Geçen yazımda
“Z Kuşağı Bu Filmi Seyretmeli” demiş
Ve
İstanbul 79 filmiyle eski Türkiye’nin hâli pür melalinin nasıl olduğunu görmelerini tavsiye etmiştim.
ÖĞRETMEN HÜSNÜ
İstanbul 79 filmi
Hepimizin çektiği sıkıntıları işliyordu (yağ kuyruğu, tüp kuyruğu, temel ihtiyaç maddelerinin karaborsaya düşmesi vb. gibi)
‘Öğretmen’ filmi ise;
Eski Türkiye’de
Öğretmenlerin çektiği sıkıntıları anlatıyor.
Filmde
Biraz abartı da olsa öğretmenlerimizin o yıllarda çekmiş olduğu sıkıntıları yansıtması açısından önemli.
Gelelim filme…
İSTANBUL
Tayini
Anadolu’nun bir kasabasından İstanbul’a çıkan Hüsnü Öğretmen’in (K. Sunal) çocukları sevinirken kendisi tedirginlik içindedir.
Taşınma telaşı sürerken bahçesinde
Beslediği tavuklara bakıp bundan sonra taze yumurta bulamayacak diye iç geçirir.
TAŞINDIKLARI EV
Okmeydanı’nda bir gecekondu bulur.
Ev harabe
Ama yapacak bir şey yok. Kirası ucuz diye evi tutar. O yıllarda mahalle dayanışması ve merhametli esnafın olması az da olsa endişelerini azaltır.
Ancak
Ev okula uzak. Otobüs minibüs derken yetişemiyor Hüsnü Öğretmen okula.. hep geç kalıyor.
TASARRUF
Maaşı yetmediği için tasarruf etmeyi düşünüyor.
Eğer okula yayan giderse otobüs ve minibüslere vereceği parayla eve bir şeyler alacağını düşünür
Ama…
AYAKKABI
… Ama
Bu git-gellerde ayakkabının yıpranıp yeni ayakkabı alması gerektiğini hesap etmemişti. Uykusuz kalması da cabası.
Çünkü
Yayan olarak okula ancak 2 saatte varabiliyor.
Uykusuzluk, ayakkabı ve ev geçim derdi Hüsnü Öğretmeni iyice bunaltır.
AYIP
Hüsnü Öğretmen bir gün öğretmenler odasında otururken diğer öğretmenlerin de geçinemediklerini
Binaenaleyh
Ek iş yaptıklarını öğrenir.
Biraz sıkılarak “ben de ek iş yapsam ayıp olur mu?” diye sorar.
“Asıl ek iş yapmasan ayıp olur!” cevabını alır.
UYKUCULAR
Öğretmenler odasında masaya başını yaslayarak yatmış öğretmenin ek işi gece taksiciliği olduğunu öğrenir
Ama bu arada
Sınıfta da uyuyan bir öğrenci var. O öğrenciyi takip ettiğinde Kumkapı civarında meyhane türü yerde soyulmuş ceviz sattığını görür.
(Sanki gösterecek başka bir iş yeri yokmuş gibi rakının bolca içildiği bir mekân seçilmiş. O zamanlar çekilen filmler böyleydi işte…)
MEYHANE
O meyhaneye soyulmuş ceviz satmak için kendisi de gider
Ama
Daha ilk işinde
Kafayı bulmuş müşterilerle garsonlar arasında kavga çıkar. Kendisi arada kalır.. bir yumruk da kendisi yer.
Bu arada
Cevizler ayak altında ezilir.
SİMİT
Hüsnü Öğretmen bu işi yapamayacağını anlayınca simitçiliğe başlar
Ama
Zabıtalardan kaçayım derken bir hendeğe düşer.
KÖY ÖZLEMİ
Hüsnü Öğretmen artık bıraktığı köyü-kasabayı özlüyor
Ama
Nasıl dönecek?
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmenler günü bu fırsat eline geçer ama bu fırsat da ters teper
Çünkü
Milli eğitim müfettişi
‘Kendi Öğretmenini Kendin Doyur’ kampanyasını çok beğenir tebrik edip Hüsnü öğretmene plaket verilir.
Öğretmenler günü
Çocuklar Hüsnü öğretmene bir araba bagajına et domates patates vb. zerzevat doldurup evine götürürler.
Öğretmenlerin o günkü hali
Ülkemizi yönetenler için tam bir yüz karasıdır.
KARİKATÜR
O günkü mizah dergileri şöyle karikatürler yayımlardı:
Okullar açılmış
Öğretmen çocuklara tatillerini nasıl geçirdiklerini sorar.
Ayağa kaldırdığı çocuk;
– Ne tatili öğretmenim! Pazarda sizin çorap sattığınız tezgâhın karşısında ben de babama yardım ediyordum…
BUHRAN
Evini geçindirmek için
İkinci ek iş yapmak zorunda olan Hüsnü Öğretmen belediye zabıtları ile yaşadığı sorunlar neticesinde psikolojisi bozularak sinir buhranı geçirir.
Aslında
Hüsnü Öğretmen başarılı olup defalarca plaket almış biridir
Ama
Evini geçindiremediği için yaptığı ek İşler yüzünden psikolojik buhran yaşayıp hastaneye sevk edilir.
KADİR KIYMET BİLMEMEK
Bu filmin oynadığı yıllarda
Kimse çıkıp “Amma da saçma bir film!” demedi.
Çünkü
Gerçekten öğretmenlerin durumu aşağı-yukarı bu durumdaydı. Köy kasaba öğretmenleri belki geçinebilirdi
Ama
Büyükşehirlerde yaşayan öğretmenlerin hali buydu.
Yani
Bir öğretmenin aldığı maaşla evini geçindirmesi mümkün değildi. Ek iş yapma veya eşinin de çalışıyor olması lazımdı.
Denecek ki,
“Diğer memurların durumu çok mu parlaktı?”
Hayır! Onların durumu da Hüsnü Öğretmen’den çok farklı değildi.
Hatta
İşler o kadar tersyüz olmuştu ki, işçi olan şoför memur olan kendi müdüründen daha fazla maaş alırdı. Böyle çarpık durumlar da vardı.
Eski Türkiye özlemi duyanlara
Bu tür filmler ithaf olunur.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı