Perşembe , 26 Mart 2026
Son Dakika Haberler
İRAN SAVAŞI İLE KADER BİZE NE ÖĞRETTİ? 

İRAN SAVAŞI İLE KADER BİZE NE ÖĞRETTİ? 

Bir filimdi. Bir mühendis eskimeyen bir kumaş icad etmişti. 

Bütün tekstil firmaları mühendisin peşine düşmüştü ve mühendisin peşinde artık  yüzlerce gizli servis ve detektif vardı. 

Mühendis kaçıyordu. Doğal olarak kaçıyordu ve bu yüzden onun kaçış şekline hiç bir uzman veya profesyonel yetişemiyordu. 

En becerikli ajan ise güzel bir kadındı. Bu kadın işçi sendikalarının mühendisin peşine taktıklerı ajandır 

Herkes mühendisi kendisi kapmak ve pastaya kendisi konmak isterken, işçi sendikaları mühendisi veya elindeki formülü yok etmek istiyordu. Çünkü bu gerçek olursa herkes bir elbise alacak sonrasında ise artık elbise uretilmez olacak ve böylece tekstil sanayii yok olup gidecekti. 

Filmin ilerisini tahmin edersiniz.  Çünkü ilerisi bir kadın ve bir erkeğin hikayesi. 

Ama filim sandığınız gibi bitmedi. 

Çünkü yağmur yağdı ve mühendisin üstündeki o eskimeyen elbise bir anda lif lif döküldü. 

Yani icad edilen kumaşın yağmura karşı hiçbir dayanıklılığı yoktu. Her ortamda ve her türlü laboratuvar ortamında denenmisti de yağmura karşı denenmemişti. Yağmur ise elbiseyi çözüyordu işte. 

Bir de bir kitap var. Kitabı Amerikalı bir yazar yazmış ve Türkçeye de Tansu Çiller’in kocası Özer Çiller çevirmiş. 

Kitap bizim kader dediğimiz ilahi öğreticiligi işliyor bir bakıma lakin yazar buna kader demiyor da dogasal bir isim veriyor. İsim gavurca… 

Kısaca diyor ki…x.. Öğretir. Bir vesile ile..x.. Öğretir. Mesela bir köprü yapıldı. Köprüde eksik hiç bir şey yoktu. Her türlü fırtına, ısı ve sarsıntıya ve hatta bombalamalara karşı bile yıkılmazlik öngörülmüştü. Ama yılın bir gününde köprü güllük gülüstanlık bir hava şartlarında kendiliğinden dökülüverdi. 

Araştırıldı ve neticede  köprünün yapıldığı yerde şu kadar yılda bir gerçekleşen bir manyetik alan oluştuğu ve bu manyetik etkinin  oluşturduğu bir boşluk neticesinde  köprünün bu sebeple kendini bıraktığı ve böylece bu yıkılıs ile…..x in. İnsana bir şeyi daha öğrettiği…. 

Biz öğretime kader diyoruz ama kitap buna kader demiyor. ….x.. Diyor. 

Şimdi… Amerika’nın geliştirdiği F-35 uçağı…Hic kimseye ve hicbir teknolojiye görünmeden İnsan öldürmeye icad ettigi uçak… Artık çok basit bir ısı sensörü ile algılanmış ve atılan füze ile de vurulmuş. 

Görülmemek için her şeyi olan uçak bir ısı sensörü ile alnının ortasından vurulabilen bir aptal haline gelmiş olmuş. 

İsrail+ Amerika nin İran Savaşı’nın bizim kader dediğimiz ilahi ogretideki yerini umarım anladınız. 

Düşman artık görünmez değil… Hiçbir kafir pilot artık vurulmaz değil… 

Olmasa olmazdı. 

Oldu ve oldu. 

Kader’i yaratan Kudret’e kurban oluruz.

Yorum yap

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

DEVLET OLMAK !..

DEVLET OLMAK !..

Azerbaycan’in İran’a karşı askeri hareketlilik içinde olduğu söyleniyor.  Doğrudur veya yalandır bilemem ama her iki …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir