BATUHAN YAŞAR, Türkiye Gazetesi

Türkiye, Doğu Akdeniz ve Ege’de, Yunanistan’ın ve hamilerinin provokatif çabalarını usta bir diplomasi ile boşa çıkardı. Türkiye’nin, tüm sorunların uluslararası hukuk, iyi komşuluk ilişkileri, karşılıklı iyi niyet ve saygı kapsamında diyalog ve müzakere ile barışçıl yollarla çözülmesinden yana olduğuna dikkat çeken diplomatik kaynaklar “Hep bu yönde davrandık. Ön şartsız tüm sorunların bütüncül olarak ele alınmasından yanayız. Ancak karşı taraftan da aynı tavrı bekliyoruz. Yunanistan bazen ön şartlar öne sürerek bazen de sadece kendisinin sorun gördüğü konuları müzakere etme tavrı ile masadan kaçmaya çalışıyor. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında gözümüz yok. Ancak 83 milyon halkımızın ve KKTC’nin hakkını da kimseye yedirmemekte kararlıyız” değerlendirmesini yaptı.
Millî Savunma Bakanı Hulûsi Akar ile Yunanistan’ın bir önceki Savunma Bakanının aldığı kararla Güven Arttırıcı Önlemler konusunda uzmanlar arasında görüşmelerin başlatıldığını hatırlatan kaynaklar “Bu görüşmelerin ikisi Atina’da, biri Ankara’da yapıldı. Dördüncü toplantının Ankara’da yapılması için resmî davet Yunan tarafına gönderildi. Yunan heyetini Ankara’ya bekliyoruz. Bu toplantılarda belli konularda ilerleme sağlandı” dedi.

 

MERKEL’İN SÖZLERİ MANTIKSIZ
Merkel’in Yunanistan’ın adaları silahsızlandırması, buna karşılık Ege Ordusunun lağvedilmesini istediğine yönelik haberleri de değerlendiren kaynaklar şu tespitlerde bulundu: En baştan şunu söylemek gerekir. İki husus, aynı kefede düşünülemez. Bir tarafta Yunanistan’ın anlaşmalara tamamen aykırı olarak hukuksuz şekilde adaları silahlandırması, diğer tarafta tamamen ülke savunması için kurulmuş askerî teşkilat yapısının temel taşlarından birisi. Bu ikisini birbirinin karşılığı olarak düşünmek dahi akılla mantıkla izah edilemez. Yunanistan Ege’de uluslararası anlaşmalara aykırı olarak (1914 6 Büyük Devlet Kararı, 1923 Lozan Antlaşması, 1932 Türkiye-İtalya Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması) adaları 1960’lı yıllardan itibaren silahlandırmakta, adalara söz konusu anlaşmalar hilafında ve iyi komşuluk, müttefiklik yaklaşımlarını dikkate almadan asker ve askerî malzeme, silah yığmaktadır.

“KURNAZLIK VE SALDIRGANLIK”
Adaların silahsızlandırılmış statüsünü aşındırmak maksadıyla adaları içeren tatbikatlar planlamak suretiyle başka ülkeleri de söz konusu hukuk dışı eylemlerine ortak yapmaya gayret etmektedir. Bir yanda hukuksuzluk içinde, yıllardır süren ihlal varken, bu yanlış üzerinden başka bir doğruyu hedef almak, kurnazlık ve saldırganlıkla açıklanabilir. Ancak Yunanistan adaların silahsızlandırılması söz konusu olunca her zaman Ege Ordusunu gündeme getirme tavrını maalesef sürdürmekte. Türkiye’nin kimsenin toprağında, hakkında, hukukunda gözü yoktur. Türkiye sadece hakkı olanı istiyor. Yunanistan ise Ege ve Akdeniz’de sadece kendi çıkarlarını gözeten bir tavır ile, gerçeklerden uzak, hakkaniyet ve uluslararası hukuk uygulamaları ile uyumlu olmayan talepler ortaya koyuyor.