Salı , 18 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

MUM VE IŞIK

Birçok anne ve baba kendi öz evlatları için ne yazık ki iyi bir öğretmen ve örnek olamıyor. Bu eksiklik o ailedeki anne ve baba arasındaki her türlü uyuşmazlık, babanın yeteri kadar liderliğinin hissedilememesi, anne veya babanın islamın emrettiği biçimde rollerini iyi üslenememesi, cehalet … gibi daha birçok eksiklik ve aksaklıklardan kaynaklandığı biliniyor.
Anneler ve babalar hep yukarılara bakar aşağıyı, ayaklarının dibini, bastıkları zemini ve yaşadıkları çevrelerini, en önemlisi kendilerinden birer barça olan yavrularını unuturlar, kendi dünyaları, sorunları ve hevesleri içinde boğulurlarsa elbette mum gibi diplerine ışık vermez, aydınlatamazlar.
İslam her hususta önce kendimizi, sonra en yakın çevremizi düşünmemizi, kontrol etmemizi, eğitmemizi, öğretmemizi, yardım etmemizi onlara faydalı olmamızı emreder. Yaratılana karşı yüklendiğimiz bu sorumluluk bilinci Fırat kenarında otlayan keçiye kadar uzanır.
Kendimizden, hanımımızdan, evlatlarımızdan, akrabadan, konu komşudan başlayarak tüm alemi kuşatan bu sorumluluğa ümmet bilinci denir.
Ne zaman ümmet bilincinden koptu isek, o zaman kulluk sorumluluğumuzdan da uzaklaştık, egoistleştik, Allah’ın hukukunun dışına çıktık. Bu da bizi içinde yaşamıyor gibi yaşadığımız bu batı bataklığının balçığına sapladı.
Buradan kurtuluşumuz ümmet bilincini tekrar, yeniden kuşanmakla olacaktır. Bu bataklıkları üreten iradeye, sisteme, mantığa, düzene boyun eğerek, gerdan kırarak, bizi bu hallere düşüreni taklit ederek, onlara aşık olarak değil.
İslam; ”LA” der, önce Allaha inkar ve isyanı red eder, sonra ”İLLALLAH” diyerek, Ona iman ve inancı kabul eder. Hem inkarın içinde debelenmek, hem de ”inandım, iman ettim” diyerek günü kurtarmaya çalışmak islami, ahlaki, vicdani ve dürüst, Müslümanca bir duruş değildir.

Müslüman! Dibini aydınlatamasan da gecenin zifiri karanlığına karşı yana yana kendini doğacak güne feda eden bir Mum  gibi olmaya çalışandır. O önce karanlığa başkaldırır, sonra doğacak güne teslim olur. Daha sonra da dibini aydınlatarak kulluğunu yerine getirmeye çalışır.

”Küllüküm rain ve Küllüküm mesulün an raiyetihi”  Hepiniz çobansınız ve hepiniz mesul olduklarınızdan sorumlusunuz. (Hadisi Şerif, ravi; Hz. Ömer)

 

 

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Özeleştirinin ilk muhatabı kim

Arif Altunbaş Sızlayan duvarlardan gelen iniltiler dalga dalga çoğalıp, bir yas ve ağıta havasına dönüşür …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir