Birinci Dünya Savaşı sonrasında Paris Barış Konferansı toplanmış, adı barış olan konferansta Türkiye’nin işgaline karar verilmişti. İhale önceleri İtalya’ya verilmişken yine bir İngiliz katakullisi ile Yunanlılara geçti. Bunlar da piç horoz gibi ellerinde bizim defineci haritaları gibi haritalarla Avrupa’nın dört bir yanını dolaşıp Anadolu’nun kendisine ait olduğunu söyleyip duruyordu. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgaliyle başlayan süreç Kurtuluş/İstiklal Savaşı olarak tarihteki …
Devamı »BİZE HER YER ÇANAKKALE
Çanakkale Deniz Zaferi’nin yüz birinci yıldönümü kutlamaları, yurdumuzun dört bir yanında soğuk ve suratsız devlet mantığından çok öte sıcak, samimi ve yürekten bir anlam taşıyordu. Otuz yıl öncesine kadar Birinci Dünya Savaşı cephelerinden bir cephe olarak bahsedilen Çanakkale cephesi daha sonraları birkaç satırla müstakil olarak ders kitaplarında yerini almıştı. Zaman geçtikçe milletin evlatları, Osmanlının torunları yönetimde söz sahibi olmaya başladığında …
Devamı »Çanakkale’ye giden oğul!
ÇANAKKALE’YE GİDEN OĞUL Çanakkale’ye giden oğul! Kim bilir hangi coğrafyalardan Çanakkale’ye geldiniz. Bir kısmının adını dahi duymamıştık, bir kısmının haritadaki yerini dahi bilmiyorduk. Bizler sizlerin nerelerden geldiğinizi, nereli olduğunuzu mezar taşlarınızda, künyelerinizde okuduk. Ama sizler bulunduğunuz yerlerden kopup geldiniz. Sizleri Anadolu’ya getiren neydi? Uzak coğrafyalardan neden kopup geliyordunuz? Avustralya dünyanın öteki ucundaydı. Öğrendik ki buradaki iki genç gelemedikleri Çanakkale …
Devamı »ÇANAKKALE KADAR ÖNEMLİ BİR ZAFER
Biz de tarih horlayanların, gizleyenlerin ve kutsayanların yolgeçen hanına dönüştürüldü. İsteyen istediği gibi konuşuyor, isteyen istediği yerden tutuyor ve tarih budur diyor. Hakikatlerin gizlendiği, üstünün örtüldüğü tarih anlatımlarında bir şeyler kotarılmaktadır. Bundan dolayı ya gizleyeceksin, ya horlayacaksın, ya da kutsayacaksın. Ondan sonra da gerçek tarih budur, diyeceksin. Tabi yersen… Tarih ve tarihi hakikatler şahsiyetlerin oluşturulmak imajlarına kurban edilmektedir. İnsan eksenli …
Devamı »Bir Sevdadır Gelincik
Medeniyetimiz kültür ve sanatta büyük izler ve miraslar bırakmıştır. Özellikle bırakılan maddi miras insanlığın estetik duygularına hitap etmektedir. Bundan dolayı Osmanlının bıraktığı maddi eserler içeriden, dışarıdan birçok insanın ilgisini çekmekte, hayranlığını artırmaktadır. Temaşa edilen eserler göz zevkimize, yüreğimize ve estetik duygularımıza hitap etmektedir. Bizim mahallenin yazar ve çizerlerinin bu manada biraz yaya kalmış durumda oldukları bir hakikattir. Yüreğe değecek, estetiğimize …
Devamı »NE İLE AYARTILDINIZ?
İnsan nisyan ile maluldür derler. Yanılabilir, yanıltabilir. Esas olan farkına varıldığında dönmesini bilmektir. Ben iflah olmam anlayışı İslami değil, şeytanidir. Çünkü Allah’tan ümit kesilmez. Hele hele müslümanların ümitsiz olması ise hiç düşünülemez. İyiyi, güzeli, doğruyu, hakkı, batılı bilen insanlar bir şekilde ayartılabilir. Etrafımıza baktığımızda bu şekilde ayartılan insanları görebiliriz. İnsanlar fakirken, ihtiyaç sahibi iken daha mazbut, daha mütevekkil görünüyor. En …
Devamı »ARKADAŞ KURBANLARI
Arkadaş kelimesi bir sıcaklığın, samimiyetin ve bir tercihin ifadesidir. İnsan hangi anne ve babanın çocuğu olacağını seçemez, hangi şehirde doğacağını da seçemez. Saçının, gözünün rengini, ırkını seçemeyeceği gibi. Zaten insanın seçiminde söz sahibi olmadığı bir şeyle övünmesi de aymazlık olur. Olumlu tarafından bakıldığında arkadaş karşılıklı olarak sevgiyi, saygıyı, fedakârlığı, vefayı ve sadakati ifade eder. Aksini ise söylemeye gerek yok; çünkü …
Devamı »BAŞÖRTÜSÜNÜ BOŞ ÖRTÜ YAPANLAR
Başörtüsü takmak, kullanmak Allah’ın emri ve tesettürün gereğidir. 1980’li, 1990’lı ve 2000’li yıllarda Türkiye toplumu, kadınıyla erkeği ile yaşlısıyla genciyle, çoluğu ve çocuğu ile başörtüsüne özgürlük mücadelesi verdi. Mücadelenin alanı İmam Hatip okullarından üniversitelere, hastanelerden işyerlerine kadar yayılıyordu. Ve o günlerde televizyonlarda başörtüsünün Allah’ın emri olup olmadığından hangi şekilde bağlanacağına kadar her şey tartışılıyordu. Yine o günlerde başörtüsü takan takmayan …
Devamı »ZULMÜN ADI 28 ŞUBAT
28 Şubat süreci askeri zulmün bu topraklarda tavan yaptığı ender zamanlardan bir zamandı. Sıradan omzu kalabalıkların, toplumun her kesimine meydan okuduğu, ayar verdiği zamandı. Millet egemenliğinin yansıması olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, milli iradenin esamesi bile okunmuyordu. Zaten birileri askerden daha asker, kraldan daha kraldı. Milletvekili denilen bazı soytarılar, asker rengi diye haki renkli takım elbiseleri ile kameraların kadrajına giriyordu. …
Devamı »Tevazuyu Kaybettik Gören Var mı?
İçerisinde bulunduğumuz siyasi ve dini atmosfer öyle bir hale geldi ki tam bir soğuk savaş şeklini aldı. Tevazuyu kaybettik, yerinden yeller eser oldu. Kaybettik diye, yerinden yeller esiyor diye biz aramaktan, bulmaktan ve yeniden işler hale getirmekten vaz mı geçelim? Elbette ki hayır. Ne olursa olsun kaybettiklerimizi bulmaya ve yaşatmaya mecburuz. Kültürümüzde tevazu güzel huy ve hasletlerden biridir. Daha yaygın …
Devamı »
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı