Avrupa ve Türkiye’nin düşmanları, Türkiye’yi “Muhafazakarlık ve dindarlık artıyor” diye hedefe koyarken, içeriden birileri “Millet müslümanlığı bırakıyor, deizm ve ateizm yayılıyor” diye yaveliyorlar.
Yani bunlarin bırısı illa ki yalan söylüyor.
Aslında ikisi de yalana niyet ederek konuşuyorlar ama bırısı illa ki yalan söylemiş oluyor.
…
Önceki gün bırısı, benim, Türkiye’den ve zamandan şikayet etmiyor oluşuma bakarak “Bunların döneminde ahlaksızlık arttı. Bunu görmüyor musun? ” dedi.
Dedim, “-Diyelim gördüm. Ne yapacağım? “
Dedi “Müdahale gerekmiyor mu? “
Dedim, “Madem müdahale gerekir diyorsun o halde senden başlayacağım.”
“-Nasıl ve ne hakla? “dedi.
Dedim ” Az önce hakkı sen veverdin”
Anladı ne dediğini ve ne demek istediğimi.
…
Ahlak ev hali demekmiş. Evde hangi ahlak varsa o insanın sokakta da toplum içinde de ahlakı -iyi veya kötü- o ahlaktır.
Evde ahlak yoksa, sen ister sokakta herhangi bırısı, istersen şehrin valisi sen olsan bile, kim kime ne desin.
Zira ev demek mahremiyet demektir ve evin içine pencereler açık olsa bile evin icine bakılmaz. Hadi diyelim bir aşağılık iş yaptın ve baktın: bunu o eve yönelik olarak topluma ilan edebilir misin?
Bu bakilmama durumu da ahlaktır.
Eğer ahlak bozuldu diyen varsa o ya kendi evine ya sizin eve bakarak konuşuyordur. Aksi halde görmediği ve bilmediği bir şeyi yalan olduğunu bılerek konuşuyordur.
Yalans niyet ederek konuşmak: Bunun ne demek olduğunu iyi düşünün.
Ahlak kitaplarımızda mihenk tutulan bir hadis vardır ki meali şöyledir.
“Zaman bozuldu, dünya bozuldu, insanlar bozuldu diyen hüsrandadır”
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı