Perşembe , 29 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN’A NEDEN SÖVÜYOR?

 

Yine bir Chp kongresi, yine bir Chp klasiği ve yine bir Kılıçdaroğlu sövmeleri, hakaretleri vs. Bir kaset komplosu ile Deniz Baykal’ı bertaraf edenler, ben kesinlikle aday olmayacağım diyen Kılıçdaroğlu’na “Sendi kendi başına mısın, sana mı soracağız, biz ne diyorsak o. Aday olacaksın. O kadar.” Ertesi gün çıktı ve Chp genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı. İlk kongrede Etto gömleği ve Ecevit şapkası ile delegelerin huzuruna çıktı. Konuşmasının başından sonuna kadar “Recep Bey, Recep Bey, Recep Bey” diye seslendi. Meğer adam o günlerde siyasetin geleceğini görmüş(!) Hem kendi başının, hem de Chp’nin başının Recep Bey tarafından belaya sokulacağını haykırıyormuş da biz anlamamışız. Recep Bey var oldukça Chp’ye de bize de siyasette ekmek yok diyormuş(!)

İlk kongresi aman ne kongre idi. Anlı şanlı yaşlı gazeteciler, akademisyenler, Kılıçdaroğlu’na ve kendilerini Recep Bey’den kurtaracağına yürekten inanmış olacaklar ki masaların üzerine çıkmış sevinçten tepiniyorlardı. Zafer sarhoşu gibi olmuşlardı. Partililerine de o havayı teneffüs ettirmişlerdi. Ancak her seferinde Recep Bey oyunlarını bozdu, tuzaklarını başlarına geçirdi. Bir türlü olmuyor, ne yaptılarsa olmuyor, hangi iftiraları attıysalar, bil umum yerli ve yabancı hainlere sarıldıysalar olmuyor, olmuyor, olmuyor. Kılıçdaroğlu sövmesin de hakaret etmesinde biz mi sövelim, biz mi hakaret edelim.  

Nasıl sövmesin, niye hakaret etmesin?

Yunan’ı denize döken parti,

Fakat Mudanya Mütarekesini/ ateşkes antlaşmasını İngilizlerle yapan parti,

İngilizlerle anlaştıktan 20 gün sonra Saltanat’ı kaldıran parti,

Hâlâ ne olduğu belli olmayan Lazan Antlaşması’nı imzalayan parti,

Cumhuriyeti ilan eden, Hilafeti kaldıran, Osmanlı ailesini kovup pesperişan eden parti,

Türkiye’yi çağdaşlılaştıracağım diye savaşıp yendik dedikleri yedi düvelin kanunlarını, yönetmeliklerini, hukuklarını, harflerini alan parti,

Milletin diniyle, diyanetiyle, ezanıyla, Kur’anıyla, eğitimiyle uğraşan parti,

Kendileri gibi düşünmeyenlere darağaçlarını gösteren parti,

Şapka risalesinden dolayı İskilipli Atıf Hoca’yı ipe çekip sonra da mezarını gizleyen parti,

Bir yiğit adam Menderes tarafından 27 yıllık saltanatı bitirilen parti, siyaseten yerlerde sürünme dönemi başlayan parti,

14 Mayıs 1950’nin intikamını 27 Mayıs 1960 darbesiyle alıp, darbe gününü “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı” yapan parti,

Yassıada düzmece mahkemesinde yargıladıkları Menderes’e sizi ben bile kurtaramam diyen parti,

Menderes’i astıkları urganın parasını 14 yaşındaki oğlu Aydın Menderes’in yanında annesi Berrin Hanımdan isteyen parti,

Menderes ailesi sefil kalmasın diye Aydın postanesinden gönderilen paralara el koyan parti,

Bu toprağın evlatlarının başörtüleri ile okumalarına engel olan parti,

İmam Hatip Okullarının köküne kibrit suyu döken parti,

Başörtülü bir bayan milletvekiline “dışarı, dışarı” diye tempo tutturan parti,

Kamuda başörtüsü serbestliğini iptal ettirmek için Anasaya Mahkemesi’nin kapısında nöbet tutan parti,

Türkiye düşmanlarıyla, vatan hainleriyle iş tutmaktan utanmayan, sıkılmayan parti,

Hendek kazıp barikat kuran teröristlere arkadaş diyen parti,

Kendisi şehit cenazelerine giderken, milletvekilleri teröristlerin cenazelerine giden parti,

Ülkesine ve milletine ihanet eden aydın müsveddelerine sahip çıkan parti, vs. vs.

Bunları uzatmak mümkündür. Bu kadar hüneri, marifeti, tarihi çınar olan bir parti, başına bunca kurtarıcı getirmiş bir parti nasıl olur da Rizeli Recep Bey’e yenilir, madara olur?           Olacak şey değil. Bunu kabullenmek mümkün değil. Elbette sövecek, elbette hakaret edecek.

Ey Kılıçdaroğlu ne yaparsan yap ne edersen et, hepsi boş. 1950’den önce aldığın beddualar senin iki yakanı bir araya getirmeyecektir. Bunu da böyle bilesin. Seni Chp genel müdürlüğünden öteye geçirmeyen Recep Bey’e selam olsun.

Ömer Naci Yılmaz

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir