Cuma , 20 Mart 2026
Son Dakika Haberler
İhsan ve İnsan

İhsan ve İnsan

İhsan, İslam düşüncesinde imanın doruk noktası olarak kabul edilmektedir. Tasavvuf ise İslam’ın içsel ve ruhsal boyutunu ön plana çıkararak bireyin kalbî derinliğini geliştirmeyi amaçlar. Bu bağlamda ihsan, yalnızca Allah’ı görüyormuş gibi kulluk etmek değil, aynı zamanda kalbin sürekli Allah ile beraber olma bilincini diri tutmasıdır. Tasavvufî öğreti açısından ihsan, insanın manevi olgunluğa erişmesinde temel bir kavramdır.

Tasavvufta ihsan, kalbin arınması ve nefsin terbiyesiyle mümkündür. Dünyevî hırsların terk edilmesi, arzuların kontrol altına alınması ve Allah’a tam teslimiyet, ihsanın özünü oluşturur. Bu hâl, bireyi takva mertebesinden muhabbet mertebesine taşır. İhsan, aynı zamanda Allah’a duyulan aşk ile ilişkilendirilir; ibadetler bir zorunluluk değil, sevgiliye kavuşma arzusu olarak yaşanır. Bu nedenle tasavvufta ihsan, “Allah’ı görüyormuş gibi” değil, “Allah ile beraber oluyormuş gibi” bir hâl olarak tanımlanır.

İhsan sahibi birey, kalbiyle Allah’a bağlıdır ve her an O’nun huzurunda olduğunu hisseder. Nefsini terbiye etmiş, kibir, haset ve öfke gibi olumsuz duygulardan arınmıştır. Sevgi ve merhametle dolu olup tüm mahlûkata Allah’ın emaneti gözüyle bakar. Adalet ve doğrulukla hareket ederek hayatını bu ilkeler üzerine inşa eder. Böylece ihsan, bireyin hem iç dünyasında huzur bulmasını hem de toplumsal ilişkilerinde örnek bir şahsiyet olmasını sağlar.

Kur’an-ı Kerim’de ihsan kavramı genellikle “iyilik yapmak” ve “güzel davranmak” anlamında kullanılmaktadır. “Allah adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emreder.” (Nahl, 90) ve “İyilik yapanlara Allah’ın sevgisi vardır.” (Bakara, 195) ayetleri, ihsanın yalnızca ibadetlerde değil, toplumsal ilişkilerde de temel bir ölçü olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber’in Cibril Hadis’inde ise ihsan, “Allah’ı görüyormuş gibi kulluk etmendir. Sen O’nu görmesen de O seni görmektedir.” (Buhari, Müslim) şeklinde tanımlanarak, Allah’ın sürekli gözetimi altında olma bilincini ifade etmektedir.

Kur’an ve hadislerdeki ihsan anlayışı günlük hayata şu şekilde yansımaktadır:

  • İbadetlerde samimiyet: Gösterişten uzak, yalnızca Allah rızası için amel etmek.
  • Ahlakta güzellik: Doğruluk, sabır, merhamet ve adalet gibi erdemleri yaşamak.
  • Toplumsal ilişkilerde iyilik: İnsanlara zarar vermemek, faydalı olmak ve güven vermek.
  • İş ve üretimde titizlik: Her işi en güzel şekilde yapmak; çünkü her iş Allah’a sunulan bir ibadet gibidir.

Tasavvufta ihsan, bireyin Allah’a sürekli yakınlık hâlinde yaşamasını sağlayan bir manevi olgunluk mertebesidir. Bu hâl, insanı “iyi kul” olmanın ötesine taşıyarak “Allah’ın sevgili kulu” derecesine yükseltir. İhsan, bireyin hem içsel huzurunu hem de toplumsal sorumluluklarını en güzel şekilde yerine getirmesini mümkün kılar. Sonuç olarak ihsan, insanın kendini aşarak nefsini kontrol altına alması ve kendi manevî miracına yükselmesidir.

Bu vesile ile tüm dost, kardeş ve arkadaşların Ramazan Bayramını Kutlar, iki cihan saadet ve selameti dilerim. Selam ve dualarımla…

Yorum yap

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Sessizliğin Derinliği

Sessizliğin Derinliği

İnsan, devlet, medeniyet ve kültürler sevgi, saygı ve toplumsal bir emeğin meyvesidir. Sevgi ve saygı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir