. Amaç Hükümeti istifa ettirip, Ankara’yı BATI çizgisine getirtmek ve Suriye’den uzak tutmaktı.

Türkiye içeride terörü sıfıra indirdi, mücadelesini sürdürdü, Suriye’nin Kuzeyinde yürüttüğü operasyonlar ile terörü kilometrelerce aşağıya iteledi. Bu çok önemliydi. Terör koridorunu bertaraf eden Türkiye, Akdeniz’de söz sahibini olacağının sinyalini vermişti.

Bu yetmemişti, Irak üzerinden de geldiler hatırlayın, İran’da ise halk Hükümeti istifaya çağırdı. Bir yandan Akdeniz’e giden yol açılmaya çalışılıyor bir yandan Çin’in de Akdeniz’de olmasının önüne geçiliyordu. Puzzle’nin parçaları bir bir yerine oturuyordu. Akdeniz’e ulaşacak terör koridoru ile hem Türkiye içeriye hapsedilmek isteniyor hem de Çin’in Akdeniz ile buluşması engelleniyordu.

Neden mi? Akdeniz tam bir enerji yatağı. Akdeniz’den elde edilecek çok küçük bir pay bile zenginlik demek. Bugün Akdeniz’de verilen kavganın nedeni de bu pay için. ABD’yi yöneten akıl ortaklık istemiyor, Çin’e de bu nedenle karşılar.

Çok gariptir ki Akdeniz’e en uzun kara sınırı olan Türkiye bu paydan uzak tutulmak isteniyor. Akdeniz’de Türkiye’nin kendi hakimiyet alanlarında enerji aranması bile istenmiyordu. Enerjinin Avrupa’ya ulaştırılması noktasında, Türkiye’nin burada rolünün olmaması için her yol denendi. Türkiye bu noktada Libya’ya gitti, anlaştı, enerjinin Türkiyesiz Avrupa’ya ulaştırılmasının önüne set vurduğu gibi enerjinin Avrupa’ya ulaştırılmasında kullanılacak sınırda söz sahibi oldu. Neden mi? Akdeniz Gazı önce Kıbrıs ve Girit üzerinden Yunanistan’a oradan da İtalya’ya taşınacak. Haliyle Kıbrıs söz konusu olunca Türkiye de işin içine girmekte. Bütün mücadele de bu noktada sürmekte…

Akdeniz’de mücadele devam ederken araya bir anda Yunanistan giriverdi. Daha doğrusu Akdeniz’de ortaya ittirildi. Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan’ın anlaşmayla ayrılması mümkün görünmüyor. Öyle ki Yunanistan’ın o bölgedeki misyonu çok farklı. Yunanistan, Gaz’ın Avrupa’ya ulaşması için Türkiye olmasın anlayışı için sahada. Avrupa için tabi. Türkiye ise bunun farkında. Düğümü açmaza sürükleyen de burası.

İş burada bitmemişti. Türkiye söz konusu olunca kaşıyacak, gelecek taraf çoktu. Gözler Türkiye’nin Doğusuna, Karabağ’a çevrildi. Ermenilerin yapmış olduğu saldırıya. Azerbaycan, Türkiye ile birlikte Karabağ’da mücadelesini, ilerleyişini sürdürmekte.

Peki buradaki mücadele ne için? DEMİR İPEK YOLU ve TANAP. DEMİR İPEK YOLU, ÇİN’den gelip Türkiye üzerinden geçerek Londra’ya uzanmakta. 65 ülkeyi içine alarak gitmekte. TANAP ise Azerbaycan Gazı’nın Avrupa’ya Türkiye üzerinden taşınmasıydı. Türkiye’nin önemi burada da ortaya çıkıyordu. Bunun için her şey yapıldı. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, 3. Köprü, Marmaray… Devam…

DEMİR İPEK YOLU ve TANAP’ın ABD olmadan hayata geçmesi, zaten ekonomik açıdan sıkıntılı günler yaşayan ABD’nin çok sıkıntılı günler yaşamaya devam edeceği anlamına geliyordu. Azerbaycan-Ermenistan tarafında yaşananlara bu gözle bakmakta fayda var.

İngiltere’nin de Azerbaycan Gazı’nın Avrupa’ya taşınması noktasında rol almak istemesini BP’nin orada olmasından anlıyoruz. Rusya bekliyor, ABD ile mi İngiltere ile mi? Ortaklık isteyen tarafla mı yoksa tek pay için gelen tarafla mı ilerleyecek? Bunun için beklemede. Almanya ise Rusya’nın ardında…

Her ne olursa olsun, Hiçbir taraf Türkiye’yi aşarak ilerleyemez. Türkiye de artık stratejik düşünmekte. Coğrafyası, konumu bunu gerektirmekte. Enerji yataklarınız olmayabilir ancak enerji yataklarının ana güzergah noktalarında yaşıyorsanız stratejik aklınızı kullanmak durumundasınız. Türkiye de bunu yapmakta.

Her tarafta bu böyle Akdeniz’de, Karadeniz’de, KAFKASLAR’da. Bu değişmez. Coğrafya kaderdir, Coğrafyanın getirdikleri stratejik akılla kazanılır. Türkiye bu süreci çok sancılı geçirdi, geçirmeye de devam ediyor belki ama gelinen noktada gerek Akdeniz’de gerek Azerbaycan’da TANAP’ta Türkiye olmadan kimse adım atamaz.

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -1-

15 TEMMUZ gençliğinin vatan millet söz konusu olduğunda o cengaverliğini bir kenara bırakarak üzülerek görüyorum …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir