- GİRİŞ30.01.2026 09:10
- GÜNCELLEME30.01.2026 09:10
İngilizler İstanbulu 13 Kasım 1918 ve 16 Mart 1920′ de olmak üzere iki kez işgal ettiler. Kraliçesi tarafından Abdullah Gül’ e verilen “Büyük Şövalye” nişanı ödülü de 9 Kasım 2010 tarihindedir.
Büyük Şövalye Nişanı takmak için gelen Kraliçe Elizabeth’in Gemisi MMS Illustrious, Türk karasularına girdiğinde takması gereken Türk bayrağı takmaz.
Türkiye’ye 9 Kasım 2010 da gelen İngiliz gemisi 1918’de İstanbul’u işgal etmek üzere gelen İngiliz işgal gemisinin demirlediği yere demirler. Bu gemide bir de askeri tören düzenlenir. Törende Abdullah Gül ve Eşi, Egemen Bağış, Cüneyt Zapsu ve Ali Babacan’ da hazır bulunur.
İsrail devletini kuran, Sykes Picot haritalarını çizen, Sevr Anlaşmasını yapan ve Osmanlıyı yıkma planları yapılan “Chat ham House” ın adı, 2004 yılında “Kraliyet Uluslararası Enstitüsü” olarak değiştirilir. İngiltere adına büyük strateji ve savaşların planları burada tartışılıp, buradan yönlendirilir.
Türkiye’ de Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişinin, bu kurumun ödülüne layık görülmesi ve Abdullah Gül’ ün bu emperyalist, işgalci İngiltere’ nin kendisini şövalye nişanıyla kabul etti.
Abdullah Gül, Gül’ ün baş danışmanı Durmuş Yılmaz ve Gazeteci Fehmi Koru’nun Chat ham House ile yakın bağlantı içinde olan Exeter Üniversitesi mezunudur. Bu Üniversitede okuyan veya doktorasını burada yapan Müslüman ülke vatandaşlarının ülkelerine dönünce önemli ekonomik ve siyasi kuruluşların başında veya devletin zirvesinde rol almaları, İslam coğrafyası ve ülkemizde ne çok Şövalye Abdullahların olduğunun göstermektedir.
15 Temmuz hain darbesinin ardında İngiliz derin devletinin olduğunu ve müttefiki ABD’ nin bilgisi ve desteği ile bu darbe girişimini planladığını artık dünya âlem biliyor.
Biz bunları Türkiye’nin aydınları yazıp söylediğinde İngiliz büyükelçisi Richart More Twitter hesabında pişkin bir yüzle, “daha yeni mi anladınız” diye cevap verip Şövalye Abdullahlarla da gurur duyuyor olmalı.
İstanbul’a 31 Temmuz 1908’de gelen İngiliz büyükelçisi Gerard Lowther’in arabasının atlarını Sirkeci garında söküp Galata’nın sarp sokaklarından geçerek İngiliz büyükelçiliğinin bulunduğu İstiklal Caddesindeki bugünkü binasına kadar getiren İttihatçı Jön Türklerin uzantısı bugünkü Özellerin ataları ve ağabeyleri Şövalye Abdullahlarla birlikte, halkı Müslüman olan ülkelerin yöneticiliğini yaptılar. Ey millet! “ Daha anlamadınız mı’’ diye kendimize sormalıyız.
Ne iki ayaklı beygirler, ne İngiliz Kemaller, ne kendi elimizle adam diye seçtiğimiz Şövalyeler ve ne de çok ‘’Özel’’ dedikleri politika cambazları gördü bu millet. Hepsinin de karanlık tarihimizin ihanet sahifelerinde emekleri ve ihanetleri var.
Beygirler karın tokluğuna, ölünceye kadar sahiplerine hizmet eden “Özel” ve sadık hayvanlardır. Jön Türklerin devamı olarak yüzlerinin ve gönüllerinin batıya dönük olduğunu ve Osmanlıya, Osmanlı çocuklarına karşı olduklarını söyleyen çakma politikacı soytarılar ve partileri mutlaka millet tarafından oyunun dışına atılmak zorundalar. Türkiye’nin tam bağımsız ve özgür bir ülke olabilmesı için, yolumuzun bu molozlardan arındırılması stratejik bir önem taşımaktadır. Yoksa bu özel beygirler her zaman, her şekilde, her yerde ağamıza pranga olmaya devam edecekler.
İbreti âlem için yerli beygirlerimizin ve özel şövalyelerimizin resimlerini ve heykellerini de Kayseri’ de bulunan ‘’A. G. Şövalye Müzesine’’ konulmalı.
Bugünlerde tarihi günlerden geçtiğimizin farkında olarak hareket etmek sorumluluk sahibi her kişinin vatan ve millete, ülkemize ve devletimize olan görevidir. Her devlet kendi çıkarları için, kendi usul ve tarzıyla kendi oyunlarını oynuyor.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın sık sık tekrarladığı,’’Nereden nereye’’ sözünü bir değil bin defa düşünmemiz gerekiyor. Bu yeni bir dönem ve tarihi günlerde Rabbim ayaklarımızı sıratı müstakim üzere sabit kılsın! Bizlere ve milletimize de sabır ve şuur nasip etsin! Selam ve dualarımla..
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı