Perşembe , 29 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

Yeni Türkiye Ruhu

Yerinde sayanlar yürüyenlerden, iş yapmayanlar iş yapanlardan, tembeller çalışkanlardan, haksızlar haklılardan, zalimler mazlumlardan, ezenler ezilenlerden, daha fazla gürültü ve ses çıkarıyorsa, bunlara karşı mücadele etmeyen herkes Allah katında sorumludur.

Zalimler ve zulümleri karşısında susanların dilsiz şeytan olduğunu söyleyen bizim efendimiz, önderimiz, liderimiz Hz. Muhammet sav’dir.

Yakın ve uzak tarihimizde tarihin akışını değiştiren birçok iyi ve kötü olaylar vardır. Birisi de Cumhuriyetin kurulmasından bir müddet sonra ülkemize hâkim olan ateist zihniyetin yaptıklarıdır. Bu batıcı, halkçı anlayış ülkemizde iş yapmaktan çok gürültü çıkarmış, halka hürmet yerine zulmetmiş, hizmet verme yerine batı kültür ve medeniyetinin taşeronluğunu ve temsilciliğini yapmıştır.

Birinci meclisi kuran ruh ve düşünce çeşitli bahane ve hilelerle ortadan kaldırılınca, işgal ordularının bile yapmadığı/yapamadığı tek partili CHP zulmü ülkemizi karanlık tünele sokmuştur.

İnsanımıza haksızlık ve vefasızlık yapılarak yalanlar ve iftiralarla, devlet baskısı ve terörüyle gerçeklerin üstü örtülmüş, en temiz hakikatler en kirli yalanlarla ve iftiralarla boğulmak istenmiştir.

Kültür ve medeniyetimiz, milli ve manevi değerlerimiz CHP yalan ve talanlarının toz dumanı içinde yağmalattırılmış, yakılıp yok edilmiş, koskoca bir medeniyet mirasımız mirasyedilerin elinde çarçur edilip yıkılmaya ve yok edilmeye terk edilmiştir.

Tarihimizin yüzkarası bu zulüm ve fetret döneminde islamdan, Kur’andan, medeniyet ve kültürümüzden bahsetmek yasaklanmış, onları öne çıkarmak, onlara sahiplenmek suç sayılmıştır. Bu değerlerimize yanaşan ve yaklaşan herkes bir şekilde taciz, tekdir ve tahkir edilerek cezalandırılmıştır.

1071 Malazgirt’le bu topraklara ekilen ve dikilen İslami anlayış ve ruh bu baskı ve zulüm döneminde batıcılık ve batılılaşma adına yurdumuzdan sökülüp atılmak istenmiştir.

Şimdi Tayyip Erdoğan ve ekibiyle bu ülkede verilen mücadele Malazgirt’te bize bu ülkeyi vatan yapan atalarımızın 1071’ de Bizansa karşı verdiği mücadeleden bir farkı yoktur.

Hangi isimle olursa olsun bugün ülkemizde İslam Medeniyet ve Kültürüne karşı savaş veren batıcı, ulusalcı, Kemalist ve solcular, her ne kim ve hangi görüş ve düşüncede olursa olsun Sultan Alpaslan ile bu topraklara ekilen 1071 ruhuna karşı savaşmaktadırlar. Yani 939 yıl sonra yine bu topraklarda Alpaslanın temsil ettiği ruh ile Kostantin temsil ettiği batılı Bizans ruhu savaşmaktadır. Verilen mücadele o parti bu parti mücadelesi, o gurup bu gurup meselesi değildir.

Bu kavganın bir tarafında İslam ülküsü, diğer ayağında Haçlı zihniyeti vardır. Yeni Türkiye ruhu Alpaslanı, Kılıçaslanı, Nureddin Zengiyi, Selahaddin Eyyubiyi, Fatihi, Abdulhamit Hanı temsil eden bir ruhtur. Bu ruh milletimizin şahdamarından beslenen, DNA’sı, genetiği bu topraklara ait olan yerli düşüncenin ta kendisidir.

Nasıl Malazgirt 1071 savaşıyla Bizans cephesindeki çapulcu Haçlı düş ve düşünceleri ebediyen bu topraklarda ağır bir yenilgiye uğratılmış, sökülüp atılmış ise, Tanzimatla bu ülkeye sokulan, Jöntürklerle taşeronluğu üstlenilen, ittihat ve Terakkiyle tetikçiliği yapılan, CHP ile bahçıvanlığı ve bekçiliği üstlenilen batılılaşma/batıllaşma işgali yeni Türkiye ruhu ile bu topraklardan inşallah sökülüp atılacaktır.

Türkiye düşmanları istemese de İslam medeniyet ve kültürünün mücadelesi olan Alpaslan ve Kılıçaslan, Fatih ve Abdulhamithan mücadelesi bu topraklarda ve bu coğrafyada yeniden hâkim olacaktır.

Horasan erlerinin ve erenlerinin o asil ve akıncı ruhu yeniden coğrafyamızda inkârın bütün kalelerini ve kulelerini feth edilecektir.

Bu akıncı ruh fetih hareketini sadece ülkemizde değil Ortadoğu, Balkanlar, Ortaasya, Kuzey Afrika ve tüm İslami âlemine taşıyacak, dün kaybeden Bizans ruhu bugün de kaybetmeye mahkûm olacak, dün kazanan İslami ruh bu gün de kazanacaktır.

Ancak Allahın rengine bürünenler, Allahın taraftarı olanlar, Allahın ordusu olmaya hak kazananlar ve bu istikamette mücadele eden ve çalışan bir millet kazanır. Bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da olacağı gibi…

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Depremin öğütleri

Arif Altunbaş İnsanlık imanla inkâr, itaatle isyan, iyilikle kötülük, Hak ile batıl, hakikat ile yalan …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir