1990 lı yıllar diyelim. İstanbul’da İstanbul Üniversitesi karşısında Beyaz Saray denilen ve ağırlıklı olarak islami yayınevlerinin faaliyet gösterdiği bir bina…
Türkiye’nin entel dantellerinden birisi her nasılsa orada.. Olup bitene bakıyor bakıyor ve bir türlü anlam veremiyor.
Koli koli kitaplar ambara veriliyor. Her yayınevinin önünde kamyon dolduracak kadar koliler gelecek ambar arabasını bekliyor.
Raflarda cilt cilt kitaplar ve ayrıca takım kitapların olduğu kitapların isminin yazıldığı koliler müşterilerin kucağında dükkanlardan çıkıyor.
Ve dantel entel efendi soruyor… Bu kitaplar nedir ve nereye gidiyorlar?
Bu tür bir faaliyet şimdiye kadar hiç görmediği bir şey.. Ve entel dantelimız bir dergide Türkiye’de en çok satılan ve okunan kitapların listesini yapan kişidir.
O günlerde müslümanlara ait huzur sokağı ve minyeli abdullah ve bir de Ahmet Gunbay romanları dışında bilinen bir yayın da yok.. Varsa da yeni yeni çıkıyorlar.
Entel dantelımızın mahallesinde ise iki üç ve hatta beş baskı yapmış kitaplar var. O da o kitapların listesi ile meşgul…
Baskı dediysek öyle beş bin on bin falan değil.. En fazla iki bin basılırdı. Diyelim beşinci baskısını yapmış bir kitap yarısı kitapçı raflarında olsa, en fazla beş bin veya altı bin satmış ve okuduysa da, okunmuş olurdu.
İşte bu entel dantelimız bu şekilde satışta olan mahallenin kitaplarınin listesini “en çok okunanlar” diye yazardı.
Beyaz Saray’da o görüntülere şahit olunca bu faaliyetin o güne mahsus olmadığını ve sürekli olduğunu, bir tefsir kitabının yüz binlerce basılıp satıldığını duyunca da adeta şoka giriyor ve kendi dünyalarının milletten ve Türkiye gerçeğinden ne kadar uzakta olduğunu işte o anda anlıyor.
Şimdi…
Yıllardır, Türkiye’nin en güvenilir kurumları listesi yayınlanır.
Ne zaman yayınlanırdı?
Eğer ordu, eğer Tüsiad, eğer Disk veya eğer daha başka bir devrimci faşist bir kurum başta olsun isteniyorsa işte o zaman böyle bir liste yayınlanırdı. 28 şubat sürecinde ordu’nun en güvenilir kurum olduğunu ve “Orduya sadakat onurumuzdur” diye afişler asıldığını kimse unutmuş değil.
Sonra.. Güvenilir kurumlar akparti dönemine inkılap edince bu liste artık yapılmaz ve yayınlanmaz oldu. Şimdi güvenilir kurumlar değil de güvenilmeyen kurumlar listesini yapıyorlar bu alçaklar.
Ancak yine de güvenilir listeleri var.
Ne listesi?
Güvenilir insanlar listesi.
Kim bunlar?
Hepsi kendileri ve kendi ahbapları.
Topluca AHBAP olmaktadırlar.
En çok okunanlar listesi kadarlar.
Yani kendileri kadarlar ve Türkiye o kadar büyük ki bunlar ancak AHBAP kadar olabiliyorlar.
Şarkıları da var.. Var ama o da çalıntı.
Kafkasya marşımızı çalmışlar izmir marşı yapmışlar.
Kafkasya dağlarında çiçekler açar.
Altın güneş orda sırmalar saçar.
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar.
Kader böyle imiş ey garip ana
Canım kurban olsun aziz vatana
Diye başlayan marşımızi
Izmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın gümüş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal paşa yaşa
Adın yazılacak her kara taşa
diye yapmişlar ve her hırsızlık için her yola çıktıklarında kırk haramiler marşı söyler gibi izmir marşı söylüyorlar.
Liste işi böyle bir şeydir. Bilelim de bildirelim.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı