Öğretmenlik yaptığım okulda 72 öğretmen vardı. 12 Eylül 1980 dönemindeydik. Okulumda, sınıflarda, benim söylediklerimi söyleyecek ya da söylediklerime paralel sözler söyleyecek hiç bir öğretmen yoktu. Okulda tek başımaydım. Tek olmak çok zordu. Dualarım, hep, “Ne olur, beni sınıflarda destekleyecek söz ve gönlü olan bir arkadaşım daha olsun” şeklindeydi. Dualarım kabul olmadı. Hep “Tek başıma” oldum. Yani, “tek başına” olmanın …
Devamı »PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZİ ÖRNEK ALMAK….
“Papanın uçağı var da bizim Diyanet İşleri Başkanımıza neden çok görülüyor” sözüne karşı, Politilkacı diyor ki: “Papayı örnek alma, Peygamberimiz Efendimizi örnek al.” Sözü söyleyen, “Dini siyasete alet etmeyin” diyen politikacı. “Sözüne sadakat” diye bir meselesi olsa, böyle bir söz etmez. Ama söylediği ile “iyi vuruş” yaptığını inanmalı ki, sadakat ve akıl havaya kalkıp buharlaşıyor. Peki ama, bu vuruş, …
Devamı »ZORUNLU DİN BİLGİSİ DERSLERİ KARŞITLIĞI NE ANLAMA GELİR?
1982 Anayasasına göre Dinbilgisi dersleri zorunlu. Her Türk Vatandaşı bu derslere girmek ve bu dersleri almak zorunda.Bu da birilerinin ve bir takım çevrelerin hoşuna gitmiyor. Bu hoşnutsuzluğu inceleyelim: Şuradan başlayalım: Siz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değilsiniz. Siz, Eğer, Türkiye’ye gelmek ve burada bir süre yaşamak istiyorsanız: Aklınız da varsa, Türkiye’de yaşayan insanların insanlık değerlerini öğrenirsiniz. Bunu, kendiniz için yaparsınız. Çünkü, olur …
Devamı »HEM MUHALİF HEM YALANCI OLUNMAZ!
Muhalif olmak “Halife” olmak demektir. Her ikisi de aynı kelimedir. Yani, muhalif olmak demek illa da karşı olmak manasında değildir. Karşı olduğundan daha iyi olmak ve kendi iyiliğini daha yararlı bilmek demektir. Dolayısıyla,muhalif olmanın içinde yalancılık yoktur. Yalancı olursan, “halife” olma hakkını kaybedersin. Çünkü, yalancı kişiden “Halife” olmaz. Yalancıdan iktidar da olmaz. Olmaz ama, iktidar yalancı olmakla, muhalifine hayat …
Devamı »SALLU ALA MUHAMMED
Bu gidişle “Allah” da diyemeyeceğiz. Allah dersek “Kutsal”ı şu pis ağzımıza almış ve böylece “kutsal”a hakaret ve saygısızlık etmiş olacağız. Neden mi? Çünkü, “kutsal cehalet” diye bir “önemli” kutsalımız olacak. Hatta, tek kutsalımız, “kutsal cehaletimiz” olacak. Kutsal cehaletimize hiçbir şekilde toz kondurtmayacağız. Bu sebeple de pis ağızlarımızla “Allah” demeyecek ve diyenleri de “cehaletle” suçlayacağız. Hatta cehaletle de değil küfürle suçlayacağız. …
Devamı »PARA VAADİ İLE SEÇİM KAZANMA HEDEFİ: İLK DEFA
İlk defa, bütün partiler, seçim propagandalarını sadece para ve menfaat vaat ederek götürüyor. Paradan başka hiçbir vaadin olmadığı bir seçim süreci yaşıyoruz. Her parti, bizi zengin edecek. Bir zamanların “Önce Ahlak ve Maneviyat” vaadinden bir eser yok. Sanırsınız ki, Türkiye’de insanlar sadece para eksikliği ve konfor eksikliği yaşıyorlar. Varsa-yoksa para… Bir zamanlar, Mısır’da Ahmed Bin Bella’dan Üniversite camiası, ücretlerin artışı …
Devamı »SİYASETTE MABEDLER FARKI NE ANLAMDA?
Seçime gidiyoruz. Partiler, vatandaşlardan rey istiyorlar. İsteyen, kilise kapısına gidip rey isteyebiliyor. İsteyen, Havra kapısında da rey isteyebiliyor. Bütün bunlar da “İnançlara saygı” bakımından hem hoş görülüyor hem de övülüyor. Kilise ya da Havra kapısına giden siyasetçi, göklere de çıkarılıyor. Üstelik, bu, hem içeriden hem de dışarıdan yapılıyor. Yani, “cemaat” meseleye “onursal” bakıyor, Bu durumu dışarıdan değerlendirenler de bu onursallığı …
Devamı »İFFETLİ OLMAK HAK İHLALİ İMİŞ MİŞ.
Böyle abuk bir söz nerede olabilir ve bu sözü kimler edebilir? İffetliler etmez. Ailesinden herhangi birisi iffetli ise o aileden de hiç kimse böyle bir söz etmez. Türk böyle bir sözü asla etmez. Kürt de etmez. Bu topraklarda bir lokma ekmek yemiş bir yudum su içmiş hiç bir insan evladı böyle bir söz etmez. Ama, etmişler. Hem de TBMM çatısı …
Devamı »BAŞKANLIK KURULABİLİRSE EĞER:
Başkanlık tartışmaları…İyi mi yoksa kötü mü olur? Herkes çok anlıyor ya… Herkes, lehinde-aleyhinde konuşuyor. Üstelik: Henüz ne oludğu da belli değil… Buna rağmen, kimisi fekalet tellalı kimisi güzellemeler peşinde. Bendeniz ise:”Kurabilirsek eğer” diyorum. “Kurabilirsek eğer, Cumhuriyet Tarihi boyunca, “sıfırdan” bir “teşkilat”ı “Biz” kuracağız. Evet… Sıfırdan bir teşkilat. Mesela: Hilafet, Evkaf ve Şeriyye Vekaletini kalıdırıp da, yerine, “Diyanet İşleri Başkanlığı”nı kurar …
Devamı »DARBE YAPARKEN MÜFTÜYE Mİ SORDUN?
Şu hale bak: Mısır Mahkemesi Darbe ile alaşağı edilen seçilmiş Cumhurbaşkanı’na ve onunla birlikte şu kadar kişiye “İdam” kararı vermiş. Bu kararını da “Olur mu?” diye “Büyük Müftü”ye göndermiş. Büyük müftü onay verecek ve idamlar gerçekleşecek. Beklenen süreç bu. Sanki, darbe yapılırken müftüye mi soruldu? O mahkeme için “müftü ne der?” diye bir soru mu soruldu? Verdikleri kararı, sözde, “usulen” …
Devamı »