Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

KUR’ANI KERİM’İ ANLAMAK!…

Aydın Aydın

Kur’an anlaşılır mı? Tabii ki anlaşılır.

Kur’an, en cahil insana da en alim insana da “en güzel şekilde” konuşur. 

Ancak, her ikisi de mutlaka aynı  “şey”i anlamaz. Cahil, cehlini giderecek şekilde anlar: Alim, ilmini artırarak anlar. Ama, anlaşılacağı gibi, her ikisi de yine de “tam” anlamaz.

Tam anlayan olur mu?

Olmaz. Tam anlaşılması halinde, Kur’an’ın “lafız” olması izah edilemez olur. Kur’an herhangi bir söz gibi olur. 

Kur’an’ı Kerim’in Lafız olması demek, söz ve manasının Allah Teala’ya ait olması demektir. Evet, biz, anlayacağımız ve anlayabileceğimizi anlarız ama, anladığımız, mutlak anlamda Allah Teala’nın dediği midir; Bunu tam olarak bilemeyiz.

Diyelim ki, bir ayeti tam olarak anladık: Fakat, yine de “anladık” diyemeyiz. Çünkü, Kur’an, “tek ayet” değildir. O ayeti açıklayan ve o ayete yoldaş olan nice daha başka ayetler de vardır. O ayetleri de o “anladık” dediğimiz ayet ile birlikte düşünebildik mi diye sormak gerek: Ve bu soru ile de tam anlayıp-anlamadığımızı sorgulamak gerek.

Şöyle misal verelim:

Herhangi bir “anayasa” metnini ele alalım. Okuduğumuz her maddeyi, herkes gibi biz de  sözde, anlarız. Zaten, maddeleri yazanlar da bizim anlamamız için yazmışlardır. Anlamadığımız şeyi “anayasa maddesi” diye yazacak halleri de yok… Anlarız. Anlarız ama, kanun yapıcı, yapmak istediği herhangi bir kanunun “anayasaya uygunluğu”nu gözeterek kanunu yapar. Bunun için çeşitli komisyonlarda yazılan metni tartışır. Anayasaya uygunluk ve kanun ile amaçlanan hedefler bir bir gözden geçirilir. Her “uzman” kendi görüşünü o metne katar. Sonunda da oylama ile  “kanun” olur. Oradaki herkes, kabul edilen metnin bilinen tüm esaslara göre doğru ve anayasaya uygun olduğundan emindir. Buna rağmen, o metin,Cumhurbaşkanı onayına gönderilir. O da metni, ayrı ve sorumlu bir kafa ile uzmanlara, inceletir. Onaylar veya reddeder. Kabul edilirse, Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girer. Mesele orada da bitmez. “Anayasa Mahkemesi” yolu ile,istenirse, Anayasa’ya aykırılık ya da başka usulsüzlükler ileri sürülerek dava açılır: Anayasa Mahkemesi de önüne gelen metni, Anayasa’ya uygunluk bakımından denetler ve ya iptal eder ya da davayı reddederek, kanun’un kanun olduğuna karar verir.

Bu süreç, aynı zamanda, bizim de “Kur’anı anlarız” iddiamızın sürecidir.

Evet… “Memlekete şöyle bir kanun lazım” diyen adam, ne istediğini önündeki kağıda yazarken, TC anayasası zaten önündedir ve kendisi de yazılan her şeyi anlamaktadır. Elindeki metni verdiği her insan için de durum aynıdır. Ama, o metnin “anlaşılır ve yürütülebilir” olması için, yukarıda yazdığım süreç mutlaka gereklidir.

Basit bir insani konu için, o süreç gereklidir de “Kur’an”ı anlamak için, sadece, o anda önümüze gelen ayete bakmak yeterli mi?

Eğer, yeterli olursa: Her ayete göre bir “din” mutlak hale gelir. Halbuki,”Din” tek ve “tamam”dır.

Öyle ise,Tek ve Tamam’a göre, konuşabilmek gerekir. 

Konuşulabilinir mi?

Hedef konuşabilmek olmalı: Ama, konuşabilir olana kadar da, “konuşulmuş” ile amel  etmek gerekir.

Değil mi yani?

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÇOCUKLUĞUM VE YAHUDİ İLE SAVAŞ HAYALLERİM

Aydın Aydın Çocukken Kıyamete yakın zamanlar için “Müslümanlar ile Yahudiler arasında büyük bir savaş olacak. …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir