Cami…. Toplayan… Toplanılan yer… Bir bakıma Camili bir toplumda herkesin son uğrak yeri… Gitmeden önce gidilecek son yer… Daha sonrası mezarlık.
Bazı insanları mezarlıklardan da atmak isteyenler var o başka ama bu dindarlık adına değil de mensubiyet adına yani asabiyet adına, yani kendi insanlığı adına yapılıyor. Yani bu atmanin din ve dindarlık ile ilgisi yok.
Ama insanların meselâ camie sokulmak istenmemesi din ve dindarlık adına yapılıyor.
Adam (insan) diri iken gelse yere göğe sığdırılmayacak ama öldü ve ölüsü geldi ya… Aman bu buraya gelmesin, çünkü şöyle veya şöyle suçları vardı falan filan…
Reha Muhtar mesela… Şimdi onun üstüne konuşuluyor. Bir zamanlar şöyle demişti, şöyle yazmıştı falan ve filan..
Konu ne?
Cenazesi Cami’den kaldırıldı.
Bugün ölse idi, bugün de Cami’den kaldırılacak.
Olmaz imiş. Neden olmaz imiş çünkü.. Çünkü… Çünkü.
Reha Muhtar aslinda içinde yaşadığımız düzenin resmidir.
Buna benzer bir “Mü’min hikayesi” yazacağım. Bu hikaye Bulgaristan doğumlu adı Mü’min olan, Sovyet mekteplerinde okumuş ve haza bir komünist olmuş bir Türk çocuğunun hikayesi…
Adı mü’min olan çocuk, yetişkin olduğunda tam komünist ama adı yine de Mü’min… Komünist dönem ya..Her Türk’ün olduğu gibi bunun da adını değiştirmek istiyorlar. Mü’min “olmaz” diyor. Neler oluyorsa oluyor ve Mü’min, adının değiştirilmesine asla razı gelmıyor ve Türkiye’ye göçüyor.
Türkiye’de muhkem bir komünist ama Mü’min olarak ölüyor.
Onun da cenazesi için tartışmalar oluyor.
Bana sordular… Dedim ondan daha yiğit adamı nereden bulup da gömecekler… Hazır ellerinde bir fırsat var.
Şimdi Reha Muhtar… Ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi Arapça okutman hocası… Hocamız…Rahmetli Cemal Muhtar’ın oğlu…
Kendileri İrak göçmeni ve burası Türkiye diye… İnsanlığın son kalesi burası diye… Buraya gelmişler.
Ve burada, Tevfik Fikret’in Haluk’u nasıl ki Frengistanda papaz olduysa onlar da burada halis ve muhlis Türk oldular işte…
Hanginizin çocuğu Reha Muhtar dan daha az Türk?
Okullar Reha Muhtar dışında insan mi üretiyor?
Ya… Biz Endülüs çocuklarıyız.
Endülüs’te İslâm yasak olunca, İslâm usulü cenaze de yasak oldu. Mesela kıbleye dönük mezar kazmak bile yasak oldu. Hal böyle olunca müslümanlar illa bir farklılık olsun diye mezarlarını daha derin kazdılar.
Camiler işte bizim derinliğimiz. Ya bırakın da insanlarımız son yolculuklarına buradan çıksınlar.
Vallahi bunun dine bir zararı yok.
Razı gelseler, isteriz ki fener Rum patriği nin cenazesi bile bizim Cami’den kalksın. Camilerimiz onun da insan olduğunun şahidi olsun.
Mü’min olarak ölmek her insanın hakkı değil mi?
Mü’min adıyla ölmek insana yetmez mi?
Hikayesi bakalım nasil olacak… Gerçek hikâye…
Mü’minin hikayesi bizim hikayemiz kadar gerçek.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı